Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait güncel nüfus verilerini kamuoyu ile paylaştı. Yayınlanan rakamlar, ülke genelindeki nüfus dağılımının ne kadar dengesiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sanayileşme, iş olanakları ve iç göç gibi dinamikler, bazı şehirlerin nüfusunu milyonlarla ifade edilir hale getirirken, bazı iller ise nüfus azalmasıyla karşı karşıya kaldı.
Metropollerin Nüfus Yoğunluğu Artmaya Devam Ediyor
Listenin başında, beklendiği gibi İstanbul yer alıyor. Ülkenin ekonomik ve kültürel başkenti, 16 milyon barajını aşan nüfusuyla diğer tüm şehirleri geride bırakıyor. Onu, başkent Ankara ve Ege'nin incisi İzmir takip ediyor. Bu üç büyük şehir, Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünü kendinde toplamış durumda.
Listede dikkat çeken diğer şehirler ise sanayi ve turizm kenti Bursa, turizmdeki çekiciliğiyle büyümeye devam eden Antalya ve tarımsal üretim merkezi Konya oldu. Adana, Şanlıurfa, Gaziantep ve Kocaeli gibi iller de milyonluk nüfuslarıyla ilk sıralardaki yerlerini korudu.
En Kalabalık 20 İl Listesi
TÜİK verilerine göre, 2025 yılında nüfus bakımından en kalabalık 20 il şu şekilde sıralandı:
- İstanbul
- Ankara
- İzmir
- Bursa
- Antalya
- Konya
- Adana
- Şanlıurfa
- Gaziantep
- Kocaeli
- Mersin
- Diyarbakır
- Hatay
- Manisa
- Kayseri
- Samsun
- Balıkesir
- Tekirdağ
- Aydın
- Kahramanmaraş
En Az Nüfuslu İller: Sakin Hayatın Adresleri
Listenin diğer ucunda ise nüfusu 100 binin altında, hatta bazılarında 100 bine bile ulaşamayan sakin şehirler bulunuyor. Bayburt, 2025 verilerine göre Türkiye'nin en az nüfuslu ili olarak kayıtlara geçti. Onu sırasıyla Tunceli, Ardahan, Gümüşhane ve Kilis izledi.
Bu illerdeki düşük nüfusun temel sebepleri arasında, sınırlı iş imkanları, genç nüfusun eğitim ve çalışma için büyük şehirlere göç etmesi ve coğrafi koşullar gösteriliyor. Ancak bu durum, aynı zamanda doğal güzellikleri ve sakin yaşam tarzıyla öne çıkan bu şehirleri, kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için cazip bir alternatif haline getiriyor.
Sonuç: Büyüme ve Göç Dengeleri Değişiyor
TÜİK'in 2025 nüfus verileri, Türkiye'deki demografik hareketliliğin devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Metropol iller, çekim merkezi olma özelliklerini korurken, küçük şehirler nüfuslarını korumakta zorlanıyor. Bu veriler, yerel yönetimler ve merkezi hükümet için altyapı, istihdam, eğitim ve sağlık hizmetlerinin planlanmasında kritik bir yol haritası niteliği taşıyor. Nüfus dağılımındaki bu dengesizliğin azaltılması, bölgesel kalkınma politikalarının öncelikli hedefleri arasında yer almayı sürdürüyor.