Eski A Milli Futbol Takımı ve Fenerbahçe teknik direktörlerinden Ersun Yanal, ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2026 Dünya Kupası'nda mücadele edecek ay-yıldızlı ekibe güvendiğini ifade ederek, "2002'deki sürprizi bu takım da yaparsa şaşırmam" dedi.
Yanal: Gruptaki En Favori Takım Biziz
Yanal, milli takımın Dünya Kupası serüveni öncesinde yaptığı açıklamalarda, "Gruptaki en iyi ve en favori takım biziz. ABD kendi ülkesinde ve seyircisi önünde oynayacak ama bunu çok önemsemiyorum. Grup, Avustralya, Amerika ve Türkiye arasında geçecek diye düşünüyorum. Avustralya'ya 'hadi canım' diyen olabilir ama bu takımlar çok mücadele eden, çok koşan takımlar. Top rakipteyken rakibi oynatmayacak oyunu çok iyi organize ediyorlar. Takım olarak çok iyi daralabiliyorlar, alanları çok iyi kapattıkları için toplu oynamayı zorlaştırıyorlar ve kazandıklarında çok hızlı hücum yapabiliyorlar. Çok büyük yeteneğe de gerek kalmıyor." ifadelerini kullandı.
Bazı özel takımların (İspanya, Fransa gibi) alan daraltma ve baskıya rağmen oyunu halledebildiğini belirten Yanal, "Ama burada İspanya - Fas maçını hatırlatacağım. İspanya'nın Harry Kane gibi bir santrforu olsaydı o gün çok rahat farka gidebilirdi ama kazanamadı. Dolayısıyla savunmayı iyi yapabilen takımlar sürpriz yapabilir. Bu grup Türkiye'nin savunma yaparak çıkacağı bir grup değil, tam tersi rakipler Türkiye'ye bunu yapacak. ABD ve Avustralya maçlarında top bizde olacak. İşte o zaman topu rakip kazandıktan sonra geçişi iyi oynamak gerekiyor. Ondan sonraki maçlar daha rahat olacak. 'Box to box' oynanacak maçlarda Türkiye'nin avantajı çok fazla. İyi özelliklerimiz ve silahlarımız var: şutör, oyunun kırılabilecek noktalarında yaratıcı pas yüzdeleri yüksek, sürpriz, savunma arkası ve arası topla buluşacak zeki oyuncularımız var. Türkiye'nin şansı yüksek takımlardan biri olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Favoriler ve Sürpriz Takımlar
Fransa, İspanya, Brezilya, Arjantin ve Portekiz gibi takımların favori olduğunu belirten Yanal, "Son şampiyon Arjantin son turnuvadan bu yana çok büyük değişiklik ya da yıldız bir oyuncu ilave etmedi. Messi'nin etrafında ne kadar daha toplanır? O ne kadar daha bir turnuvaya dayanır? Onları çok bu kategoriye sokmuyorum. Turnuvada sürpriz yapabilecek takımlar var, Kore gibi. Atletizmi çok güçlü takımlar her şeyi yapabilir, sürpriz yapabilir ya da bir takımı sürpriz bir şekilde eleyebilir. Hırvatistan eski gücünde değil. İngiltere yine sürprizlerin ve acıların takımı diyebilirim. Kupanın bu takımlar üzerinde döneceğini düşünüyorum. Bunların dışında biz sürpriz yapabilir miyiz? Yapabiliriz. Kadromuz kötü değil. 2002'deki sürprizi bu takım da yaparsa şaşırmam. Tek endişem, güçlü bir santrfor profiliyle olsaydık umut daha farklı olurdu. Deniz var, hoca oynatır mı oynatmaz mı, faydalanır mı faydalanmaz mı... Kerem'in sanırım bir problemi var, umarım iyileşir. O da grup maçlarında hücumda çok etkili oldu." ifadelerini kullandı.
