İstanbul Sulh Mahkemesi, Murat Küçük'ün Terekesinin Tasfiyesine Karar Verdi
İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 2022 yılında vefat eden Murat Küçük'ün terekesinin tasfiyesi ile ilgili önemli bir karara imza attı. Mahkeme, terekenin alacaklıların haklarını korumayacağını tespit ederek, basit tasfiye usulüne geçilmesine hükmetti. Bu karar, ilgili tüm tarafların sürece dahil olması için resmi bir ilanla duyuruldu.
Kararın Detayları ve Hukuki Dayanakları
Mahkeme, 2025/9 esas numaralı dosya üzerinden yürüttüğü incelemeler sonucunda, terekenin tasfiye edilmesi gerektiğine karar verdi. Karar, Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve 636. maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu'nun 218, 219 ve 220. maddelerine dayandırıldı. Bu hükümler, terekenin alacaklıların alacaklarını ve tasfiye masraflarını karşılamayacağı durumlarda, iflas hükümlerine göre basit tasfiye usulünün uygulanmasını öngörüyor.
Vefat eden Murat Küçük, 24 Haziran 1968 doğumlu olup, 11 Mayıs 2022 tarihinde hayatını kaybetti. Kendisi, İstanbul'un Beşiktaş ilçesine bağlı Kültür mahallesinde nüfusa kayıtlıydı. Mahkeme, terekenin tasfiye işlemlerinin başlatıldığını ve bu süreçte İstanbul Barosu'na kayıtlı Avukat Ridvan Can'ın tereke tasfiye memuru olarak atandığını açıkladı.
Alacaklı ve Borçlulara Yapılan Çağrı
Mahkeme, ilan tarihinden itibaren en geç bir ay içinde, murisin tüm alacaklı ve borçlularının başvuruda bulunmasını talep ediyor. Bu kapsamda, aşağıdaki adımların izlenmesi gerekiyor:
- Alacak ve borçların, varsa belgeleriyle birlikte mahkemeye bildirilmesi,
- Beyanların kayıt altına alınması,
- Rehin ve teminat hakları hakkında bilgi verilmesi.
Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu'nun 218. ve 220. maddeleri uyarınca, alacaklılardan herhangi biri, giderleri peşin ödemek koşuluyla tasfiyenin adi şekilde yapılmasını talep edebilir. Bu süreç, terekenin daha hızlı ve etkin bir şekilde tasfiye edilmesine olanak tanıyacaktır.
Mahkeme, bu ilanı, terekenin tasfiyesi sürecinde şeffaflığı sağlamak ve tüm hak sahiplerinin sürece katılımını teşvik etmek amacıyla yayınladı. İlgili tarafların, belirtilen süre içinde gerekli başvuruları yapmaları, hukuki haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor.