MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladı. Türkgün gazetesinde yayımlanan söyleşide Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin “çerçeve yasaya tam destek” çağrısı yaptı. ANKA'nın aktardığı açıklamalara göre Bahçeli, bu meselenin siyaset üstü görülmesi gerektiğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye'de yasa eşiği
Bahçeli, “Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir” dedi. Süreci “Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım” olarak nitelendirdi ve geri dönülmesi mümkün olmayan bir politika olduğunu söyledi.
Bahçeli, bugün alınan kararların gelecek nesilleri doğrudan etkileyeceğini vurgulayarak, “Dün, bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır” diye konuştu. Terörsüz Türkiye'nin gelecek kuşakların huzuru ve refahı için üstlenilmiş tarihi bir sorumluluk olduğunu belirten Bahçeli, ortak akıl ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dış dayatmalara kapalı bir gelecek inşasının teminatı olduğunu kaydetti.
“Bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi”
Bahçeli, dünya dengeleri içinde Türkiye'yi en sağlıklı konuma getirmenin, emperyalist politikaların düzeneğini bozmak ve vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırmayı sona erdirmek anlamına geldiğini söyledi. Eleştirilere yönelik olarak ise, “Terörsüz Türkiye ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar” ifadelerini kullandı. Bu politikanın bir demokratikleşme hamlesi olduğunu ve “bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi” taşıdığını sözlerine ekledi.
Geçmiş anlatılara takılı kalmanın yanlış olduğunu savunan Bahçeli, “İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur” dedi. Yalnızca geçmişteki yanlışlardan ders almak için geriye bakılabileceğini belirtti.
“Hiçbir politik oyun bizi geri döndürmeyecek”
Bahçeli, sürece yönelik “örgüt zayıfladı, neden buna ihtiyaç duyuldu?” sorularına da yanıt verdi. Bu soruları soranların bir kısmının samimi olduğunu, bir kısmının ise cehalet nedeniyle bunu yaptığını ifade eden Bahçeli, “Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Politik kaygılarla eleştiri yapanların aslında örtülü biçimde ilerlemeyi istemediklerini öne süren MHP lideri, terör kökten çözüldüğünde bu kişilerin önemli bir politik malzemelerini yitireceklerini söyledi. “Fakat şunu bilmelidirler ki oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir” dedi.
MHP'nin tutumu ve “Türk ve Türkiye Yüzyılı”
MHP'nin her zaman Türk milliyetçiliği ve Türk-İslam Ülküsü değerlerinin taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dahil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. MHP'yi yıpratmaya yönelik girişimlerin amacına ulaşamayacağını belirtti.
Terörsüz Türkiye'nin, ülkenin geleceği için alınmış tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Bahçeli, “tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılım” olduğunu söyledi. Zamanın adaletinin tecelli edeceğini ve tarihin doğruyu göstereceğini kaydetti.
Bahçeli, bu politikanın “Türk ve Türkiye Yüzyılı”nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu belirterek, “Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız” dedi. Çözüm arayışına şiddetin en yoğun olduğu dönemde değil, anlam krizi ve ideolojik kriz dönemlerinde girildiğini ifade eden Bahçeli, “Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz” diye ekledi. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefinin diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesinin de terörün kökten bitirilmesine bağlı olduğunu söyledi.
Türk dünyası ve Turan Koridoru
Bahçeli, röportajında Türk dünyası jeopolitiği ve “Turan Koridoru”na ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. “ABD, tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir” diyen Bahçeli, yeni ticari güzergâhların ve sermaye rotalarının çok kutuplu güç merkezlerini doğurduğunu belirtti. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından birinin “Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiği” olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin bölgesel meselelerde daha büyük rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik, uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep eden küresel bir eğilimin öncülüğünü yaptığını savunan Bahçeli, bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşmasının Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacağını söyledi. Türkiye'nin jeopolitik gerçeğine ek olarak bir “medeniyet jeopolitiğine” sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, tarihsel tecrübesi ve kültür coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine maddi kültür varlıkları nakşettiğini belirtti. Bu bağlamda Türkiye'nin yeni bir ideolojik jeopolitiğe veya inşa edilmiş bir siyasi söyleme ihtiyacı olmadığını sözlerine ekledi.



