Antalya Rüşvet İddianamesinde Bomba İfade: 10 Milyon TL ve Daire Hediyesi İddiası
Rüşvet İddianamesinde Bomba İfade: 10 Milyon TL ve Daire

Antalya Rüşvet İddianamesinde Çarpıcı İfadeler: 10 Milyon TL ve Daire Hediyesi İddiaları

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olarak yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tamamlanan 702 sayfalık iddianame, adli süreçte önemli gelişmeleri ortaya koydu. İddianamede, şüphelilerden iş insanı Halil Tolga Ayvazoğlu'nun 10 Aralık 2025 tarihli ek ifadesine yer verildi ve bu ifadede çarpıcı iddialar yer aldı.

İş İnsanı Ayvazoğlu'nun Bomba İddiaları

Halil Tolga Ayvazoğlu, ifadesinde Muhittin Böcek'in kendisiyle yaptığı görüşmelerde, Ali Mahir Başarır'ın belediye başkan adaylığı sürecinde destek verdiği için ona teşekkür amacıyla bir hediye vermek istediğini belirtti. Ayvazoğlu'na göre, Böcek bu kapsamda kendisinden bir daire talep etti ve "Dairenin parasını da ben sana öderim" şeklinde bir teklifte bulundu.

Ancak Ayvazoğlu, bu talebi yerine getirmediğini ve kendisiyle Böcek arasında herhangi bir daire satışının gerçekleşmediğini ifade etti. Bununla birlikte, Ayvazoğlu'nun iddialarına göre, Muhittin Böcek daha sonra başka bir kişiden daire alarak Ali Mahir Başarır'a verdiğini kendisine söyledi.

10 Milyon TL'lik Nakdi Yardım İddiası

İddianamede yer alan ifadelere göre, Halil Tolga Ayvazoğlu ayrıca Muhittin Böcek'in 2024 yerel seçimlerinden sonra Ali Mahir Başarır'a 10 milyon Türk Lirası verdiğini öne sürdü. Bu nakdi yardımın, Başarır'ın adaylık sürecindeki desteğine karşılık olarak yapıldığı iddia edildi.

Ayvazoğlu'nun bu ifadeleri, soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin en dikkat çeken bölümlerinden birini oluşturuyor. İfadeler, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının boyutunu gözler önüne sererken, adli sürecin derinlemesine incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Soruşturmanın Kapsamı ve Beklentiler

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik bu kapsamlı soruşturma, "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlamasıyla şüphelileri hedef alıyor. 702 sayfalık iddianamenin tamamlanmasıyla birlikte, yargı sürecinin hızlanması ve iddiaların mahkeme önünde netleşmesi bekleniyor.

Bu gelişmeler, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularını yeniden gündeme taşırken, ilgili tarafların savunmaları ve yargı kararları merakla takip ediliyor. İddianamedeki ifadelerin doğruluğunun mahkeme sürecinde kanıtlanması, hem adalet mekanizması hem de kamuoyu açısından büyük önem taşıyor.