Beykoz Davasında Yeni Bilirkişi Raporu Kararı: Köseler ve Diğer Sanıkların Tutukluluğu Devam Etti
Beykoz Davasında Yeni Bilirkişi Raporu Kararı Alındı

Beykoz Davasında Kritik Gelişme: Yeniden Bilirkişi Raporu Kararı

Görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu, "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından yargılanan 3'ü tutuklu 26 sanığın davasında önemli bir karar alındı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine hükmetti.

Duruşmada Tanık İfadeleri ve Sanık Savunmaları

Mahkemenin son duruşmasına, tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar getirildi. Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının yanı sıra, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de izleyici olarak duruşmayı takip etti. Bir önceki celsede tahliye edilen, ancak daha sonra hakkında yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci de duruşma salonuna geldi.

Tanık olarak dinlenen Şükran Yıldız, 24 Ocak 2025'te destek hizmet müdürü olarak görevlendirildiğini belirterek, kendi döneminde yapılan dosyaları savcılığa sunduğunu ifade etti. Yıldız, "Birçok toplantıya katıldım. İhalesiz mal alımına dair bir toplantı yapılmadı. Bana ihalesiz mal alımı ile ilgili hiçbir dayatma olmadı." dedi.

Diğer tanık Ali Ayçiçek ise 10 Şubat 2025'te işe başladığını ve kısa bir süre Beykoz Belediyesi'nde başkan yardımcılığı yaptığını söyledi. Ayçiçek, Alaattin Köseler'i önceden tanımadığını ve tanıdıktan sonra kendisine telkinde bulunulmadığını dile getirdi.

Mahkeme Başkanından Bilirkişi Raporu Açıklaması

Mahkeme başkanı, dosyaya gelen bilirkişi raporu hakkında önemli açıklamalar yaptı. Zararla ilgili somut hesaplama yapılması için rapor hazırlanmasını istediklerini belirten başkan, "1 profesör ve 2 Sayıştay denetçisi atandı. Bilirkişi arkadaşımız savcılığa soyunmuş, savcılık iddianamesi gibi rapor sunulmuş. Biz bu rapora itibar etmeyeceğiz. Dosyayı geri aldık, bir daha o heyete vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Sanıkların Tutukluluk ve Savunma Süreçleri

Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Sanık Uğur İnci, tahliye kararından 2 gün sonra yakalama kararının geldiğini belirterek, eşinin kanser olduğunu öğrendiklerini ve 11 yaşında çocuklarının bulunduğunu söyledi. İnci, kaçma niyetinin olmadığını ve duruşmaya kendi iradesiyle geldiğini vurguladı.

Tutuklu sanık Havva Dindar da bir önceki celsede tahliye olduktan sonra hakkında yakalama kararı çıktığını ve kararın ardından teslim olduğunu ifade etti. Dindar, 1 yıldır cezaevinde olduğunu kaydederek, kendisinin ve ailesinin mağdur olduğunu savundu.

Alaattin Köseler ise savunmasında şu ifadelere yer verdi: "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir."

Mahkemenin Kararları ve Dava Süreci

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan'a erteledi.

Dava, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 402 sayfalık fezleke ile başlamıştı. Fezlekede, belediye bünyesindeki mal ve hizmet alımlarında ihalelere fesat karıştırıldığı, açıklık, eşit muamele ve rekabet ilkelerine aykırı davranıldığı iddia edilmişti. Ayrıca, birbiriyle irtibatlı firmalardan dönüşümlü teklifler alındığı ve bazı ihalelerde eksik veya hiç mal teslimi olmamasına rağmen ödeme yapıldığı belirtilmişti.

İddianamede, Alaattin Köseler'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "ihaleye fesat karıştırma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenmişti. Diğer 25 sanık hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezaları talep edilmişti.

Dava sürecinde, sanıkların tahliye edilmesi ve sonrasında yeniden tutuklanmaları gibi gelişmeler yaşanmış, üst mahkemenin kararıyla yakalama emirleri çıkarılmıştı. Mahkeme, yeni bilirkişi raporu ile davanın seyrinin değişebileceğini öngörerek süreci titizlikle yürütüyor.