Bingöl'deki Bilimsel Çalışma: 71 Çekirge Türü Tespit Edildi, 30'u Özgün
Bingöl'de 71 Çekirge Türü Tespit Edildi

Bingöl'de Gerçekleştirilen Kapsamlı Araştırma 71 Çekirge Türünü Ortaya Çıkardı

Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Bitki Koruma Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İlçin tarafından yürütülen bilimsel çalışma, kentin çekirge çeşitliliği konusunda dikkat çekici veriler sunuyor. 2018 yılında başlatılan ve yıllar süren bu titiz araştırma, Bingöl ve ilçelerindeki çekirge türlerinin coğrafi dağılımını ve biyoçeşitliliğini detaylı bir şekilde inceledi.

6 Bin Kilometrelik Yolculuk ve 2 Bin Metre Üzerindeki Keşifler

Dr. Mustafa İlçin, araştırma sürecinde yaklaşık 6 bin kilometre yol kat ederek doğada kapsamlı incelemeler gerçekleştirdi. Özellikle 2 bin rakım ve üzerindeki yüksek kesimlerde, Bingöl'e özgü çekirge türlerine ulaşıldı. Bu zorlu saha çalışmalarının neticesinde toplamda 71 çekirge türü tespit edilirken, bunların 30'u kente özgü türler olarak kayıt altına alındı.

Ziraat Fakültesi Entomoloji Laboratuvarı'nda muhafaza edilen çekirge örnekleri, renkleri ve büyüklükleriyle dikkat çekiyor. Dr. İlçin, yalnızca Bingöl dağı eteklerinde 27 tür belirlediklerini ifade ederek, çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Biyoçeşitlilik ve Tarımsal Tehditler

İlçin, Bingöl'ün çekirge çeşitliliği açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. "Çalışmamız Bingöl açısından ciddi bir biyoçeşitliliği de göstermektedir" diyen İlçin, tespit edilen türlerin önemli bir kısmının bitkisel üretim için ciddi tehlike oluşturduğuna dikkat çekti.

Araştırmacı, bu türlerin tarımsal kayıplara neden olabileceğini ve üreticilerle mücadele yöntemlerini paylaştıklarını söyledi. Özellikle bitki zararlılarının üretimde önemli kayıplara yol açtığını vurgulayan İlçin, çekirge türlerinin en önemli zararlılar arasında yer aldığını ifade etti.

Yapay Zeka Destekli Teşhis ve Dijital Kayıt

Çalışmanın bir diğer dikkat çeken yönü ise yapay zeka teknolojisinin kullanılması oldu. Dr. İlçin, sadece morfolojik tanımlamalar yapmadıklarını, aynı zamanda yapay zeka uygulamalarıyla teşhisleri gerçekleştirdiklerini açıkladı. "Yapay zeka uygulamalarıyla bunu çok üst seviyeye getirdik. TÜBİTAK projeleriyle de şu anda bu süreci devam ettirmekteyiz" dedi.

Bu dijital kayıt sistemi sayesinde, gelecek kuşaklar için önemli bir veri arşivi oluşturulduğu belirtildi. Pandemi dönemi hariç 2018'den bu yana saha incelemelerini sürdüren İlçin, araştırmalarının hep Bingöl'ün kırsal alanlarında gerçekleştirildiğini vurguladı.

Özgün Türlerin Yoğunlaştığı Lokaliteler

Tarımsal alanlarda da türler elde edildiğini ancak özgün türlere daha çok 2 bin metre ve üzerindeki yüksek kesimlerde rastlandığını belirten İlçin, Genç ilçesinin Akçakara Dağı ve Akça Dağ (Çotla bölgesi) bölgelerinin önemli lokaliteler olduğunu kaydetti.

Bu kapsamlı çalışma, Bingöl'ün biyolojik zenginliğini ortaya koyarken, aynı zamanda tarımsal üretim için potansiyel tehditleri de belgelemiş oldu. Araştırmanın devam eden süreçte yeni türlerin keşfedilmesi ve koruma çalışmalarının geliştirilmesi bekleniyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması