Bakırköy Mahkemesi, Atlas Çağlayan Davasında Kritik Kararlar Aldı
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, Güngören'de meydana gelen ve Atlas Çağlayan'ın hayatını kaybettiği olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında önemli adımlar attı. Mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamlayarak belgelerin kabulüne karar verdi ve tensip zaptı düzenledi.
Tutukluluk Hali Devam Edecek
Mahkeme, atılı suçun niteliği, otopsi raporu, telefon incelemeleri, kamera çözümleme tutanakları, HTS kayıtları ve dosyadaki tüm delilleri dikkate alarak 18 yaşından küçük şüpheli E.Ç.'nin tutukluluk halinin devamına hükmetti. Karara karşı iki hafta içinde Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebileceği belirtildi. Ayrıca, şüpheli E.Ç. için avukat tayin edilmesi amacıyla İstanbul Baro Başkanlığına müzekkere yazılması kararlaştırıldı.
Sosyal İnceleme Raporu Talep Edildi
Mahkeme, 18 yaşından küçük şüpheliyle ilgili Sosyal İnceleme Raporu (SİR) alınması için dosyanın psikolog veya sosyal hizmet uzmanına gönderilmesine karar verdi. E.Ç.'nin, belirlenecek bir günde psikolog veya sosyal hizmet uzmanıyla görüşme yapmak üzere hazır edilmesi hükme bağlandı. Şüphelinin 18 yaşını doldurana kadar duruşmaların kapalı yapılması kararlaştırılırken, tutukluluk incelemesinin 4 Mayıs'ta gerçekleştirilmesi planlandı.
Duruşma Takvimi Belirlendi
İlk duruşmanın 9 Haziran saat 10.00'da yapılması kararlaştırıldı. Mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti. Bu kararlar, davadaki sürecin titizlikle yürütüleceğini gösteriyor.
İddianamede Yer Alan Detaylar
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk E.Ç.'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor. Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç.'nin "kasten öldürme", "silahla tehdit" ve "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.
İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor. Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına veya husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığına dikkat çekilirken, E.Ç.'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.
Olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayılması gerektiği değerlendirilen iddianamede, kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesinin nitelikli hal teşkil ettiğinin altı çiziliyor. E.Ç.'nin elverişli nitelikte bulunan bıçakla çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam üç kez vurarak ölümüne neden olma eylemi nedeniyle "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendiriliyor. Ayrıca, E.Ç.'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.
İddianamede, E.Ç.'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılıyor. Bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O'ya doğrulttuğu, "Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm." şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda "zincirleme silahla tehdit" suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.
İddianamede, E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Bu talep, davadaki ciddiyeti ve yasal sürecin ağırlığını ortaya koyuyor.



