CHP'de Dijital Kriz Patlak Verdi: Düşük Etkileşim, İç Baskı ve 2,1 Milyonluk Fatura İddiası
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde dijital bir kriz yaşanıyor. Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu adına açılan "Cumhurbaşkanı Aday Ofisi" isimli sosyal medya hesabının beklenen etkileşimi sağlayamaması, parti içinde ciddi rahatsızlıklara neden oldu. Kulis bilgilerine göre, bu durum hem genel merkeze hem de süreci yöneten ekiplere yönelik baskıyı artırdı.
Düşük Etkileşim ve Genel Merkeze Yönelik Sorumluluk
İddialara göre, söz konusu sosyal medya hesabının kamuoyunda yeterli karşılık bulmaması üzerine, İmamoğlu'na yakın çevreler sorumluluğu CHP Genel Merkezi'ne yükledi. Bu gelişme, parti yönetimi üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Ardından, CHP'nin resmi sosyal medya hesaplarının, bahsi geçen paylaşımlara destek vermek zorunda kaldığı öne sürüldü. Parti içindeki bu durum, "kontrol edilemeyen dijital kriz" olarak tanımlandı.
İmamoğlu ve Karabat Arasındaki Görüşmeler
Ekrem İmamoğlu'nun, yaşanan tabloyu düzeltmek amacıyla Özgür Karabat ile bir araya geldiği iddia edildi. İki ismin, sosyal medya performansı, algı yönetimi ve parti içi koordinasyon sorunlarını ele aldığı belirtiliyor. Bu görüşmeler, krizin derinliğini ve çözüm arayışlarını gözler önüne seriyor.
2,1 Milyon TL'lik Dijital Fatura İddiası
Kulislerde dolaşan en çarpıcı iddialardan biri de, sosyal medya ve anket çalışmalarıyla ilişkilendirilen danışman Kerem Yıldırım üzerinden yürütülen faaliyetlerle ilgili. İddialara göre, sosyal medya çalışmaları için aylık yaklaşık 2,1 milyon Türk Lirası fatura kesiliyor. Diğer dijital ve anket çalışmalarına ait kalemlerin tutarının ise net olmadığı ifade ediliyor.
Kerem Yıldırım'ın, çeşitli anketler yaparak genel merkeze fatura kestiği ve belediyelere giderek işler yapıp sosyal medyayı fonlamak için belediye başkanlarına baskı kurduğu biliniyor. Bu durum, parti içinde şeffaflık ve yönetim sorularını gündeme getiriyor.
Belediyeler, Bütçeler ve Algı Operasyonu İddiaları
Parti kulislerinde, Kerem Yıldırım'ın bazı belediyelerden sosyal medya çalışmaları için bütçe topladığı ve farklı hesaplar üzerinden algı yönetimi yürütüldüğü iddiaları da konuşuluyor. Bu iddiaların, parti içinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtığı ve "kim, neyi yönetiyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdığı belirtiliyor. Yaşananlar, CHP'nin dijital stratejileri ve iç işleyişi hakkında tartışmaları alevlendiriyor.
Sonuç olarak, CHP'deki bu dijital kriz, düşük etkileşimden iç baskılara, yüksek maliyetli fatura iddialarından algı operasyonu suçlamalarına kadar geniş bir yelpazede ele alınıyor. Partinin, bu sorunlara nasıl çözüm bulacağı ve dijital iletişimini nasıl yeniden yapılandıracağı merakla bekleniyor.



