Amazon'da 400 Devasa Yapı Keşfedildi: 3 Milyon İnsanın Gizli Yuvası
Amazon'da 400 Devasa Yapı Keşfedildi: 3 Milyon Kişi

Amazon yağmur ormanlarında lazer tarama teknolojisiyle yapılan keşif, insanlık tarihine ışık tutuyor. LiDAR sistemi sayesinde MÖ 600 ile MS 850 yılları arasında bölgede yaşamış Aquiry uygarlığına ait 400 toprak yapı gün yüzüne çıkarıldı. Bu yapıların yaklaşık 3 milyon insana ev sahipliği yaptığı hesaplanıyor.

Ormanın Altındaki Antik Şehirler

Yoğun bitki örtüsü nedeniyle binlerce yıldır gizli kalan yapılar, hafif uçaklara monte edilen LiDAR lazer tarama cihazlarıyla tespit edildi. Ağaç yapraklarının arasından süzülen ışık darbeleri, toprak yüzeyindeki en küçük girinti ve çıkıntıları haritalandırdı. Brezilya sınırları içinde binlerce kilometrekarelik alanda yapılan taramalar, geometrik hatlara sahip devasa hendekler ve toprak setler ortaya çıkardı.

Yapılar çoğunlukla kare, dikdörtgen ve daire şeklinde düzenlenmiş büyük geometrik hendeklerden oluşuyor. Araştırmacıların D. Schaan adını verdiği özel bir alan, geniş yollarla birbirine bağlanan mükemmel kare yapılarıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar bu karmaşık mimari düzenlemelerin antik dönemde törensel etkinlikler, siyasi buluşmalar ve toplumsal organizasyonlar için kullanılan devasa meydanlar ve toplanma merkezleri işlevi gördüğünü belirtiyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Amazon'un Nüfus Yoğunluğu Şaşırttı

Bulgular, Amazon coğrafyasının geçmişteki insan nüfusuna dair bilinen ezberleri bozuyor. Araştırmacılar, tespit edilen 400 yapının sadece büyük bir bütünün küçük bir parçası olduğunu, bölge genelinde 20 binden fazla benzer toprak yapının bulunabileceğini ifade ediyor. Nüfus yoğunluğu hesaplamaları, uygarlığın zirve döneminde bu bölgede 1,25 milyon ile 3 milyon arasında insanın yaşadığına işaret ediyor.

Son bulgular, Amazon yağmur ormanlarının insan elinin değmediği el değmemiş bir doğadan ziyade, geniş kitlelerin yaşadığı ve şekillendirdiği karmaşık bir havza olduğunu gösteriyor. Keşfi gerçekleştiren arkeologlar ve bilim insanları, bu devasa antik yerleşimlerin, bölgenin biyolojik ve ekolojik geçmişine dair yerleşmiş tarihsel kabullerin baştan aşağı yeniden incelenmesini zorunlu kıldığını vurguluyor.

Sigiriya: Kayalardaki Su Mühendisliği Harikası

Bir diğer olağanüstü keşif ise Sri Lanka'nın kalbinde yükselen Sigiriya, yani Aslan Kayası. 1500 yıl önce Kral Kaşyapa'nın emriyle hayata geçirilen bu devasa proje, yerden 200 metre yükseklikteki sarp bir kaya kütlesi üzerinde kurulu. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik kent, su kanalları, fiskiyeleri ve havuzlarıyla döneminin çok ötesinde bir mühendislik dehası sergiliyor.

Sigiriya'nın en etkileyici özelliği, kurak ve susuz kayalıkta gelişmiş bir hidrolik bahçe sistemi kurulması. Dönemin mühendisleri, yerçekimi ve doğal eğimleri kullanarak suyu kayalığın zirvesine ve eteklerindeki bahçelere taşımayı başarmış. Simetrik olarak düzenlenmiş havuzlar ve fiskiyeler, estetik ile işlevselliği birleştirerek kraliyet yaşamı için eşsiz bir vaha yaratmış. Ayrıca girişteki dev taş Aslan Pençeleri, zirvedeki saraya giden anıtsal yolun başlangıcını oluşturuyor. Günümüzde yalnızca pençeler ayakta kalsa da bu görkemli yapı ziyaretçileri büyülemeye devam ediyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması