İBB Yolsuzluk Soruşturmasının Kilit İsmi Ertan Yıldız Sistemin İşleyişini Anlattı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasının önemli isimlerinden, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi ve iş insanı Ertan Yıldız, İBB'de kurulan sistemin detaylarını ve işleyiş mekanizmasını kamuoyuyla paylaştı. Sistemin başında Ekrem İmamoğlu'nun bulunduğunu belirten Yıldız, İBB'de harita mühendisi olarak görev yapan Yakup Öner'in Boğaz hattındaki süreçlerden, "kasa" olarak anılan Fatih Keleş'in ise genel yapıdan sorumlu olduğunu ifade etti.
Murat Gülibrahimoğlu ve İbrahim Bülbüllü Kritik Aktörler
Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu ve İbrahim Bülbüllü'nün de sistemin kritik aktörleri arasında yer aldığını vurguladı. Yaklaşık üç hafta önce ofisinde görüştüğümüz Yıldız, teslim olma sürecinden hakkında ortaya atılan iddialara, İmamoğlu ile yaptığı "Ben artık yokum" görüşmesinden Murat Gülibrahimoğlu ile yaşadığı tartışmalara kadar birçok detayı anlattı.
İlk Tanışma 2014'te Beylikdüzü'nde Gerçekleşti
İmamoğlu'nun yanında olduğu süreçte İBB'ye ait tüm iştiraklerin yöneticisi pozisyonunda olan aslen Trabzon Sürmeneli olan Yıldız, İBB'ye girmeden önce bir şirketler grubunun ortaklığını ve 21 yıl CEO'luğunu yaptığını belirtti. İş dünyasında başarılı bir imaj çizen Yıldız, "Evim, ofislerim gibi pek çok maddi varlığım belediye öncesine aitti. Şirket merkezi ve 40 bin metrekarelik fabrikamız Beylikdüzü'ndeydi. İmamoğlu o dönem CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı'ydı. 2014 seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu. Kendisiyle bu süreçte tanışmıyorduk. Bir tanıdığımız vasıtasıyla seçim çalışmaları için fabrikaya gelerek personelle konuşmak istedi. O gün ilk kez tanıştık" dedi.
İBB'de Başkan Danışmanı Olarak Göreve Başladı
Yıldız, 2018'de şirketteki hisselerini satarak ayrıldığını ifade ederken, İmamoğlu'nun kendisini yemeğe davet ettiğini ve İBB başkanlığına aday olmasını istediklerini, böyle bir şey olursa onunla çalışıp çalışamayacağını sorduğunu anlattı. İBB'ye gelir gelmez başkan danışmanı olarak atanan Yıldız, Yiğit Oğuzduman ve Murat Ongun ile birlikte 3 danışmandan biri olduğunu belirterek, "'Sen şirket yönetiminde iyisin, iştirakler sende olsun' dedi. Kabul ettim. 28 iştirak şirketi vardı, 14 tanesi zarardaydı. 13 tanesinin vergi borcu vardı" ifadelerini kullandı.
Şirketlerin Performansında Önemli İyileşme Sağlandı
Genel müdür arkadaşlarla beraber çok çalıştıklarını, önce vergileri ödediklerini, yapılandırdıklarını, taksitlendirdiklerini ve İBB'nin ihalelerine girer hale geldiklerini söyleyen Yıldız, "2019'un sonunda sadece 4 şirket zarardaydı. Yani 2019'un ortasında 14, sonunda 4’ncü vergi borçlarını da büyük bir oranda hallettik. Kasım 2023’te istifa ettim. Ben ayrılırken sadece Metro ve Beltur zarardaydı" dedi.
İmamoğlu ile 'Ben Artık Yokum' Görüşmesi
İmamoğlu ile 2023 Ağustos- Eylül arası bir görüşme yaptığını anlatan Yıldız, "İkimiz baş başa görüştük. Ben o görüşmede, 'Yoruldum artık yokum' dedim. 'Kendi işlerimi yapmak istiyorum, beni ikinci dönemde düşünme' deyince şaşırdı. Belki frekansımız tutmuyordu ama ben çok başarılıydım. O yüzden bana bir şey diyemiyordu" şeklinde konuştu.
Suçsuz Olduğu İçin Beraat Edeceğine İnanıyor
CHP'den istifa ederek bağımsız listeden Bakırköy Belediyesi Meclis Üyeliğini sürdüren Yıldız, "CHP üyesi olarak kalmamın bir anlamı yoktu. İmamoğlu'na yakın CHP'liler bana 'Hain' diyorlar ama ben hain değilim. İmamoğlu bunları yapmasaydı, hiç bu işlere girmeseydi, bu duruma düşmezdi" dedi. Yıldız, dava başlayıp ilk ifadesini verdikten sonra meclis üyeliğinden de istifa edeceğini duyurdu.
Ekrem İmamoğlu'nun Yörüngesi Değişmişti
Ekrem İmamoğlu'nun ilk günden bu yana Cumhurbaşkanı olmak istediğini kaydeden Yıldız, "İmamoğlu'nun başından beri amacı buydu. Bir insanın amacının olması da kötü bir şey değil. Ama buna nasıl gittiğin önemli. Ben iddia ediyorum Ekrem İmamoğlu, hiç bu işlere girmeseydi şu an cumhurbaşkanının en güçlü adaylarından biriydi" değerlendirmesi yaptı.
