Kan Kokusunu Parfümle Bastıran Makine: İsrail'in Hasbara Propagandası
Hasbara: İsrail'in Kanı Parfümle Örten Propaganda Makinesi

Kan Kokusunu Parfümle Bastıran Devasa İllüzyon Makinesi

Hasbara, İbranice'de "açıklama" veya "izah etme" anlamına gelen bir terim. Ancak uluslararası siyasette bu kelime, İsrail'in işgal, tehcir ve soykırım tarihini şık kelimelerle paketleyen devasa bir propaganda makinesine dönüşmüş durumda. Nietzsche'nin dediği gibi: "Her derinlik, bir maske sever." Derin olan, karanlık olan, kanlı olan şey, kendini en parlak kelimelerle gizliyor.

Dil Değişince Gerçek De Değişiyor Mu?

Gazze'de molozların altından hâlâ isimler değil, parçalanmış oyuncaklar ve sayılamayan bedenler çıkarılırken; dünyanın önüne bembeyaz, ütülü ve steril bir dil sürülüyor. Bu dil, kan kokusunu bastırmak için icat edilmiş laboratuvar ürünü gibi çalışıyor:

  • Soykırım yerine "Operasyon"
  • Yıkım yerine "Savunma"
  • Katliam yerine "Güvenlik ihtiyacı"

Fiiller pasifleşiyor. "İsrail çocukları öldürdü" denmiyor, "Çatışmalarda çocuk ölümleri yaşandı" deniyor. Ölüm var ama öldüren ortada yok. Sanki deprem olmuş, sanki sel gelmiş gibi anlatılıyor. Bu dil tesadüf değil, öğretiliyor, planlanıyor ve sistematik olarak yayılıyor.

Goebbels'ten İsrail'e Miras Kalan Propaganda Fabrikası

1948'e gidildiğinde, İngiliz manda yönetimi himayesinde Filistinlilere yönelik terör, katliam ve işgalle geçen bir soykırım pratiğinin ardından bir devlet ilan ediliyor. O dönemin terör örgütü Haganah, ertesi sabah İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) dönüveriyor. Radikal Yahudi siyonistler terörist kıyafetlerini çıkarıp üniformalarını giyerek IDF'ye katılıyor.

Filistin topraklarına yönelik işgal, tehcir ve katliamı içeren bu süreci dünyaya meşru gerekçelere dayandırmak için İsrail, kendi propaganda sistematiğini ortaya koyuyor. Tam bu noktada çare, Hitler'in propaganda bakanı Joseph Goebbels'in icat ettiği "kurgulanmış gerçeklik" fabrikasında bulunuyor.

Ebedi Mağduriyet ve Mutlak Savunma Ekseninde Beyin Yıkama

Yahudi davasının dünyaya sadece 'askeri başarı' olarak değil, bir 'ahlaki zorunluluk' olarak anlatılması gerektiğini savunan Nahum Goldmann'ın en büyük başarısı bu oldu. Artık sahada neler olduğunun pek önemi kalmıyor, asıl olan dünyaya ne anlatıldığı haline geliyor.

İsrail'in devlet aygıtları ve sivil toplum kanallarıyla yürüttüğü Hasbara endoktrinasyonu, toplumsal bilinci "ebedi mağduriyet" ve "mutlak savunma" ekseninde mühürlüyor. Bu müfredatla harmanlanan İsrail halkı, dünyayı tehdit merkezi olarak algılayan ve hayatta kalma güdüsüyle her türlü hukuksuzluğu meşrulaştıran histerik bir yankı odasına hapsediliyor.

