Ayhan Bora Kaplan Davasında Mahkemeden Kritik Ara Karar: Dört Sanık Tahliye Edildi
Ayhan Bora Kaplan Davasında Mahkemeden Ara Karar

Ayhan Bora Kaplan Davasında Mahkemeden Önemli Ara Karar

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından, 76 sanığın yargılandığı davanın son duruşması Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görüldü. Mahkeme, kritik bir ara karar açıklayarak tutuklu sanıklardan Önder Polat, Muhammet Kaplan, Adnan Kaplan ve Erhan Bakioğlu'nun yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. Ancak, Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Duruşmada Sanık Beyanları ve İddialar

Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda gerçekleşen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Mahkeme başkanı, sanıkların ve avukatların beyanlarıyla sürecin devam edeceğini bildirdi.

Tutuklu sanık Muhammet Kaplan, duruşmada yaptığı açıklamada, Nurullah Özgür Kopuk'un kendisine gizli tanık olmayı teklif ettiğini ve bu süreçte kendi isteğiyle teslim olduğunu anlattı. Kaplan, emniyette alınan ifadesi sırasında baskıya maruz kaldığını iddia ederek, "İri yarı biri içeri girdi, sinkaflı kelimeler kullandı. Bana imzalatmak istedikleri ifadeyi okuyunca, imzalamayacağımı söyledim. Murat müdürün odasına götürdüler beni. O da bana 'Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın.' dedi." ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kaplan ayrıca, "Mahfuz Tatar cinayetinin de Bora Kaplan ile ilişkisi yoktur. Bizi sahte HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve sahte gizli tanık beyanıyla da bana ceza verdiler. Üç yıldır haksız yere cezaevindeyim. Başkanım bizi bunlardan kurtarın." şeklinde konuştu. Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise dosyanın başından itibaren örgüt yöneticisi olarak yargılandığını, ancak örgütle bir ilişkisinin bulunmadığını savundu.

Tanık Beyanları ve Delil Tartışmaları

Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi S.S, kardeşinin Macaristan'da cezaevinde kaldığı süreçte haftada bir kez telefonla görüştüklerini belirtti. S.S, gözaltına alındığı süreçte polisler tarafından tehdit veya kötü muameleye maruz kalmadığını ifade etti. Ancak, Nurullah Özgür Kopuk'un kendisini arayarak sert bir üslupla konum istediğini ve bunun üzerine evden çıkmadığını anlattı.

Mahkeme başkanının, Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına asılan "buluntu telefon"daki mesajları göstermesi üzerine tanık S.S, söz konusu mesajların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Sertçelik'in babası E.S ve annesi A.B de oğullarının yaralanmasının ardından aile evinde kaldığını, yurt dışına kaçışıyla ilgili bilgilerinin olmadığını dile getirdi.

Polis memuru M.S ise Murat Çelik ile Cengiz Haliç'in görüşmesi sırasında odada bulunduğunu ve kendini güvence altına almak için ses kaydı aldığını beyan etti. M.S, "Görüşmeyi, mesleki tecrübem gereği kendimi güvence altına almak için kayıt altına aldım. Murat müdürümün söylediğine göre Haliç bazı bilgiler aktaracaktı ancak görüşmede herhangi bir belge vermedi." dedi.

Tahliye Talepleri ve Mahkemenin Kararları

Sanık beyanlarının ardından mahkeme, tutukluluk durumlarını değerlendirdi. Tutuklu sanıklar Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik tahliye taleplerinin bulunmadığını belirtirken, diğer sanıklar uzun süredir cezaevinde olduklarını söyleyerek tahliye talebinde bulundu. Tutuklu sanık Önder Polat'ın avukatı Duran Gökçer, mahkemeye üç telefon sunarak Whatsapp mesajlarının manipüle edilebileceğini iddia etti ve "buluntu telefon"un bilirkişi tarafından incelenmesini talep etti.

Cumhuriyet savcısı, Serdar Sertçelik'in Macaristan'daki iletişim imkanlarının sorulmasını, "buluntu telefon"un bilirkişiye inceletilmesini ve tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme, ara kararını açıklayarak dört sanığın tahliyesine hükmetti, ancak Muhammet Kaplan ve Adnan Kaplan'ın başka bir suçtan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden çıkamayacaklarını belirtti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ayrıca mahkeme, tutuksuz sanık Tarık Teoman'ın imza şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, ancak yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verdi. Serdar Sertçelik'in Macaristan'daki iletişim imkanlarının sorulması ve "buluntu telefon"la ilgili ek rapor alınması da hükme bağlandı. Duruşma, 1 Haziran Pazartesi gününe ertelendi.