Galatasaray'ın milli futbolcusu Yunus Akgün, HT Spor muhabiri Çağatay Çelik'in sorularını yanıtladı. 29 Temmuz 2026 tarihli özel röportajda Akgün, yeni sezon hedeflerinden Dünya Kupası'ndaki hayal kırıklığına, Okan Buruk'un etkisinden gençlik yıllarındaki kritik anına kadar birçok konuda samimi açıklamalar yaptı.
Üst Üste 5. Şampiyonluk Hedefi
Akgün, Galatasaray'ın üst üste dördüncü şampiyonluğunun ardından beşinciyi kazanma arzusunu dile getirdi: "Üst üste şampiyonluk, ayrıca Avrupa'da önemli işler yapmak gerçekten kolay değil. Burada Sayın Başkanımız, yönetimimiz, hocamız, ekibimiz ve arka planda çalışanlarımız gerçekten çok büyük bir emek harcıyor. Bunun karşılığında şampiyonluk almak da bizi çok daha mutlu ediyor. Şimdi gerçekten önümüzde tarih yazmak için bir fırsatımız var: 5. şampiyonluk. Bunun için en iyi şekilde hazırlanıyoruz. İnşallah bu sene de şampiyon olup camiamıza, taraftarımıza üst üste 5. şampiyonluğu armağan etmek istiyoruz."
Dünya Kupası Hayal Kırıklığı ve Kamp Şartları
Milli takımın 24 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası'nda grup aşamasında elenmesine değinen Akgün, "Giderken ne kadar mutlu gittiysek, dönerken de bir o kadar üzgün döndük. Gerçekten 24 yıl sonra bunu biz başarmıştık ama istediğimiz gibi olmadı. Hayal kırıklığına uğradık, ülkemizi de uğrattık. Bunun üzüntüsünü çok büyük yaşadık. Benim beklentim, yani hiçbir oyuncumuzun beklentisi bu yönde değildi ama maalesef futbolda bunlar var. İyi bir şekilde bitiremedik ama genç bir takımız, yetenekli bir takımız. Önümüzde daha turnuvalar var. Bu turnuvayı unutturmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız" ifadelerini kullandı.
Kamp yeriyle ilgili zorlukları anlatan Akgün, "Gerçekten bizim kamp yaptığımız yer inanılmaz derecede sıcaktı. 45 dereceleri falan görüyorduk. Hiçbir şekilde dışarıda vakit geçiremiyorduk. Antrenmana gitme süremiz çok uzundu; 40-45 dakika her gün antrenmanlara gidiyorduk. Aşırı bir sıcak vardı. Zaten maça gitmek için şehir değiştiriyorduk. Oradan 2-3 saatlik, hatta 5 saat süren uçuşlarımız da oluyordu. Tabii ki bunlar bahane değil ama bizim dezavantajımız diğer takımlara göre daha fazlaydı bence" dedi.
Sezon Hazırlıkları ve Form Durumu
Yeni sezon hazırlıklarını değerlendiren genç yıldız, "Hazırlıklarımız güzel gidiyor, yorucu. Ayrıyeten saha dışında da güzel eğleniyoruz, güzel vakit geçiriyoruz. Burası da bize uğurlu geliyor, burayı da oyuncular olarak çok seviyoruz. Dediğim gibi, hazırlıklarımız güzel gidiyor. Tabii ki fiziksel olarak %100'ümüzde değiliz. Hazırlık kampı bu; kendimizi fiziksel olarak geliştiriyoruz, maçlar oynuyoruz. Şimdi burada iki maç oynadık. Tabii ki sonuçlar istediğimiz gibi olmasa da fiziksel olarak kendimizi yukarıya çekmeye çalışıyoruz. İstanbul'a döndüğümüzde de iki tane maçımız olacak. Ama lig başladığında %100 hazır olacağız ve sezona çok iyi başlamak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Galatasaray'a Geliş ve Çocukluk Hayali
2008 yılında Galatasaray altyapısına katıldığını hatırlatan Akgün, "Gerçekten bu anın hayalini her zaman kuruyordum; arkadaşlarımla, kendimle, ailemle... O zaman nişanlım da vardı. Her zaman bunun hayalini onlarla beraber, arkadaşlarımla beraber kuruyordum. Şimdi de bu hayali yaşıyorum. Çok büyük sorumluluklar var, bunun bilincindeyiz. Ama dediğim gibi, hayalimi yaşadığım için çok mutluyum, çok gururluyum. İnşallah Galatasaray formasıyla nice şampiyonluklar, nice başarılar kazanmak nasip olur bana" dedi.
