İcra Sisteminde Köklü Değişiklikler Kapıda: Yeni Cebrî İcra Kanunu Taslağı Açıklandı
Türkiye'de yaklaşık bir asırdır yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu'nun yerini alması planlanan Cebrî İcra Kanunu Teklifi Taslağı, icra hukukunda köklü ve kapsamlı değişiklikler getiriyor. Bu yeni taslak, hem alacaklı hem de borçlu tarafın haklarını gözeten dengeli bir sistem öngörürken, uygulamada sıkça eleştirilen birçok mekanizmayı da sona erdiriyor.
Erken İcra Uygulamasına Son ve İlamsız Takip İçin Belge Şartı
Taslağa göre, icra davasının mahkemece hükme bağlanmasıyla ve gerekçeli kararın yazılmasıyla otomatik olarak başlayan icra süreci tarihe karışıyor. Artık kararın uygulanması için bölge adliye mahkemesinin (istinaf) kararının beklenmesi gerekecek. Bu değişiklikle, 'erken icra' uygulamasının neden olduğu hak ihlallerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Mevcut sistemde hiçbir belgeye dayanmadan başlatılabilen ilamsız icra uygulaması da yeniden düzenleniyor. Yeni taslakta, ilamsız icra takibi için alacağın mutlaka bir belgeye dayanması zorunlu hale getiriliyor. Bu adım, keyfi takiplerin önlenmesi ve daha şeffaf bir sürecin tesis edilmesi amacını taşıyor.
İtiraz Mekanizmasında Değişiklik ve Özel Ayrıcalıkların Kaldırılması
Taslak, icra hukuk mahkemeleri nezdinde yürütülen 'itirazın kaldırılması' yolunu tamamen sistemden çıkarıyor. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi durumunda takip otomatik olarak duracak. Alacaklının takibe devam edebilmesi için genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması zorunlu olacak. Böylece, ilamsız icrada yargısal denetim güçlendirilmiş olacak.
Mevcut kanunda yer alan banka alacaklarına özgü hızlandırılmış takip hükümleri ile kambiyo senetlerine ilişkin özel ilamsız takip düzenlemeleri, taslak metne alınmıyor. Tüm alacak türleri için tek ve genel bir takip rejimi öngörülüyor. Bu değişiklik, eşitlik ilkesini pekiştirerek taraflar arasında adil bir denge kurmayı amaçlıyor.
Dosya Yönetimi ve Deniz İcrasında Birleşme
Taslakta, süresi içinde satış talep edilmeyen dosyalar için takibin düşmesi sonucu öngörülüyor. Bu düzenlemeyle, icra dosyalarının yıllarca açık kalmasının ve fiilen 'askıda' tutulmasının önüne geçilerek, sistemin daha verimli işlemesi sağlanacak.
Halen Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu arasında dağınık halde bulunan deniz cebrî icraya ilişkin hükümler, yeni Kanunda ayrı bir kitap altında toplanıyor. Gemilerin ihtiyati haczi, satışı ve deniz alacaklarına ilişkin kurallar, uluslararası sözleşmelerle uyumlu hale getiriliyor. Bu birleştirme, deniz icra süreçlerinin daha organize ve etkin yürütülmesine katkı sağlayacak.
Ceza Hükümlerinde Sadeleşme ve Anayasal İlkeler
Taslakta, Türk Ceza Kanunu'nda zaten suç olarak düzenlenen fiiller için İcra Kanunu'nda yer alan mükerrer ceza hükümleri ayıklanıyor. Özellikle 'ihaleye fesat' ve 'artırmadan çekilme' gibi suçlara ilişkin paralel düzenlemelere son verilecek. Bu sadeleştirme, hukuki belirsizlikleri azaltmayı hedefliyor.
İcra organlarına, borçlu ile alacaklının menfaatlerini gözetme ve dengeleme yükümlülüğü açıkça getiriliyor. Ayrıca, cebrî icranın, temel haklara saygılı, ölçülü ve hızlı bir şekilde yürütülmesi anayasal ilke haline getiriliyor. Bu düzenlemeler, adil ve insan haklarına duyarlı bir icra sisteminin temellerini atıyor.