İsrail Polisi Tel Aviv'deki Savaş Karşıtı Gösteriye Güç Kullanarak Müdahale Etti
İsrail polisi, başkent Tel Aviv'de düzenlenen ve ABD-İsrail'in İran'a yönelik devam eden saldırılarını protesto eden savaş karşıtı gösteriye güç kullanarak müdahale etti. Olay, dün akşam Tel Aviv'in sembolik meydanlarından Habima Meydanı'nda yaşandı.
Protestocular Netanyahu ve Trump'ı Hedef Aldı
Yüzlerce İsrailli, sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla bir araya gelerek Başbakan Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra ülkelerinin İran ve Lübnan'a saldırılarını, Gazze'deki insan hakları ihlallerini ve Batı Şeria'daki politikalarını protesto etti. Göstericiler, megafonlarla "Netanyahu ve Trump, savaş suçlusu" sloganları attı.
Protestocular ayrıca, Gazze'deki duruma dikkat çeken ve İran'a saldırıların Netanyahu hükümetinin çıkarına hizmet ettiğini vurgulayan pankartlar taşıdı. Gösteriye, Filistin asıllı İsrail Milletvekili Eymen Avde ve İsrail Milletvekili Ofer Cassif de katılarak destek verdi.
Polis Müdahalesi ve Gözaltılar
İsrail polisi, gösterinin İsrail ordusu iç cephe komutanlığının belirlediği toplanma kısıtlamalarını ihlal ettiğini açıklayarak anons yaptı. Kısa bir süre sonra, protestocuların konuşma yapmak için kurduğu alana müdahale başladı. Polis ve göstericiler arasında çıkan arbede yaklaşık bir saat boyunca devam etti.
Müdahale sırasında İsrail polisi, bazı protestocuları gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında, "Netanyahu'yu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne gönderin" yazılı döviz taşıyan İsrailli Erad da bulunuyordu. Erad, yaptığı açıklamada, "Bu savaşın tek kazananı Netanyahu ve Trump. Buradaki herkes savaşa, işgale ve siyonizme karşı çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Anketler ve Kamuoyu Desteği
Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nün (INSS) yaptığı bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 78,5'i İran'a yönelik saldırıları destekliyor. Ancak, bu desteğe rağmen savaş karşıtı gruplar, protestolarını sürdüreceklerini belirtti.
Protestocular, İsrail hükümetinin bölgedeki politikalarının insani krizlere yol açtığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurgulayarak, seslerini duyurmak için mücadele edeceklerini ifade etti. Olay, İsrail'deki iç siyasi gerilimlerin ve savaş politikalarına yönelik muhalefetin devam ettiğini gösteriyor.



