Dünyanın en çok takip edilen sporu futbolun küresel patronu FIFA, son yıllarda sıklıkla politik dengelerle, rüşvet skandallarıyla, çıkar çatışmalarıyla ve yıpranan kurumsallığıyla anılıyor. Ancak kurumun içine sürüklendiği bu sarmalın kökleri 50 yıl öncesine dayanıyor. ABD, Kanada ve Meksika ortaklığında düzenlenen 2026 Dünya Kupası, skandallar ve oyunu değiştiren kurallarla sona erdi. Turnuvaya damga vuran olaylar arasında ABD Başkanı Trump'ın kırmızı kart gören bir futbolcunun cezasını FIFA Başkanı Infantino'yu arayarak askıya aldırması ve Arjantin lehine VAR kararları yer aldı.
FIFA'nın Yapısı ve Gelirleri
FIFA, İsviçre Medeni Kanunu'nun 60. maddesine göre dernek statüsünde kurulmuş, kar amacı gütmeyen küresel bir kuruluştur. 211 üye ülke federasyonundan oluşur. En yüksek organı FIFA Kongresi'dir; tüzük değişiklikleri, Dünya Kupası ev sahiplerinin seçimi ve başkanın seçilmesi Kongre'nin yetkisindedir. FIFA Konseyi ise 37 üyeden oluşan stratejik ve gözetim organıdır.
FIFA'nın 2023–2026 döngüsü içinde toplam gelir bütçesi tam 13 milyar dolar. Gelirlerin yüzde 45-50'si televizyon yayın haklarından, yüzde 25-30'u pazarlama ve sponsorluk haklarından, yüzde 10-15'i lisans haklarından ve yüzde 5-10'u bilet satışlarından elde ediliyor. FIFA, 'kar amacı gütmeyen' sıfatıyla vergi avantajlarından yararlanıyor; 2011-2014 döneminde sadece 75 milyon dolar vergi ödedi.
Seçim Sistemi ve Yaptırım Gücü
FIFA içindeki tüm demokratik süreçler "Tek Ülke, Tek Oy" ilkesine dayanır. Başkanlık adaylığı için adayın seçimden önceki 5 yılın en az 2'sinde aktif olarak futbolda görev yapmış olması ve en az 5 üye federasyonun desteğini alması gerekir. Aday, Bağımsız Yönetişim, Denetim ve Uyum Komitesi tarafından "Dürüstlük ve Uygunluk Testi"nden geçmek zorundadır. Bu kural, 2015 yılındaki yolsuzluk operasyonlarının ardından 2016'da tüzüğe eklendi.
FIFA, üye federasyonlar üzerinde mutlak bir yasal üstünlüğe ve yaptırım gücüne sahiptir. Hükümetlerin federasyon yönetimlerine müdahale etmesi durumunda FIFA, o ülkenin üyeliğini askıya alır. Geçmişte Nijer, Kuveyt ve Endonezya'da bu madde uygulandı. Ayrıca FIFA, yerel yönetimi feshederek kendi atadığı geçici bir kayyum kurma gücüne sahiptir.
50 Yıllık Yozlaşma: Havelange Dönemi
FIFA üzerindeki mali ve siyasi bulutlar, Brezilyalı futbol adamı Havelange'ın FIFA Başkanı olduğu 1974 yılından itibaren başladı. Havelange'ın seçimleri kazanmasında Adidas'ın mali gücünü arkasına alarak delegelere rüşvet dağıttığı iddiaları yaygın bir görüş. 1982 Dünya Kupası'nın 16 takımdan 24 takıma çıkarılması da Havelange'ın federasyonlar içindeki desteğini artırdı.
1993 yılında Pele, Brezilya Futbol Federasyonu Başkanı Teixeira'yı yolsuzlukla suçladı. Teixeira, Havelange'in damadıydı. Havelange, Pele'nin 1994 Dünya Kupası kura çekimine katılmasını yasakladı. 1998'de Havelange, 24 yıl görev yaptıktan sonra FIFA Başkanlığından ayrıldı.
