Emekli Savcı Demir: 'Suça Sıfır Tolerans, İnsana Maksimum Yatırım Şart'
Emekli Savcı: Suça Sıfır Tolerans, İnsana Maksimum Yatırım

Emekli Savcı Mehmet Demir'den Toplum Düzeni Üzerine Kritik Analiz

Emekli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, toplum düzeninin sadece kanun maddelerinden veya nasihatlerden ibaret olmadığını belirterek, bir milletin düzeninin hem adaletin caydırıcılığına hem de eğitimin inşa edici gücüne dayanması gerektiğini ifade etti. Demir, bu bağlamda 'tedip' ve 'terbiye' kavramlarının önemine dikkat çekti.

Modern Hukuk Düzeni ve Cezanın Rolü

Bugün modern hukuk düzenimizin temel metinleri olan Türk Ceza Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun cezayı devlet tekeline aldığını ve keyfî disiplin anlayışını ortadan kaldırdığını vurgulayan Demir, cezanın intikam değil düzenin korunması olduğunu kaydetti. Ancak Demir, kritik soruyu şöyle sordu: "Sadece ceza yeterli midir?" Cevabı netti: Hayır.

Salt cezaya dayalı sistemlerin korku ürettiğini ama karakter üretmediğini belirten Demir, sadece sertlik üzerine kurulu düzenlerin itaat sağladığını ancak bilinç oluşturmadığını ifade etti. Devletin yalnızca suçluyu cezalandıran bir mekanizma değil, aynı zamanda toplumu yetiştiren bir irade olduğunun altını çizdi.

Cezasız Düzen Olmaz: Tedibin Önemi

Bir toplumda hukukun caydırıcı olmaması durumunda suçun sıradanlaşacağını vurgulayan Demir, uyuşturucu, mafya, organize suç, rüşvet ve kamu kaynaklarının yağmalanması gibi olgulara karşı güçlü ve kararlı bir tedip mekanizması kurulmazsa devlet otoritesinin zedeleneceğini söyledi. Hukukun yaptırım gücü zayıfladığında kamusal alanı suç örgütlerinin dolduracağını belirtti.

Bu nedenle tedibin, yani ölçülü ve hukuka bağlı disiplinin devletin vazgeçilmez fonksiyonu olduğunu ifade eden Demir, burada ölçünün önemine dikkat çekti: "Ceza hukuk içinde kalmalı, keyfîliğe dönüşmemelidir."

Eğitimsiz Millet Olmaz: Terbiyenin Rolü

Ancak mesele sadece suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, asıl meselenin suç üretmeyen bir toplum inşa edebilmek olduğunu vurgulayan Demir, işte burada terbiyenin devreye girdiğini söyledi. Terbiyenin okulda verilen derslerden ibaret olmadığını, aile politikası, kültür politikası, medya düzeni ve değer aktarımı olduğunu belirtti.

Bir gencin neden suça yöneldiği sorusunu soran Demir, bunun sadece cezaların yetersizliğinden kaynaklanmadığını, kimlik boşluğu, aidiyet eksikliği, değer erozyonu ve rol model krizlerinin de en az ceza kadar belirleyici olduğunu ifade etti.

Denge Modeli: Suça Sıfır Tolerans, İnsana Maksimum Yatırım

Devletin sadece hapishane inşa eden değil, karakter inşa eden bir irade olmak zorunda olduğunu vurgulayan Demir, doğru modelin şu olduğunu söyledi: "Suça karşı sıfır tolerans, insana karşı maksimum yatırım."

Suç işleyenle mücadelenin sert ve kararlı olması gerektiğini ancak çocukla, gençle, aileyle ve toplumla kurulan ilişkinin inşa edici olması gerektiğini belirten Demir, devletin yalnızca düzen kurmadığını, medeniyet de kurduğunu ifade etti.

Bugün dünyanın ya aşırı özgürlük adı altında disiplin krizleri ya da aşırı kontrol adı altında baskı rejimleri ürettiğini söyleyen Demir, gerçek gücün ceza ile eğitimi birlikte yürütebilmek olduğunu vurguladı.

  • Tedip düzeni korur.
  • Terbiye geleceği kurar.

Bir milletin hem güçlü hem adil olmak istiyorsa bu iki kanadı birlikte kullanmak zorunda olduğunu belirten Demir, aksi takdirde ya otoriterleşeceğini ya da dağılacağını söyledi. Devlet aklının bu dengeyi kurabildiği ölçüde büyük olduğunu ifade etti.