Bolu'da Soruşturmada Çarpıcı Çelişkiler: Özcan ve Sarıyıldız Beyanları Birbirini Tutmuyor
Bolu Soruşturmasında Çelişkili İfadeler Ortaya Çıktı

Bolu Soruşturmasında Şaşırtan Çelişkiler: Özcan ve Sarıyıldız'ın Beyanları Birbirini Tutmuyor

Bolu Belediyesi ve Bolu Sosyal Etkinlikler Vakfı (BOLSEV) ile bağlantılı olarak yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında alınan ifadeler, şüpheli Tanju Özcan ve ekibinin beyanları arasında dikkat çekici çelişkileri ortaya koydu. Özellikle Belediye Başkanı Tanju Özcan ile BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız’ın açıklamaları arasındaki belirgin farklılıklar, sürecin nasıl işlediğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.

Toplantı Kabulü ve İnkârı Arasında Büyük Uçurum

Tanju Özcan’ın İçişleri Bakanlığı müfettişlerine verdiği ilk ifadede, market şirketleri temsilcileriyle herhangi bir toplantı yapıldığını kabul etmediği kayıtlara geçmişti. Ancak gözaltı sonrası verdiği ikinci ifadede ise, market temsilcileriyle belediye binasında bir toplantı yapıldığını ve vakfa destek istendiğini açıkça kabul etti. Buna karşılık, aynı dosyada yer alan BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı şüpheli Ali Sarıyıldız ise, bu toplantıdan ve belediye başkanının para talebinden haberi olmadığını beyan etti.

Eğer Başkan Özcan'ın iddia ettiği gibi vakfa destek amacıyla market firmaları ile bir toplantı gerçekleştirildiyse ve vakfa destek talep edildiyse, vakıfla doğrudan bağlantılı yapının başındaki isim olan Sarıyıldız'ın bu süreci nasıl hiç duymamış olabileceği sorusu akıllara geliyor. Bu durum, beyanlar arasındaki uyumsuzluğu net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Destek mi, Ticari Reklam mı? Talebin Niteliğinde Çarpıcı Farklılıklar

Dosyadaki bir diğer çarpıcı çelişki ise talebin niteliği konusunda ortaya çıktı. Şüpheli Tanju Özcan, "Vakfa destek istedik" şeklinde ifade verirken, şüpheli Ali Sarıyıldız, "Ticari reklam anlaşması yaptık" açıklamasını yaptı. Şüpheli Süleyman Can ise, “Para istemedik” diyerek tüm iddiaları tümden reddetti.

Şüpheli Özcan, maddi talebi "destek-burs-sosyal amaç" şeklindeki söylemlerle meşrulaştırıcı bir dille anlatırken, Vakıf yöneticisi konumundaki şüpheli Süleyman Can’ın aynı bağlamı anlatırken "para/bağış isteme" kısmını tamamen dışarıda bırakıp ilişkiyi salt idari-ticari bir çerçevede tutmaya çalıştığı görüldü.

Aynı sürecin üç farklı anlatımla ifade edildiği görülürken, bir taraf bağış vurgusu yapıyor, diğer taraf ticari ilişkiden söz ediyor; bir diğer isim ise doğrudan talebi reddediyor. Bu tablo, anlatımlar arasındaki uyumsuzluğu daha da belirgin hale getiriyor.

Rakam Konusunda Da Fikir Ayrılığı: 12.500 TL mi, Konuşulmadı mı?

Belediye Başkanı Özcan, toplantıda herhangi bir rakam konuşulmadığını iddia etti. Ancak Sarıyıldız ifadesinde, reklam rakamları olarak 12.500 TL + KDV teklif verildiğini ve aylık 300.000 TL’lik bir anlaşma yapıldığını belirtti. Bu durum, "Eğer toplantıda rakam konuşulmadıysa, bu tutarlar ne zaman ve kim tarafından belirlendi?" sorusunu gündeme getirdi.

Denetimlerin Rutin Olduğu İddiası ve Zamanlama Şüpheleri

Belediye yetkilileri denetimlerin rutin olduğunu savunuyor. Ancak müşteki ifadelerinde, reklam teklifinden sonra denetimlerin yoğunlaştığı ve ruhsat süreçlerinde baskı hissedildiği iddia ediliyor. Nitekim birden fazla müştekinin aynı husustan şikayetçi olması ve daha evvel gündeme gelmeyen NACE kodu meselesinin toplantıdan sonraki denetimlerde gündeme gelmesi kuşkuları artırdı. Yine ikinci denetimin sadece A101 ve ŞOK marketlerine yapılması da dikkat çekti.

Baskı İddiaları ve Karşıt Beyanlar

Birden fazla müşteki, toplantılarda şüpheli Tanju Özcan’ın market temsilcilerine baskı içerikli ifadeler kullandığını öne sürerken, şimdiye kadar ifade veren tüm şüphelilerin bu iddiaları reddetmesi bir başka dikkat çekici unsur oldu. Buna karşılık müşteki tarafında birbirini teyit eden çoklu beyanların bulunduğu ve bu durumun iddiaların tamamen göz ardı edilmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ayrıca Belediye Başkanının, kendilerini tanımadığını söylediği market firmaları ile toplu bir toplantı yapmış olması da ayrıca dikkat çekici bulundu. Tüm bu çelişkiler ve tutarsızlıklar, soruşturmanın derinlemesine incelenmesi gerektiğini gösteriyor.