Küçükçekmece'de Avukatın Hakime Saldırı Girişimi: Gözaltı Kararı Verildi
Avukat Hakime Saldırdı: Gözaltı Kararı

Küçükçekmece Adliyesi'nde Avukat-Hakim Tartışması: Saldırı Girişimi ve Gözaltı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, ilçe adliyesinde yaşanan ve yargı düzenini sarsan bir olayın detayları paylaşıldı. Küçükçekmece Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi kaleminde, ilgili mahkeme hakiminin bulunduğu sırada, meslek ve kimlik bilgilerini açıklamayan bir kişinin dosyanın esasına ilişkin hakimle tartışmaya başladığı belirtildi. Yapılan incelemeler sonucunda bu kişinin İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat P.S. olduğu tespit edildi.

Tartışmanın Tırmanması ve Saldırgan Tavırlar

Açıklamaya göre, mahkeme hakiminin yaptığı konuşmaların hukuken uygun olmadığını ifade etmesi üzerine avukat P.S., hakime yönelik olarak "Siz ne bu kibir, mahkemenin kararının istinafta bozulması zoruna mı gitti?" şeklinde bağırarak tepki gösterdi. Tartışmanın daha fazla büyümemesi adına kendisinden dışarı çıkması istendiğinde ise agresif tavırlarını sürdürdü. Avukat, "Çıkmıyorum, polis mi çağıracaksın?" diyerek yazı işleri müdürünün masasına sert bir şekilde yumruk attı.

Polis Müdahalesi ve Gözaltı Kararı

Olay yerine çağrı üzerine gelen polis memurlarının müdahalesine rağmen avukat P.S.'nin saldırgan davranışlarını devam ettirdiği kaydedildi. Açıklamada, mahkeme hakimine saldırmaya çalıştığı sırada olay yerinde bulunan kişiler tarafından engellendiği vurgulandı. İlgili mahkeme hakimi, yazı işleri müdürü ve zabıt katibi tarafından olayla ilgili tutanak düzenlendi. Mahkeme hakiminin şikayeti üzerine avukat P.S. hakkında, "kasten yaralamaya teşebbüs" suçundan derhal soruşturma başlatıldı ve soruşturma kapsamında kendisi hakkında gözaltı kararı verildi.

Yargının Bağımsızlığı ve Mesleki Sorumluluk Vurgusu

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasında, hakimlerin yargılama faaliyetini kamu adına, Anayasa'dan aldıkları yetkiyle hukuka uygun bir şekilde, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleri çerçevesinde yürüttüklerinin altı çizildi. Bu görevi icra eden bir hakime yönelik her türlü fiziki veya sözlü saldırının, demokratik hukuk devletinin temel ilkelerine, adaletin tarafsızlığına ve toplumun huzuruna zarar verdiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, avukatlık mesleğinin özünde hukukun üstünlüğünü savunmak, hakkı ve adaleti temsil etmek olduğuna dikkat çekilerek, "Avukat, yargının kurucu unsuru, adaletin ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle gerçekleştirilen şiddet eyleminin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Şiddet, hiçbir koşulda ve hiçbir meslek mensubu tarafından meşrulaştırılamaz." denildi. Bu ifadelerle, mesleki sorumlulukların önemi ve yargı süreçlerine saygının gerekliliği bir kez daha vurgulanmış oldu.