Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında, aralarında Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasının ikinci gününde duruşmalar başladı.
Duruşma salonunda tutuklu sanıklar
Tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş salonda yer aldı. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü tutuksuz sanık İlker Arslan duruşmaya katılmazken, tutuksuz sanıkların büyük bir kısmı ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
Tanık ifadeleri
Duruşmada suçtan zarar gören mağdur sıfatı ile ifade veren Muvakkaf Erdoğan, inşaat işleriyle uğraştığını belirterek, ruhsat için Büyükşehir Belediyesi'ne gittiğinde İmar Müdürü T.K.'nin kendisinden 'Belediyenin ihtiyacı var. Yardımda bulunun.' diyerek bağış yapmasını istediğini söyledi. Nakit olarak T.K.'nin odasında 250 bin lira ödeme yaptığını anlatan Erdoğan, yolsuzluk soruşturması nedeniyle hala ruhsatını alamadığını ifade etti.
Anadolu Reklam isimli şirketin sahiplerinden tanık olarak dinlenen Fethi Özel, yerel seçimlerde Muhittin Böcek için yaptıkları reklam çalışmalarının bedellerinin özel şirketler tarafından ödendiğini söyledi. Faturaları ve içeriklerini, onların talepleri doğrultusunda kestiklerini kaydeden Özel, 'Seçim döneminde sadece Muhittin Böcek ile görüştüm. Ödemeyi başkalarının yapacağını söyledi. Sonra zaten mağdur Yusuf Yadoğlu'nun muhasebecisi aradı ve ödemeyi yaptı. Geçmiş dönemlerde başka partiler için de araç giydirme için sponsor ödemeleri aldım.' diye konuştu.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi eski Başkanı Selahattin Artun da hakediş ödemeleri geldiğinde ya da gelmediğinde Muhittin Böcek'e bilgi verdiğini, Böcek ne kadar ödenmesini isterse o kadarını ilgili firmalara ödediklerini ifade etti.
Hakedişleri 2'ye, 3'e böldükleri durumların olduğunu aktaran Artun, 'Hakedişleri çok bekletmezdik. Bölerdik, zamanla öderdik. Başkan bana "şu şirkete ne kadar ödeme var ne kadar ödeme yapıldı" diye sorardı. Hakedişlerin bekletilmesinin gerekçesini söylemezdi. Zaman zaman Başkan hakedişler ile ilgili beni arar, bilgi alırdı. Her gün ne ödeme yapıldıysa, 1 lira bile ödeme yapıldıysa Başkan'a bilgisi atılırdı.' dedi.
Artun, tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek'in sık sık belediyeye geldiğini ancak bir odasının olmadığını kaydetti.
Altın alım satımıyla ilgili tanık ifadeleri
Tanık Tunahan Yazıcı da toplan altın alım satım işi yapan bir şirkette çalıştığını belirterek, Muhittin Böcek'in eski gelini Z.K.'yi tanımadığını belirtti. Kasım 2024 tarihinde kendisini arayan E.A.'nın altın ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine şirket sahibi S.İ. ile konuyu paylaştığını, aynı gün 18, sonraki gün ise 5 kilogram olmak üzere 23 kilo altını Finike Döviz'den gidip aldığını, bu işlemden dolayı Z.K.'nin hesabına para gönderdiklerini dile getirdi.
Altın işi yapan firmanın çalışanı tanık Çağlar Topçu da firmalarına altınların Finike Döviz tarafından getirildiğini ifade ederek, kendisinin sadece İstanbul'da bulunan Z.K.'ye evrakı ulaştırıp imzalattırdığını belirtti. Finike Döviz ile aralarında hurda altın alış verişi olduğunu kaydeden Topçu, 'Bütün altın, döviz girişleri kayıt altına alınır. Z.K., Finike Döviz'e altın bıraktığını telefonla yaptığımız konuşmada kabul etti.' diye konuştu.
İddianamede talep edilen cezalar
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların zincirleme suç hükümleri kapsamında 'icbar suretiyle irtikap', 'haksız mal edinme', 'nüfuz ticareti', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'iftira' suçlarından cezalandırılması istenmişti. İddianamede, Muhittin Böcek'in 'icbar suretiyle irtikap', 'haksız mal edinme' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması' suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep edilmişti.
Böcek'in, oğlunun ve gelininin mal varlığına el konulduğu bildirildi.