Montella ve Takım İçi Uyum
Milli takımdaki oyuncuların teknik direktör Vincenzo Montella'ya büyük saygı duyduğunu aktaran Yanal, "Montella da buna uyum sağlamış bir teknik direktör. Ülkemizde çalıştı, Anadolu'da çalışması büyük avantaj oldu çünkü herkesi tanıdı, gördü ve oyuncuyla kurduğu ilişki çok iyi. Oyuncular hocalarına saygı duyuyor, oynayıp oynamamaları konusunda sıkıntı çekmiyorlar. Uzun zaman sonra bu ahengi yakalamış milli takım umarım iyi sonuçlarla dönüp ülkeyi mutlu etsin." şeklinde konuştu.
Santrforsuz oynamanın turnuvalarda çok zor olduğunu vurgulayan Yanal, "Turnuva oyunu oturtmak çok zordur. Geçmişte turnuva oyunuyla Dünya Kupası'nda neredeyse final oluyorduk. O günden bugüne değişen ne oldu? Oynayacağımız takımlar inanılmaz güçlü atletik yapılara sahip. Bunu geçen Dünya Kupası'nda bize Avustralya ve ABD gösterdi. Atletizm yetenekleri çok yüksek, grubumuzda 90 dakika rakibi oynatmama konusunda çok iyi olan iki takım. Top ayağımızdayken ne kadar kaliteli oynayacağımız, topu rakibe verdiğimizde ne kadar süratli ve dikine oynayacağımız performansımızı belirleyecek. Top rakipteyken ve kazandığımız anda çok hızlı oynayacağımızı düşünüyorum. Takımdaşlık konusunda uzun süre sonra ilk defa bu kadar iyi bir ekip yakalandı, bunda Hakan Çalhanoğlu gibi oyuncuların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Avrupa'da yetişti büyüdü ama Türkiye'deki bağları çok güçlü. Takımdaşlık için en büyük güç oradan başlıyor. Birlikte olmaktan ve oynamaktan keyif alan bir takım olduk. Bizim atletizmimiz de kötü değil. Rakiplere göre yüksek, alternatiflerimiz var, savunmadaki oyuncularımız hem hücum hem savunmayı iyi yapabilecek isimler. Savunma özellikle orta sahalar fazla, umarım stoperler de buna katılır. Üç kalecimiz de birbirini aratmayacak seviyede. Umudumuz iyi sonuçlar alınması, bugünü geçmek gerekiyor ama bence bugünden sonra her zaman kupada olmak gerekiyor." dedi.
Aday Kadroda Eksik Yok
Montella'nın aday kadroyu olması gerektiği gibi oluşturduğunu dile getiren Yanal, "Şu anda aday kadroda bence eksik yok. 'Milli takımımıza şu oyuncu gelmedi' diyebileceğimiz bir oyuncu ben söyleyemem. Turnuva boyunca oynayan oyuncuların hepsi kadroda, hatta ilaveler var. Deniz son dönemde katıldı, belki bu turnuvada farklı bir çıkış yapabilir. Uzun zaman sonra Ozan döndü, umarım sakatlık yaşamayız. Stoper konusunda umarım sakatlık yaşamayız çünkü 3-4 stoperimiz var ama zaman zaman sıkıntı çekebiliyoruz. Onun dışında çok büyük sıkıntı çekeceğimizi düşünmüyorum. Tabii Arda gibi özel bir oyuncu var, burada değişik bir yıldızlığa soyunabilir. Kenan için de aynı şeyi söylerim ama sakatlık durumunu tam bilmiyorum, umarım iyidir. Hakan Çalhanoğlu fark oluşturacak, turnuvanın en iyi şutörlerinden biri, çok sürpriz ve hafızalardan silinmeyecek belki bir golü olabilir. Yani ben umutluyum." ifadelerini kullandı.
