Gençlerbirliği Spor Kulübü'nde, Başkan Arda Çakmak'ın göreve gelir gelmez kulübe bağışladığını açıkladığı 1 milyon euro tutarındaki paranın gerçek kaynağı ve statüsü netlik kazandı. Yönetim Kurulu'ndan edinilen bilgilere göre, bu para hibe veya bağış olarak değil, kulübe verilmiş bir borç olarak kayıtlara geçti.
Yasaya Aykırı Borç ve TFF Alacağı Ödemesi
Konuyla ilgili en dikkat çeken detay ise, Türk Spor Hukuku'na göre genel kurul izni olmadan kulübe borç verilmesinin hukuka aykırı olması. Buna rağmen Çakmak'ın bu hamlesi, kulüp içinde ve taraftar camiasında büyük tartışmalara yol açtı. Mali sıkıntılar yaşayan kulübün, bu parayı borç olarak aldığı belirtildi.
Skandal bununla da sınırlı değil. Edinilen bilgilere göre, kulüp yönetimi Türkiye Futbol Federasyonu'ndan (TFF) alacaklı olduğu 30 milyon TL'yi de ön ödemeli olarak tahsil etti. Bu kaynağın da kulübün borçlarının kapatılmasında kullanıldığı öğrenildi. "Hibe" olarak lanse edilen paraların perde arkasında bir borç skandalının olduğunun anlaşılması, camiada yönetime karşı tepkilerin artmasına neden oldu.
Seçim Öncesi 700'e Yakın Naylon Üye İddiası
Skandalın bir diğer boyutu ise kulüp üyelikleriyle ilgili. Yönetimin, 17 Ocak'ta yapılacak seçimli olağanüstü genel kurul (OGG) kararı almasının hemen ardından, yaklaşık 700 yeni üye kaydı yapıldığı iddia edildi. Kulüp çevrelerinde, bu üyeliklerin söz konusu genel kuruldaki oylamayı etkilemek amacıyla yapıldığı yönünde güçlü yorumlar yapılıyor.
Oysa spor mevzuatına göre, seçimli genel kurul kararı alındıktan sonra yeni üyelik kaydı yapılması açıkça hukuka aykırı bir durum teşkil ediyor. İddialara göre, bazı üyelik defterlerinde bu yeni kayıtlar için önceden boş sayfalar bile bırakılmıştı.
Eski Üyeler Askıya Alındı mı?
Yalnızca tartışmalı yeni üye kayıtlarıyla da kalınmadı. Kulüp içindeki konuşmalara göre, yönetim bazı eski üyelerin üyeliklerini askıya alarak, onların 17 Ocak'taki genel kurulda oy kullanmalarını engelleme yoluna gitti. Bu hamle, yönetimin genel kurul sonucunu garantilemeye yönelik sistematik bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Tüm bu gelişmeler, Gençlerbirliği'nde yönetim ve mali konularda ciddi bir şeffaflık krizi yaşandığını gözler önüne seriyor. Taraftar grupları ve kulübün duayenleri, yaşananları şiddetle kınıyor ve hesap sorulmasını talep ediyor. Sürecin, spor hukuku çerçevesinde incelenmesi bekleniyor.