İstanbul'da Dünya Yetimler Günü'nde Çocukların Dramı Gündeme Taşındı
Dünya Yetimler Günü'nde Çocukların Dramı Gündeme Taşındı

İstanbul'da Dünya Yetimler Günü Programında Çocukların Dramı Konuşuldu

İstanbul Rami Kütüphanesi'nde 5 Mart 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen anlamlı bir programda, dünya genelinde savaş, yoksulluk ve zorunlu göç gibi nedenlerle yetim kalan çocukların yaşadığı derin insani dram tüm çıplaklığıyla gündeme taşındı. Yetim Vakfı'nın saha tecrübeleri ve güncel veriler ışığında her yıl olduğu gibi bu yıl da Dünya Yetimler Günü münasebetiyle yayınladığı kapsamlı rapor, özellikle çatışma bölgelerinde yaşam mücadelesi veren çocukların maruz kaldığı ağır hak ihlallerini detaylı bir şekilde ele alıyor.

"Dünya Nüfusunun Önemli Bir Bölümü Çocuklardan Oluşuyor"

Programda bir konuşma yapan Yetim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yılmaz, küresel ölçekte çocukların karşı karşıya kaldığı fiziksel ve psikolojik yıkıma dikkat çekti. Yılmaz, dünya nüfusunun önemli bir bölümünü çocukların oluşturduğunu vurgulayarak şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:

"Dünya üzerindeki 8 milyarlık insan topluluğunun tam 2,5 milyarını çocuklar oluşturuyor. Bu çocukların en az 1 milyarı ise yetim, öksüz veya sosyal yetim statüsünde bulunuyor."

Çocukların sevgi, şefkat ve güven dolu bir ortamda büyümesinin tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu belirten Yılmaz, savaşların en ağır bedelini masum çocukların ödediğinin altını çizdi.

Yetim Sponsorluğuna Vurgu ve Gazze'deki İnsani Felaket

Yılmaz, "Eğer dünyanın bir yanında bombardıman altında çocukların varlığını duyduysak, artık onların vebalinden sorumluyuz." diyerek küresel duyarlılığa çağrıda bulundu. Her gün yaklaşık 22 bin çocuğun açlık ve yoksulluk nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Yılmaz, yetim sponsorluğu ile kurulan kardeşlik köprülerinin güçlendirilmesinin bu karanlık tabloyu dağıtmada kritik bir rol oynayacağını ifade etti. Tüm bireyleri, imkanları dahilinde bir yetimin hamisi olmaya davet etti.

Konuşmasında ayrıca Gazze'de yaşanan insani felakete de değinen Yılmaz, bölgede hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğunu üzüntüyle dile getirdi.

"Çocukları Korumak İnsanlığın Ortak Görevidir"

Programda söz alan İHH Yetim Çalışmalarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Başer ise, mazlum coğrafyalarda yaşayan çocukların korunmasının insanlığın ortak ve acil bir görevi olduğunu vurguladı. "Mazlumun ve insanlığın her nerede olursa olsun yanında durmak zorundayız." diyen Başer, çocuklara iyi bir eğitim planlaması yapılmaması ve onların ihmal edilmesi halinde, madde bağımlılığı gibi birçok tehlikeli durumla karşı karşıya kalınabileceğini ve daha büyük acılar yaşanabileceğini kaydetti.

Başer, yetim çocuklara sahip çıkmanın sadece insani değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu da sözlerine ekledi.

Çocuklardan Dünyaya Dokunaklı Mesajlar

Dünya Yetimler Günü dolayısıyla programa katılan ve farklı coğrafyalardan gelen yetim çocukların mesajlarına da yer verildi. Savaşın ve zulmün gölgesinde büyümek zorunda kalan bu çocuklar, barış ve güven içinde bir dünya özlemini içtenlikle dile getirdiler.

  • Suriye'den Basıl: "Harbin bitmesini ve bütün kardeşlerimle birlikte aynı dünyada yaşayabilmeyi istiyorum."
  • Çeçenistan'dan Meryem: Anne ve babasını kaybeden tüm çocukların mutlu bir hayat yaşayabilmesini dilediğini ifade etti.
  • Doğu Türkistan'dan Zübeyr ve Muhammed: Zulmün sona ermesini ve çocukların ailelerine kavuşmasını istediklerini belirtti.
  • Çeçenistan'dan Ayşe: "Çocuklar yetim kalmasın, dünya hepimize yeter" şeklinde evrensel bir çağrıda bulundu.

Programın Amacı: Yetimlerin Sesini Duyurmak

Yetim Vakfı ve İHH yetkilileri, 15 Ramazan Dünya Yetimler Günü vesilesiyle düzenlenen bu programın temel amacının; savaş, yoksulluk ve doğal afetler gibi nedenlerle yetim kalan milyonlarca çocuğun yaşadığı zorlukları görünür kılmak ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturmak olduğunu açıkladı.

"Savaş ve Çocuk" başlıklı raporun, sahadan elde edilen birinci elden veriler ve uzun yıllara dayanan insani yardım çalışmalarının deneyimleri doğrultusunda hazırlandığı belirtildi. Raporun, çocukların korunmasına yönelik küresel sorumluluğa dikkat çekmeyi ve harekete geçirmeyi hedeflediği ifade edildi.