Çocukluktan Kışlaya Algı Suikastı: İsrail'in Hasbara Propagandası
İsrail'in Hasbara olarak bilinen iletişim stratejisi, uluslararası kamuoyunda sert eleştirilere konu oluyor. Bu propaganda mekanizması, İsrail'in işgal, tehcir ve soykırım tarihini şık kelimelerle paketleyerek vicdanları susturan devasa bir illüzyon makinesi olarak tanımlanıyor.
Kan Kokusunu 'Güvenlik' Söylemiyle Bastırma
Hasbara'nın temel işlevi, kan kokusunu 'güvenlik' ve 'operasyon' gibi terimlerle bastırmak olarak öne çıkıyor. İsrail'in bu iletişim hizmetleri, öncelikle Yahudileri kuşatılmış bir histeriye boğarken, aynı zamanda tüm dünyayı steril yalanların estetiğiyle uyutmayı hedefliyor. Bu süreçte, hakikate karşı körleşen birer seyirciye dönüşen kitleler yaratılıyor.
Propagandanın etkileri şu şekilde sıralanabilir:
- İşgal ve katliamların meşrulaştırılması
- Uluslararası tepkilerin manipüle edilmesi
- Gerçeklerin estetik bir ambalajla gizlenmesi
Algı Yönetiminin Derin Kökleri
Hasbara stratejisi, çocukluktan başlayarak kışlaya kadar uzanan bir algı suikastı olarak nitelendiriliyor. Bu sistem, İsrail'in şiddet eylemlerini savunmak için kullanılan bir araç haline gelmiş durumda. Dünya genelinde, bu propaganda makinesinin yarattığı etkiler giderek daha fazla sorgulanıyor ve eleştiriliyor.
Sonuç olarak, Hasbara'nın İsrail'in politikalarını aklamak için kullanılan sofistike bir araç olduğu vurgulanıyor. Bu durum, uluslararası toplumun gerçekleri görme ve adalet talep etme yeteneğini ciddi şekilde zayıflatıyor.