Havelange döneminde International Sport and Leisure (ISL) adlı spor pazarlama şirketi, 1989'dan 2001'e kadar spor yetkililerine 230 milyon dolar 'kişisel komisyon' ödedi. Şirket 2001'de iflas etti. Havelange'ın Sicuretta adlı paravan şirket aracılığıyla 50 milyon dolar rüşvet topladığı iddia edildi.
Blatter Dönemi ve ABD Soruşturması
Havelange'in ardından FIFA koltuğuna Sepp Blatter oturdu. Blatter, göreve gelir gelmez ülke federasyonlarına 2 milyar dolarlık bir fon devreye soktu; bu fonun oy satın almak amacı taşıdığı öne sürüldü. 2002'de FIFA Genel Sekreteri Zen-Ruffinen, Blatter'ı yanıltıcı muhasebe uygulamalarıyla suçlayan 30 sayfalık bir dosyayı medyayla paylaştı.
27 Mayıs 2015'te ABD Adalet Bakanlığı, FIFA'nın yedi yöneticisini 20 yılı aşkın süre boyunca 150 milyon dolar rüşvet almakla suçlayan 47 maddelik iddianameyi açıkladı. Sanıklar Zürih'te tutuklandı. Soruşturma kapsamında eski CONCACAF Başkanı Jack Warner ve diğer üst düzey yetkililer suçlandı. Blatter, beşinci dönem için seçildikten üç gün sonra istifa etti.
FIFA Etik Kurulu, Blatter ve Platini'ye 2011'de yapılan 2 milyon dolarlık ödeme nedeniyle sekiz yıl men cezası verdi. Soruşturma, Blatter ve yardımcısı Valcke'nin 2010 ve 2014 Dünya Kupaları için birbirlerine toplam 80 milyon dolarlık prim ödediğini ortaya çıkardı.
Dünya Kupası Ev Sahipliği Skandalları
2006 Almanya ev sahipliği için Alman adaylık komitesinin Asyalı delegelere rüşvet amacıyla 6,7 milyon Euro'luk gizli fon oluşturduğu ortaya çıktı. 2010 Güney Afrika Dünya Kupası seçim sürecinde, Güney Afrika hükümeti Jack Warner ve Chuck Blazer'ın oylarını garantilemek için 10 milyon dolar rüşvet verdi.
2018 ve 2022 ev sahipliği seçimleri ise FIFA tarihinin en büyük yolsuz seçimlerinden biri oldu. 2 Aralık 2010'da yapılan ikiz oylamayla 2018 Rusya'ya, 2022 Katar'a verildi. Oylamadan 9 gün önce Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Katar Veliaht Prensi ve UEFA Başkanı Platini ile gizli bir yemek yediği ortaya çıktı. Platini'nin ABD yerine Katar'a oy verdiği, karşılığında Katarlıların PSG'yi satın aldığı ve Fransa'dan savaş uçağı aldığı belgelendi. FIFA Yürütme Komitesi'ndeki 24 üyenin yarısından fazlasının Katar'dan rüşvet aldığı ortaya çıktı.
2026 Dünya Kupası ve Siyasi Müdahale
2026 Dünya Kupası'na Trump yönetiminin vize politikaları damga vurdu. Somali kökenli hakem Omar Artan'a vize verilmedi. Irak Milli Takımı oyuncusu Aymen Hüseyin, Şikago Havalimanı'nda 7 saat sorgulandı. İran Milli Takımı'nın 13 kişilik idari ve teknik kadrosuna vize verilmedi; takım Meksika'da konaklayıp maç günleri ABD'ye seyahat etmek zorunda kaldı. FIFA tüm bu süreçlerde hiçbir aksiyon almadı. FIFA Başkanı Infantino, Trump'a FIFA Barış Ödülü verdi ve FIFA ofisini Trump Tower'da açtı.
ABD-Bosna Hersek maçında kırmızı kart gören ABD'li futbolcu Balogun'un cezası, Trump'ın Infantino'yu aramasıyla 1 yıl ertelendi. Ayrıca FIFA, ABD talebiyle tarihte ilk kez 'su molası' uygulaması başlattı.
FIFA'nın son 50 yılında sadece 3 başkan yer alıyor: Havelange, Blatter ve Infantino. Kurum, siyasetin, lobiciliğin ve sponsorların şekillendirdiği bir çıkar ağına dönüşmüş durumda.