14 Yaşında Kalp Sorunu: Kırılma Anı
Kariyerindeki en önemli kırılma anını paylaşan Akgün, "Bir kaç kırılma anı var ama bence en önemli kırılma anı 14 yaşındayken yaşandı. Çok fazla kişi belki bilmez. Ben o zaman U14'te oynarken 2-3 arkadaşımla sağlık kontrolüne gitmiştik. Orada, Galatasaray Kulübü'nden bağımsız bir hastanede, bir kalp sorunuyla karşılaşmıştım. Bana 'oynar' raporu vermemişti. Ondan sonra tabii orada çocuğum. Ailem ve ben hayal kırıklığına uğradık. O süreçte 3-4 ay forma giyememiştim ve çok üzgündüm. Burada özellikle babam bana çok yardımcı oldu. Çok üzülmüştüm. Çünkü 14 yaşındasın, Galatasaray forması giyiyorsun ve o anda kalp sorunundan dolayı 3-4 ay giyemiyorsun, 'oynar' raporu alamıyorsun. Bu çok büyük bir şey. Ama o süreçten sonra Galatasaray Kulübü ve ailem konuştuktan sonra bir şekilde yolunu bulup devam etmiştim. O kırılma anı benim için çok önemliydi. Kulüpten ayrılabilirdim çünkü. O anda gerçekten devam etmem, hayatımdaki önemli kırılma anlarından biri olabilir" ifadelerini kullandı.
Okan Buruk ve Şampiyonlar Ligi
Teknik direktör Okan Buruk hakkında övgü dolu sözler söyleyen Akgün, "Okan Hoca, futbolculuk kariyerinde de şimdi hocalık kariyerinde de gerçekten tarih yazıyor. Beraber tarih yazıyoruz ve kendisiyle beraber çalıştığım için çok mutluyum. Okan Hoca'nın bana oyun anlamında ön alan baskısını gerçekten çok geliştirdiğini düşünüyorum. Takım olarak da bunu çok iyi yaptığımızı düşünüyorum. Bu konuda bana çok katkısı oldu. Zaten üst seviyede, Şampiyonlar Ligi'nde de özellikle evimizde oynadığımız maçlarda bence ön alan baskısında çok iyi maçlarımız var. Bu konuda hocayı söyleyebilirim... Hocanın bana verdiği ön alan baskısı konusundaki katkısını söyleyebilirim. Ayrıyeten oyuncularla ikili ilişkileri çok iyi olduğu için oyuncuya özgüven depoluyor, bu özgüveni sana veriyor. Sahada bunun için sorumluluk alabiliyorsun, rahat bir şekilde" dedi.
Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool ile eşleşmek istediğini belirten Akgün, "Şampiyonlar Ligi seviyesinde rakip çok önemli değil. Çünkü bütün takımlar çok iyi. Liverpool'u evimizde iki kez yenmiştik ama deplasmanda yenilmiştik. Belki Liverpool'u bir daha isteyebilirim. Ama dediğim gibi, rakip ayırmıyorum. Kim gelirse gelsin, biz elimizden geleni yapacağız. Gol yemeden iki maçta da 1-0 yenmek kolay bir iş değildi, biz bunu başardık. Deplasmanda tabii ki istemediğimiz bir sonuç almıştık. Ama inşallah bakalım, bu sene karşılaşırsak tekrardan öcümüzü belki alırız" şeklinde konuştu.
Soru-Cevap: Takım Arkadaşları
Röportajın sonunda takım arkadaşlarıyla ilgili soruları yanıtlayan Akgün, en sessiz oyuncunun Victor Nelsson, en komiğin Metehan Baltacı, en telaşlının Barış Alper Yılmaz, en çalışkanın Abdülkerim Bardakcı ve en uykucunun kendisi olduğunu söyledi.



