Esmaül Hüsna, İslam dünyasında Allah'ın en güzel 99 ismini ifade eden önemli bir kavramdır. Bu mübarek isimler, Allah'ın yüce sıfatlarını, kudretini, rahmetini ve sonsuz özelliklerini anlatır. Müslümanlar, Esmaül Hüsna'yı okuyarak veya dinleyerek Allah'ın isimlerini öğrenmeye, anlamlarını kavramaya ve manevi hayatlarında bu isimlerden faydalanmaya çalışır. Her bir isim, Allah'ın farklı bir niteliğini yansıtırken derin anlamlar ve öğretiler barındırır. Esmaül Hüsna'nın anlamlarını bilmek, Allah'ın büyüklüğünü ve merhametini daha iyi idrak etmeye yardımcı olur. İslam inancına göre bu isimlerin zikredilmesi, kişinin manevi dünyasını güçlendiren ve hayatına huzur kattığına inanılan değerli bir ibadet olarak kabul edilir.
Esmaül Hüsna Nedir?
Esmaül Hüsna, Allah'ın eşsiz ve kutsal 99 ismini tanımlayan bir terimdir. "Esma" isimler anlamına gelirken, "Hüsna" ise "en güzel" anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın isimleri 100'den fazla geçse de, Esmaül Hüsna terimi genellikle aşağıda sıralanan 99 ismi ifade eder.
Allah'ın 99 İsmi ve Anlamları
- Allah (C.C.): Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı.
- Er-Rahman: Dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.
- Er-Rahim: Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.
- El-Melik: Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.
- El-Kuddus: Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdise layık olan.
- Es-Selam: Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.
- El-Mü'min: Güven veren, emin kılan, koruyan.
- El-Müheymin: Her şeyi görüp gözeten.
- El-Aziz: İzzet sahibi, her şeye galip olan.
- El-Cebbar: Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.
- El-Mütekebbir: Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.
- El-Halık: Yaratan, yoktan var eden.
- El-Bari: Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.
- El-Musavvir: Varlıklara şekil veren.
- El-Gaffar: Günahları örten ve çok mağfiret eden.
- El-Kahhar: Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.
- El-Vehhab: Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.
- Er-Rezzak: Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.
- El-Fettah: Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran.
- El-Alim: Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.
- El-Kabıd: Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.
- El-Basıt: Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.
- El-Hafıd: Dereceleri alçaltan.
- Er-Rafi: Şeref verip yükselten.
- El-Mu'ız: Dilediğini aziz eden, izzet veren.
- El-Müzil: Dilediğini zillete düşüren.
- Es-Semi: Her şeyi en iyi işiten.
- El-Basir: Gizli açık, her şeyi en iyi gören.
- El-Hakem: Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.
- El-Adl: Mutlak adil, çok adaletli.
- El-Latif: Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.
- El-Habir: Olmuş olacak her şeyden haberdar.
- El-Halim: Cezada acele etmeyen, yumuşak davranan.
- El-Azim: Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.
- El-Gafur: Affı, mağfireti bol.
- Eş-Şekur: Az amele çok sevap veren.
- El-Aliyy: Yüceler yücesi, çok yüce.
- El-Kebir: Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.
- El-Hafiz: Her şeyi koruyucu olan.
- El-Mukit: Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.
- El-Hasib: Kulların hesabını en iyi gören.
- El-Celil: Celal ve azamet sahibi olan.
- El-Kerim: Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.
- Er-Rakib: Her varlığı, her işi her an görüp gözeten, kontrolü altında tutan.
- El-Mucib: Duaları, istekleri kabul eden.
- El-Vasi: Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden.
- El-Hakim: Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.
- El-Vedud: Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.
- El-Mecid: Her türlü övgüye layık bulunan.
- El-Bais: Ölüleri dirilten.
- Eş-Şehid: Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.
- El-Hakk: Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.
- El-Vekil: Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.
- El-Kaviyy: Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.
- El-Metin: Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.
- El-Veliyy: İnananların dostu, onları sevip yardım eden.
- El-Hamid: Her türlü hamd ve senaya layık olan.
- El-Muhsi: Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.
- El-Mübdi: Maddesiz, örneksiz yaratan.
- El-Muid: Yarattıklarını yok edip sonra tekrar diriltecek olan.
- El-Muhyi: İhya eden, dirilten, can veren.
- El-Mümit: Her canlıya ölümü tattıran.
- El-Hayy: Ezeli ve ebedi hayat sahibi.
- El-Kayyum: Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.
- El-Vacid: Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini istediği vakit bulan.
- El-Macid: Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.
- El-Vahid: Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.
- Es-Samed: Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.
- El-Kadir: Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.
- El-Muktedir: Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.
- El-Mukaddim: Dilediğini öne alan, yükselten.
- El-Muahhir: Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.
- El-Evvel: Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.