Çocukluktan Kışlaya: Algı Suikastı Müfredatı

İsrail'de "hakikat", henüz ilkokul sıralarında Morasha (Mirasımız) dersleriyle kurşuna diziliyor. Çocuklar ebedi mağduriyet ve sözde ahlaki üstünlük ninnileriyle büyütülüyor:

  1. Yedi yaşından itibaren "hafıza ve meşruiyet" öğretiliyor
  2. Holokost anlatısı, her askeri eylemi peşinen haklı kılan zihin haritasına dönüştürülüyor
  3. Lise çağında Gadna ve IDF hazırlık programları ile genç zihinler askeri mühimmat haline getiriliyor

Üniversitelerde StandWithUs burslarıyla profesyonel "Hasbara Elçileri" yetiştiriliyor. İletişim kürsüleri ise terminolojiyi katleden dezenformasyon merkezleri olarak çalışıyor.

Pasaportlu Soykırım Sözcüleri ve Hasbara Karargahı

Hasbara'nın son halkası sivil hayat. Dışişleri Bakanlığı, turistlere ezberletilmiş soru-cevap setleri ve dijital rehberler sunuyor. Act.IL gibi uygulamalarla her İsrailli turiste, bulunduğu ülkedeki protestolara müdahale etmesi için anlık talimatlar gönderiliyor.

Hasbara, Yahudi siyonist egemenler tarafından belirlenen müfredatla şekilleniyor ve şu ağlarla yayılıyor:

  • İsrail Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Kamu Diplomasisi Birimi
  • İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi (400 muvazzaf subay ve 1.200 yedek asker)
  • Diaspora İşleri Bakanlığı, Stratejik İşler Bakanlığı
  • Shin Bet, Mossad, Yahudi Ajansı
  • StandWithUs, Birthright Israel, AIPAC gibi lobi ve öğrenci ağları

İsraillilerin Yüzde 75'i Vahşeti Destekliyor

Devlet aygıtıyla pomplanan bu histeri, bir halkın zombiye dönüşmesine yol açıyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü'nün (IDI) Temmuz 2025 tarihli "İsrail'in Sesi" endeksine göre, Yahudi İsraillilerin önemli bir kısmı Gazze'deki açlık ve sefalet raporlarından "hiç rahatsızlık duymadığını" belirtiyor.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nin Haziran 2025 tarihli anketine göre ise Yahudi İsraillilerin yüzde 75'i Gazze'de "masum sivil" olmadığına inanıyor.

Hasbara Sözlüğü: Yalan Kullanma Kılavuzu

Hasbara'nın operasyonel rehberleri olan "İsrail 101" ve "İsrail Savunması", hakikati tahrif eden yalan kullanma kılavuzlarından ibaret. En ağır savaş suçlarına karşı verdikleri mekanik yanıtlardan bazıları:

  • Sivil katliamları: "Hamas çocukları 'canlı kalkan' yapıyor"
  • Soykırım suçlaması: "Bu bir varoluş savaşı, asıl kurban biziz"
  • Toprak işgali: "3.000 yıllık mirasımıza dönüyoruz, Filistin devleti hiç olmadı"
  • İnsani abluka: "Hamas yardımları çalıyor, düşmanımızı beslemek zorunda değiliz"
  • Eleştiriler: "İsrail'i eleştirmek antisemitizmdir"

Hasbara Artık Dünyanın Gözünü Boyayamıyor

Hakikat, en pahalı reklamdan daha inatçı çıktı. 1948'den beri dünyayı uyutan Hasbara örtüsü, 7 Ekim ile birlikte ilk kez yırtıldı. Artık ne milyar dolarlık lobiler ne de steril videolar işe yarıyor.

Her cep telefonu bir tanık, her feryat yalan fabrikasına sıkılmış bir mermi gibi siyonizmin dünyaya ördüğü o kara gözlüğü kırıp attı. Siyonizmin yıllardır ilmek ilmek işlediği mağduriyet zırhı, bizzat kendi elleriyle canlı yayında parçalandı. İllüzyon bitti, maske düştü. Geriye ise sadece çıplak, soğuk ve tüm dünyanın artık kaçamayacağı o mutlak gerçek kaldı.

Hiçbir propaganda, soykırımı meşrulaştıracak kadar büyük değildir. Hiçbir sermaye ise hakikati sonsuza dek susturacak kadar güçlü olamaz.