Bursa 2. Aile Mahkemesi, görülmekte olan bir velayet değişikliği davasına ilişkin önemli bir tebliğ kararı aldı. Davacı Hebatullah Bassot ile davalı Yehya Mouhamed Orfali arasında açılan davada, mahkeme süreçleri devam ederken, dava dilekçesinin davalıya ulaştırılmasında teknik zorluklar yaşandı.
Davalıya İlanen Tebliğ Yapıldı
Mahkeme kayıtlarına göre, dava dilekçesi, Yabancı Kimlik No: 993****6266 ile tanımlanan, 1 Ocak 1997 Halep doğumlu davalı Yehya Mouhamed Orfali'ye, tespit edilen adreslerine yapılan tüm aramalara rağmen ulaştırılamadı. Bu nedenle, mahkeme, dava dilekçesinin ilanen tebliğ edilmesine karar verdi. Bu karar, resmi yollarla tebliğin mümkün olmadığı durumlarda başvurulan bir hukuki prosedürü yansıtmaktadır.
Velayet Raporu ve İtiraz Süreci
Davada, davacı ve müşterek çocuk ile yapılan görüşmeler sonucunda hazırlanan 22 Ocak 2026 tarihli velayet raporu önemli bulgular içeriyor. Rapora göre, müşterek çocuğun davacı anne ile yaşamaya devam etmek istediği belirlendi. Ayrıca, mevcut düzende davalı babanın velayet görev ve sorumluluklarını sürdürmesinde aksaklıklar tespit edildi. Bu değerlendirmeler ışığında, çocuğun davacı anne yanındaki mevcut düzenini sürdürebileceği yönünde bir görüş oluşturuldu.
Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi gereğince, bu velayet raporunun davalı Yehya Mouhamed Orfali'ye tebliğ edildiğini duyurdu. Tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilmemesi halinde, davalının bilirkişi raporuna itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı ihtar edildi. Bu süre, davalının hukuki haklarını kullanması için kritik bir zaman dilimi olarak öne çıkıyor.
Davanın Hukuki Arka Planı
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesi kapsamında velayetin değiştirilmesi talebi üzerine açıldı. Velayet davaları, aile hukukunun en hassas konularından biri olarak kabul edilirken, mahkemeler çocuğun üstün yararını gözeterek karar vermektedir. Bu davada da, çocuğun psikolojik ve fiziksel ihtiyaçları dikkate alınarak süreç yürütülüyor.
İlanen tebliğ kararı, davalının bulunamaması veya adresinin kesin olarak tespit edilememesi gibi durumlarda sıkça başvurulan bir yöntemdir. Bu sayede, dava süreçlerinin aksamadan ilerlemesi sağlanırken, tarafların hakları da korunmuş oluyor. Mahkeme, bu kararla, davalının savunma hakkını kullanabilmesi için gerekli bilgilendirmeyi yapmayı hedefliyor.
Sonuç olarak, Bursa 2. Aile Mahkemesi'nin bu kararı, velayet davalarında tebliğ süreçlerinin önemini vurgularken, çocuğun refahına odaklanan bir yaklaşım sergiliyor. İtiraz süresinin dolmasıyla birlikte, davanın seyri daha net bir hal alacak ve nihai karar için önemli bir adım atılmış olacak.