24 Yıl Beklemenin Sebebi
Türk Milli Takımı'nın şampiyonalarda sürekli yer alması gerektiğine vurgu yapan Yanal, "Milli takımla ilgili değerlendirme yaparken 24 sene geriye gitmek gerek. Bir kuşak yakalamıştık: 1996, 2000 ve 2002. İlk defa Avrupa Şampiyonası'na katılmıştık, arkasından o kadronun çekirdeğini oluşturan Galatasaray UEFA Kupası'nda başarılı oldu ve ardından 2002 Dünya Kupası geldi. İyi bir jenerasyondu ve ondan sonra 24 yıl geçmesi gerekti. Aslında oturup düşünmek gerek: neden 24 sene bekledik? Çok şükür 24 yıl sonunda gidildi ama bundan önce neden gidemedik? Şimdi geldik, ne yapacağız ve bundan sonra ne olacak? Tekrar iyi bir jenerasyon elimizde var ve buraya iyi sonuçlar alarak ve iyi oynayarak katıldık. İyi bir kuşak geldi. Bu iyi kuşağın sonlarına gelen oyuncular var, alttan da Arda gibi birkaç oyuncu geldi. Bu kuşakları sürekli hale getiremediğimiz sürece hep böyle konuşuruz. En büyük derdimiz, bu kuşağı sürekli hale getirecek organizasyon yapmak. Organizasyon konusunda çok büyük eksiklerimiz var. Ülke dışında yaşayan oyuncularımızın etkisi büyük oluyor. Ama şu anda birkaç oyuncumuz Türkiye'den çıktı, onlar katıldı. Bunu sürekli hale getirmek ve yeni oyuncular çıkarmak en önemli felsefemiz olmalı. Bu eksiğimiz yüzünden 24 sene bekledik, bir daha 24 sene beklemeyelim, oyuncu üretelim." dedi.
Çok uzun aralarla yıldız oyuncular üretebildiğimizi dile getiren Yanal, "Arda çok özel bir oyuncu. Fenerbahçe'de başladığında spekülasyonlarla savaşmak zorunda kaldı. Ben hep şunu söylerim: erken başla, geç özelleş. Bu konuda Fenerbahçe de acele etti, Arda'yı biraz daha sindirebilirdi. Ama çıkış olarak çok iyi bir yere gitti. Umarım bu yeni sezonda o çıkış ve devamlılık sürer. Önemli, özel bir oyuncu, oyunu aklıyla oynayabilen, oyun aklı oluşturabilen bir oyuncu. Umarım sakatlık yaşamaz. Bu genç oyuncuların olgunlaşma seviyesine geldiği andır Arda'nın bulunduğu yer. Onu Avrupa Şampiyonası'ndan ilk katılan Mbappe'nin özelliklerinde görüyorum; o dönemde tam çıkış yakalamıştı ve Fransa Avrupa Şampiyonu olmuştu. Şimdi aynı şeyi bizim için Arda yapar mı? Yapma şansı çok yüksek. Özel bir oyuncu." değerlendirmesinde bulundu.
Arizona Kampı ve Sıcaklık
Milli takımın ana kamp merkezi Arizona'nın sıcaklık dezavantajı oluşturup oluşturmayacağı sorusuna Yanal, "Arizona'da bir hatıram var. TFF'de gelişim direktörlüğü yaparken 17 Yaş Altı Milli Takım ile şimdi kalacakları otel ve tesislerde kamp yaptık, turnuvaya katıldık. Hakan Çalhanoğlu da o takımdaydı. Rahmetli Ahmet ve Okay Yokuşlu da vardı. İyi bir takımdık. Aynı yerdeler. Sıcak zor ama çok olumsuz etki olacağını düşünmüyorum. Bunu halledebilecek protokollerimiz var. Bilimsel çalışan bir ekip de var. Herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." yanıtını verdi.
Ligin Kalitesi
Türkiye ve dünyadaki önemli ligleri yakından takip ettiğini dile getiren Yanal, "Ligimizin daha kaliteli olması için gerekli tedbirler alınmalı. Ekonomik, fiziksel, statlar, güvenlik, hakemler, her şeyin iyi revize olması gerekiyor. Çünkü futbolun güzelliklerinin karşılığında yaşadıklarımızı ülke olarak düzeltmeliyiz. Bunun sonuçlarını hak etmiyoruz. Avrupa'daki 5 ligin içine katabilecek büyüklüğe ve güce sahip olmalıyız." ifadelerini kullandı.