Boğaz'da İzin Karşılığı 1 Milyon Dolar
Medya, kültür ve Cebeci maden sahası ile İBB'nin verdiği fen işleri ve yol bakım ihalelerinin kaynak yaratmada kullanılan başlıca alanlar olduğunu anlatan Yıldız, "Cebeci maden sahası Murat Gülibrahimoğlu'nun yarattığı bir proje. Burada İBB'den özel şirketlere, hatta kendi şirketlerine aldığı hafriyat izinleriyle aslında İSTAÇ'ın işletmesi gereken alanın dışarıdan bir firma tarafından işletilmesi ve kontrolsüz şekilde hafriyat dökülmesi gibi durumlar oldu" dedi.
Büyük Rant ve Kolay Para Akışı
Yıldız, "Burada çok büyük bir rant var, yıllık 150-200 milyon dolar civarında. Böyle büyük bir alanı görünce ufak tefek ihalelerle uğraşmayı bıraktılar. Mesela Boğaz'da bir yerden 1-2 milyon dolar alınıyor, iş çözülüyor. Artık ihale yapmaya, işin yapılmasını beklemeye ya da tahsilatla uğraşmaya gerek kalmıyor. Boğaz'da izin mi istiyorsun 'Ver kardeşim 1 milyon dolar' diyorlar. Adam getirip parayı çantayla veriyor. Olay bitti, bu kadar" ifadelerini kullandı.
Rahatsızlığını İmamoğlu'na Defalarca İletti
Cebeci'de ayda 10-20 milyon dolar arası para geldiğini anlatan Yıldız, "İşin rengi değişince ben rahatsız oldum. Bunu da başkana defalarca söyledim. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu'nu sisteme sokmaması gerektiğini anlattım. İmamoğlu ise 'Hayır o yetenekli bir adam önünü açmamız lazım' diyordu" dedi.
Gizli Toplantılara Katılmadığını Belirtti
Gülibrahimoğlu ile bir araya gelip kavga etmedikleri bir toplantının olmadığını vurgulayan Yıldız, "Ertan Yıldız gizli toplantılara katıldı deniyor ya. Ben hiçbir gizli toplantıya katılmadım. Ama Murat Gülibrahimoğlu bütün gizli toplantılarda vardı. Operasyondan önce 'Millete yurt dışına gidin' diyen de kendisi" değerlendirmesi yaptı.
Özgür Özel Kendisini Ziyaret Etmedi
Silivri Cezaevi'nde kaldığı 64 günlük süre boyunca İmamoğlu'nu 10 kez ziyarete gelen Özgür Özel'in kendisini bir kez bile ziyaret etmediğini anlatan Yıldız, "Bana uğrayıp geçmiş olsun demedi. Hiç uğramadı. Ben İBB'yi yöneten çok emek veren 2-3’ncü adamdan biriydim. Genel başkan yardımcıları, siyasetçilerden çok az gelen oldu. Yalnız bırakıldım ve o dönem aslında çok da bir önemimizin olmadığını anladım" şeklinde konuştu.
İtiraz Edince 'Sen Karışma' Dediler
Süreçten duyduğu rahatsızlığın 2021 itibarıyla başladığını belirten Ertan Yıldız, "İhale şartnameleri öyle hazırlanıyordu ki buraya sadece bir firma girebilirdi. Bu şirketlerin genel müdürleri de durumun farkındaydı ve rahatsızlıklarını dile getiriyorlardı" dedi.
İmamoğlu'dan 'Yapma' Notu Geldi
18 Mart günü dışarıda olduğunu 19 Mart sabahı ise polise gidip teslim olduğunu vurgulayan Yıldız, "Ben şunu düşündüm, ben masumum, niye kaçayım ki diye düşündüm. Çoluğun çocuğun burada. Malın mülkün burada. Vatanın burası. Kaçacak bir yer yok ki" şeklinde konuştu. Masum olduğuna inandığı için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını anlatan Yıldız, "İlk ifadeyi verdiğim duyulduğunda bazı insanlar bana gelmeye başladı. Üst düzey kişiler tarafından 'Bunu yapma, yaparsan dağılırlar, çok kötü duruma düşerler' dendi. 'Etkin pişmanlık kabul edilmezse sahipsiz kalırsın' denildi. Ekrem İmamoğlu'ndan gelen mesajlar oldu. 'Yapma' diyordu" vurgusu yaptı.
Soruşturma Sürecinde Kötü Muamele Görmedi
Ertan Yıldız, soruşturma sürecinde kötü muamele ile karşılaşmadığını söyledi. Yıldız, "Hem savcılık hem de cezaevi süresinde, savcılarımız ve diğer görevlilerden hep iyi muamele gördük. Son 1 yıldır yaşanan süreç, 35 yılı aşkın iş ve özel hayatımda kazandığım itibarımı ve ailemin psikolojisini çok olumsuz etkiledi. Her şey Allah'tan deyip sabır gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.



