Mescid-i Aksa 37 Gündür Kapalı: İsrail'in Hedefi Yıkım mı?
İşgalci İsrail, Mescid-i Aksa'yı tam 37 gündür Müslümanlara kapalı tutarken, Yahudilerin ibadetine izin veriyor. Bu durum, uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgedeki gerilimi tırmandıran bir uygulama olarak öne çıkıyor. İsrail'in nihai hedefinin, Mescid-i Aksa'yı yıkmak olduğu yönünde ciddi iddialar bulunuyor.
İsrail'in Nihai Hedefi: Yıkım Süreci
25 Şubat 1994 tarihinde, El Halil'deki Harem-i İbrahim Camii'nde yaşanan katliam, İsrail'in stratejisini anlamak açısından kritik bir örnek teşkil ediyor. Fanatik Yahudi Baruch Goldstein'in Müslümanları namaz sırasında katletmesinin ardından, İsrail bu saldırıyı bahane ederek İbrahim Camii'ni ikiye böldü. 1967'deki işgal anlaşmasını değiştiren İsrail, Yahudilerin camiye girmesine izin verdi. Filistinlilere göre, Mescid-i Aksa'da da benzer bir senaryo planlanıyor. Güvenlik bahanesiyle önce Aksa'yı bölmeyi, ardından da tamamen yıkmayı hedefledikleri belirtiliyor.
Tüneller ve Kızıl Düve Ritüeli
İsrail, son 10 yıldır Mescid-i Aksa'nın altında "arkeolojik çalışmalar" adı altında kapsamlı kazılar yürütüyor. En az 25 tünelin bulunduğu bu alanda, hatta kabine toplantıları bile düzenleniyor. Sadece Yahudilere açık olan bu kazıların amacı, Kudüs'ün Yahudi kenti olduğunu ispatlamak olarak açıklanıyor. Ancak, asıl hedefin Süleyman Mabedi'nin kalıntılarını aramak olduğuna inanılıyor. Radikal Yahudilerin inancına göre, "kızıl düve"nin ortaya çıkışı, Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine 3. tapınağın inşa edileceğine işaret ediyor. 1987'de kurulan Tapınak Enstitüsü, bu amaçla kızıl düve arayışını sürdürüyor ve son günlerde bu söylemler sıkça gündeme getiriliyor.
Uluslararası Hukuk Ne Diyor?
İsrail, 1967'den beri Doğu Kudüs'ü işgal altında tutuyor. O dönem varılan anlaşmaya göre, Yahudilerin Mescid-i Aksa'da ibadet etmesi yasak; sadece Aksa içindeki Ağlama Duvarı'nda ibadetlerine izin veriliyor. Ancak, son zamanlarda İsrailli yetkililer, Yahudilerin Mescid-i Aksa'nın tamamına girmesine sıklıkla izin veriyor. UNESCO da, Mescid-i Aksa'nın Musevilik'le bir bağının olmadığına hükmetmişti, bu da İsrail'in uygulamalarını uluslararası normlarla çelişir hale getiriyor.
Zeytin Dağı ve Mesih İnancı
İsrail, 1948'de Ağlama Duvarı'nı tamamen işgal ettikten sonra, yayılma politikasını sürdürüyor. Aksa'nın yanındaki Zeytin Dağı'nda bulunan Yahudi mezarlığı, Mesih'in buraya geleceğine inanan Yahudiler için büyük önem taşıyor. Ancak, mezarlıkta yer kalmaması, İsrail'in bölgedeki işgalini artırmasına neden oluyor. Yahudilere daha fazla yer açmak amacıyla, işgal sürekli genişletiliyor.
En Sert Tepki Hep Türkiye'den
Türkiye, Mescid-i Aksa'nın statükosunun İsrail tarafından değiştirilme girişimine her platformda en sert tepki gösteren ülkelerin başında geliyor. Filistin de, Ankara'nın bu tutumuna her zaman teşekkür ediyor. Son olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İsrail hükümetinin esas niyeti, Mescid-i Aksa'nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır" ifadelerini kullanarak, durumun ciddiyetine dikkat çekti. Türkiye'nin bu kararlı duruşu, uluslararası arenada önemli bir ses olarak yankılanıyor.



