İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davasında Gergin Duruşma: Savcı ve İmamoğlu Karşı Karşıya
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 17'nci duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görüldü. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda gerçekleştirildi ve oldukça gergin anlara sahne oldu.
Savcıdan İmamoğlu'na Sert Uyarı: 'Haddinizi Aşmayın'
Cumhuriyet savcısı, duruşmada söz alarak, önceki günkü duruşmada sanık Ekrem İmamoğlu'nun davanın soruşturmasında görev yapan yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği “İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür” şeklindeki ifadelerine tepki gösterdi. Savcı, İmamoğlu'na hitaben, “İddia makamı hakkında beyanlarınıza dikkat edin. İlk celsede de benzer bir durum yaşandı. İddia makamı olarak bu tarz söylemleri kabul etmiyoruz. Yargılamaya gölge düşüren, savcılık makamını baskı altına almaya çalışan beyanlardan vazgeçin. Bu doğru bir yaklaşım değil. Haddinizi aşmayın. Haddinizi bildiririz” dedi. Bu açıklamalar üzerine, İmamoğlu'nun avukatları savcıya tepki gösterdi ve mahkeme başkanı araya girerek durumu yatıştırmaya çalıştı.
İmamoğlu'dan Sert Yanıt: 'Dava Çökmüştür, İddia Makamı da Çökmüştür'
Mahkeme başkanının müdahalesinin ardından, İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel'in çapraz sorgusuna geçildi. Söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, Yüksel'e iddianamede “örgüt yöneticisi” olarak yer alan sanık Hüseyin Gün'ü tanıyıp tanımadığını sordu. Yüksel'in “Hayır” cevabı vermesi üzerine İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu nasıl bir örgüt ki örgüt üyesi yöneticiyi tanımıyor. İddia makamını eleştiren olarak değil, yargılayan makamı olarak olması nedeniyle kınıyorum. Niçin burada olduğunu biliyorum, o yüzden rahatım. Bu çalışma arkadaşım 6-7 aydır iddia makamı yüzünden evlatlarından uzak. İddia makamının vesile olduğu casusluk davasını yazan da aynı iddia makamı. Bu bir siyasi davadır, çökmüştür. Ana şemada örgüt üyesi örgüt liderini tanımıyorsa, dava baştan çökmüştür. Çöken bir makam daha vardır, o da iddia makamıdır.”
Duruşma Gergin Havada Devam Etti
İmamoğlu'nun bu sert çıkışının ardından, duruşmaya Emrah Yüksel'in çapraz sorgusuyla devam edildi. Mahkeme salonunda yaşanan bu gerilimli diyaloglar, davanın siyasi boyutunu bir kez daha ön plana çıkardı. Savcılık makamı ile sanık İmamoğlu arasındaki bu tartışmalar, yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Davanın önceki duruşmalarında da benzer gerilimler yaşanmıştı ve bu son duruşma, taraflar arasındaki uçurumu daha da derinleştirdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, gelecek duruşmada bu gerginliğin nasıl yönetileceğini ve yargılama sürecinin etkilenip etkilenmeyeceğini merakla bekliyor.