- El-Ahir: Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.
- Ez-Zahir: Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen.
- El-Batın: Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan.
- El-Vali: Bütün kainatı idare eden.
- El-Müteali: Son derece yüce olan.
- El-Berr: İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.
- Et-Tevvab: Tevbeleri kabul edip günahları bağışlayan.
- El-Müntekim: Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.
- El-Afüvv: Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.
- Er-Rauf: Çok merhametli, pek şefkatli.
- Malik-ül Mülk: Mülkün, her varlığın sahibi.
- Zül-Celali vel ikram: Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.
- El-Muksit: Her işi birbirine uygun yapan.
- El-Cami: Mahşerde her mahlukatı bir araya toplayan.
- El-Ganiyy: Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.
- El-Mugni: Müstağni kılan, ihtiyaç gideren, zengin eden.
- El-Mani: Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.
- Ed-Darr: Elem, zarar verenleri yaratan.
- En-Nafi: Fayda veren şeyleri yaratan.
- En-Nur: Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.
- El-Hadi: Hidayet veren.
- El-Bedi: Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.
- El-Baki: Varlığının sonu olmayan, ebedi olan.
- El-Varis: Her şeyin asıl sahibi olan.
- Er-Reşid: İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.
- Es-Sabur: Ceza vermede acele etmeyen.
Allah'ın Zati Sıfatları
Allah'ın zati sıfatları, dünya üzerinde ya da ruhani alanda herhangi bir varlıkta bulunmasına imkan olmayan özellikler için kullanılmaktadır. Allah'ın herhangi bir varlıkla bağlantısının bulunmadığı tüm özellikler zati sıfat olarak biliniyor. Toplamda altı adet zati sıfat bulunur:
- Vücud: Allahü teala vardır. Varlığı ezelidir. Vacib-ül vücuddür, yani varlığı lazımdır.
- Kıdem: Allahü tealanın varlığının evveli, başlangıcı yoktur.
- Beka: Allahü tealanın varlığının ahiri, sonu yoktur. Hiç yok olmaz.
- Vahdaniyyet: Allahü tealanın zatında, sıfatlarında ve işlerinde ortağı, benzeri yoktur.
- Muhalefetün-lilhavadis: Allahü teala, zatında ve sıfatlarında hiçbir mahlukun zat ve sıfatlarına benzemez.
- Kıyam bi-nefsihi: Allahü teala zatı ile kaimdir. Mekana muhtaç değildir.
Allah'ın Subuti Sıfatları
Allah'ın subuti sıfatları, evrendeki diğer varlıklarda olan özelliklerin Allah'ta nasıl var olduğunu anlatmaktadır. Allah'ın toplamda sekiz adet subuti sıfatı bulunur:
- Hayat: Allahü teala diridir. Hayatı, mahlukların hayatına benzemeyip, zatına layık ve mahsus olan hayat, ezeli ve ebedidir.
- İlm: Allahü teala her şeyi bilir. Bilmesi mahlukatın bilmesi gibi değildir.
- Sem': Allahü teala işitir. Vasıtasız, cihetsiz işitir.
- Basar: Allahü teala görür. Aletsiz ve şartsız görür.
- İrade: Allahü tealanın dilemesi vardır. Dilediğini yaratır.
- Kudret: Allahü teala, her şeye gücü yeticidir.
- Kelam: Allahü teala söyleyicidir. Söylemesi alet, harfler, sesler ve dil ile değildir.
- Tekvin: Allahü teala yaratıcıdır. Ondan başka yaratıcı yoktur.
Allah'ın İsimleri Çocuğa Verilir mi?
Diyanet Fetva Kurulu'nda yer alan açıklamaya göre, bir anne-babanın çocuğuna karşı görevlerinden birisi de ona güzel isim vermektir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), bir hadisinde insanların kıyamet günü isimleri ile çağrılacağını belirterek "Çocuklarınıza güzel isim koyunuz." (Ebu Davud, Edeb, 69) buyurmuştur. Çocuklara Allah'ın isimlerini vermeye gelince, Allah'a has isimler aynı lafızla çocuklara verilmemelidir. Şayet çocuklara Allah'ı hatırlatacak isimler verilecekse başına "kul" anlamına gelen "abd" kelimesi eklenerek "Abdullah" (Allah'ın kulu), "Abdurrahman" (Rahman'ın kulu), "Abdurrahim" (Rahim'in kulu), "Abdülkadir" (Kadir'in kulu) gibi isimler verilmelidir. Allah Teala'nın "esma-i hüsna"sından "Kerim, Latif, Rauf…" gibi isimler ise Allah'ın dışında kulların da vasıflandığı müşterek isimler olduğundan Allah'a has olmayan bu isimler çocuklara ad olarak verilebilir. (İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, IX, 598)



