İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında çok sayıda suçlama yöneltildi. İmamoğlu'nun 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, davada bugüne kadar 33 sanığın tahliyesine karar verildi.
Duruşmada İmamoğlu'nun savunması
Duruşmada söz alan İmamoğlu, suçlamaları reddederek, "Yan salonda bir casusluk davası görülüyor. En az buradaki iddianame kadar absürt ve alçakça hazırlanmış bir iddianameyle karşı karşıyayız. Hüseyin Gün, ne acıdır ki bu davada da aynı zamanda örgüt yöneticisi olarak gösteriliyor. Hüseyin Gün daha önce suskun kalmıştı. Bugün çıktı, 'Ben ne böyle bir örgütten haberdarım, ne böyle bir örgütü biliyorum, ne bir örgüte üyeyim ne de bahsi geçen suç örgütünün yöneticisiyim. Ben hayatımda beş dakika Ekrem İmamoğlu'nu gördüm ve o beş dakika tebrik ziyaretine annem vasıtasıyla geldim' diye beyanda bulundu" dedi.
Gökhan Köseoğlu'nun savunması
Kültür A.Ş. Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu ise, "Örgüte üye olduğum, Murat Ongun'un talimatıyla hareket ettiğim ve İBB iştirak şirketi Kültür AŞ'de satın alma müdür vekili, ihale şefi gibi pozisyonlarla usulsüz ihalelerde görev alarak suç örgütüne menfaat sağladığım iddia edilmiş. Birtakım ifadeler ve HTS baz kayıtları delil olarak sunulmuş. Benim Ongun ile bir tanışıklığım, görüşmüşlüğüm, sohbet etmişliğim yok, telefonla dahi görüşmüşlüğüm yoktur. Hiçbir HTS kaydım da yoktur" ifadelerini kullandı.
Köseoğlu, "2019'un sonlarıydı, Serdal Taşkın'ın odasına girip çıktığım için Reklam İstanbul firmasından bahsetti. 2019 yılı içerisinde kurulmuş bir firma. Herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığını, o yüzden ufak ufak işler verilerek şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin artırılarak büyük ihalelere katılmasını söylemişti. Reklam İstanbul'a ufak ufak işler verilerek daha sonrasında büyük hacimli işler verilmeye başlandı" dedi.
Mahkeme Başkanı'nın "Bu firmaya neden önem verdiğini ne olarak sana açıkladı?" sorusuna Köseoğlu, "Açıkçası çok fazla detay belirtmedi. Sadece önemli olduğunu söyledi. Bu şirketin aslında Nihat Sütlaç'ın olmadığını, Murat Ongun'a ait olduğunu, hatta kendisinin de sembolik nitelikte bir ortaklığının olduğundan bahsetmişti. Bir buçuk yıl içerisinde Reklam İstanbul'un Kültür A.Ş.'den almış olduğu yüklüce ihaleler oldu" yanıtını verdi.
33 sanık tahliye edildi
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, aralarında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, veri uzmanı İsmet Korkmaz, yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, şehir planlamacısı Nuri Cem Ceylan, sosyal medya danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in özel kalem müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya'nın tahliyesine karar verdi.
Davada İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Duruşma, önümüzdeki günlerde devam edecek.



