İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyuna 'Kapalıçarşı Soruşturması' olarak yansıyan soruşturmada iddianame tamamlandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, daha önce verilen takipsizlik kararlarının kaldırılmasıyla genişletilen soruşturmanın iddianamesi, Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 504 şüphelinin yer aldığı 1548 sayfalık iddianamede yasa dışı bahis, siber dolandırıcılık, yatırım dolandırıcılığı, Forex işlemleri, sahte e-ticaret siteleri ve diğer bilişim suçlarından elde edilen milyarlara liralık suç gelirinin, Kapalıçarşı ve 369 paravan şirket üzerinden profesyonel bir aklama ağıyla finansal sisteme sokulduğu belirtildi. Sadece 2021-2022 yılında bu yollarla aklanan paranın dönemin kuruyla 1,5 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Yüzlerce Paravan Şirket Kuruldu
İddianamede, suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan temel mekanizmalardan birinin paravan şirket yapılanması olduğu kaydedildi. Örgüt tarafından çok sayıda kişi adına şirket kurdurulduğu, bu kişilere belirli tutarlarda ödeme yapıldığı ve şirketlerin görünürde ticari faaliyet yürütüyormuş gibi finansal sisteme entegre edildiği öğrenildi. Bu şirketler adına bankalarda hesaplar açıldığı, ödeme ve elektronik para kuruluşları nezdinde hesaplar oluşturulduğu, POS ve sanal POS altyapılarının kullanıldığı, yüksek hacimli para hareketlerine sahte ticari işlem ve fatura düzenekleriyle yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı dile getirildi.
Merkez Kapalıçarşı
Dosyanın en dikkat çeken başlıklarından birisi, Kapalıçarşı merkezli finansal dönüşüm mekanizması oldu. İddianamede, suç gelirlerinin özellikle Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz bürosu ve kuyumcular üzerinden nakde, dövize, altına veya kripto varlıklara dönüştürüldüğü değerlendirildi. Bu şirketlerin yüksek tutarlı nakit işlemlerin dikkat çekmeyeceği yapılar olarak kullanıldığı, döviz ve altın alım-satımı görünümü altında suç gelirlerinin muhasebeleştirildiği, üçüncü kişilere yapılacak nakit teslimlerin telefon veya mobil uygulamalar üzerinden organize edildiği belirtildi. Kapalıçarşı’daki bazı şirketlerin, suç gelirlerinin sistem dışına çıkarılması ve daha sonra kripto varlıklara dönüştürülmesinde kritik rol oynadığı vurgulandı.
'Yüksek Kazanç' Deyip Ana Parayı Aldılar
İddianamede Forex yatırım dolandırıcılığına ilişkin öncül suçlar da kapsamlı biçimde ele alındı. Yapılan değerlendirmelere göre mağdurlar, kendilerini 'yatırım danışmanı' olarak tanıtan kişiler tarafından telefon, sosyal medya veya dijital platformlar üzerinden yüksek kazanç vaadiyle sahte yatırım sistemlerine yönlendirildi. Başta küçük tutarlarda kazanç gösterilerek güven sağlandığı, ardından mağdurlardan daha yüksek tutarlarda para yatırmalarının istendiği, para çekmek isteyen mağdurlardan ise vergi, komisyon veya işlem ücreti adı altında ek ödemeler talep edildiği belirtildi. Bazı mağdurların, kaldıraçlı işlem gerekçesiyle sistem üzerinde zarar ettirilerek ana paralarını kaybettikleri öğrenildi.
Bahis Paraları da Sistemde
Yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin de aynı aklama sistemine dahil edildiği belirtildi. Yasa dışı bahis siteleri üzerinden toplanan paranın, üçüncü kişiler adına açılan banka hesaplarına veya paravan şirket hesaplarına aktarıldığı, bu hesaplardan parçalı transferlerle farklı kişi ve şirket hesaplarına dağıtıldığı kaydedildi. Bahis gelirlerinin çoğu zaman ATM, mobil bankacılık, internet bankacılığı, QR kod, cebe havale ve ödeme kuruluşları üzerinden dolaştırıldığı, ardından nakde, dövize, altına veya kripto varlıklara dönüştürülerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı ifade edildi.
Paranın İzini Kaybettirdiler
Ödeme kuruluşlarının suç gelirlerinin finansal sisteme dahil edilmesi ve katmanlaştırılmasındaki rolüne de iddianamede geniş yer verildi. Param, PEP, Klon, Föy/Mypayz ve diğer ödeme kuruluşları üzerinden gerçekleştirilen finansal hareketlerin incelendiği, bu yapılar aracılığıyla şirket hesapları, e-para hesapları, sanal POS altyapıları ve gerçek kişi hesapları üzerinden yoğun para trafiği gerçekleştirildiği kaydedildi. Suç gelirlerinin önce finansal sisteme sokulduğu, ardından farklı şirketler, gerçek kişi hesapları ve ödeme kuruluşları arasında dolaştırılarak kaynağından uzaklaştırıldığı belirtildi.
Kripto ile Yurt Dışına Aktardılar
İddianamenin önemli bölümü de kripto varlık transferlerine ayrıldı. Suç gelirlerinin bir kısmının gerçek kişi hesapları üzerinden kripto varlık hizmet sağlayıcılarına aktarıldığı, burada çoğunlukla USDT gibi stabil kripto varlıklara dönüştürüldüğü ve yurt dışı bağlantılı hesaplara transfer edildiği değerlendirildi. Dosyada merkez kripto cüzdanlar, kripto havuz sistemi, emanet cüzdanlar, ara hesaplar, yurt dışı kripto borsaları ve offshore finansal yapılar üzerinden suç gelirlerinin yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yöntemler anlatıldı. Bu kaynakların bir kısmının yurt dışı yasa dışı bahis sistemlerinin finansmanında kullanıldığı da iddianamede yer aldı.
Sistem Böyle Çalıştı
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun aşamaları da iddianamede ayrıntılı şekilde ele alındı. Buna göre suç gelirleri önce paravan şirketler, ödeme kuruluşları, POS cihazları, banka hesapları ve döviz büroları aracılığıyla finansal sisteme yerleştirildi. Ardından farklı şirketler, gerçek kişi hesapları, döviz işlemleri, altın alım satımı, e-pin işlemleri ve kripto transferleriyle katmanlaştırıldı. Son aşamada ise bu gelirlere, ticari faaliyet, döviz-altın işlemi, yatırım kazancı veya dijital ticaret geliri gibi gösterilip yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı vurgulandı.



