Osmaniye'nin Düldül Dağı'nda doğasever Mehmet Çelik tarafından bulunan yeni bitki türü, Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile yürütülen çalışmalarla bilim dünyasına kazandırıldı. Yeni türe, Mehmet Çelik'in eşi Sumru Çelik'e ithafen 'Saxifraga sumruae' adı verilirken, Türkçe bilimsel adı ise 'Düldül Taşkıranı' olarak belirlendi.
Keşif Süreci ve Özellikler
Düziçi ilçesinde yer alan ve Amanos Dağları'nın bir uzantısı olan Düldül Dağı, biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en önemli dağ silsilelerinden biri. Mali Müşavir, doğasever ve amatör botanikçi Mehmet Çelik, bitkiyi ilk kez 2019 yılında zirvede gördü. Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile yapılan çalışmalar sonucunda türün yeni olduğu tespit edildi.
Bitki, sarp kayalıkların çatlaklarında, 1800 ile 2200 metre aralığındaki kalker kayalıklarda yetişiyor. Sert yaprak yapısına sahip olan tür, 5-6 cm yüksekliğinde çiçekler açıyor. Mehmet Çelik, "Ulaşılması ve görülmesi zor ama görülmeye değer bir bitki" dedi.
Bilimsel Önemi ve Endemik Sayısı
Prof. Dr. Hasan Yıldırım, taşkıranların dünya genelinde yaklaşık 480-500 tür olarak yayılış gösterdiğini belirterek, "Ülkemizde yaklaşık 23 türü vardı, bu türle beraber sayısı 24'e çıktı. Düldül Taşkıranı ile bunlardan 5 tanesi ülkemize endemik bitkiler olarak listeye girdi" dedi.
Düldül Dağı'nın biyoçeşitlilik açısından çok önemli bir nokta olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Üzerinde onlarca endemik bitki türü bulunuyor. Bunlardan 7 tanesi dünyada sadece Düldül Dağı'nda yayılış gösteren nokta endemikleridir. Düldül Taşkıranı'nın keşfi ile Düldül Dağı'na has endemik sayısı 8 oldu. Bu 8 endemiğin hemen hepsi dağın zirvesinde" diye konuştu.
Tehditler ve Koruma Çağrısı
Son yıllarda zirveye yakın habitatlarda teleferik çalışmaları yapıldığını belirten Prof. Dr. Yıldırım, bu çalışmaların habitatlara ciddi zarar verdiğini söyledi. "Teleferik çalışmaları esnasında habitatlar çok ciddi zarar görmekte. Bu bitkinin tür kök sayısına baktığımızda 250 kadar bireye rastladık. Küçük bir alanda bile yapılan tahribat, bitki için önemli bir sıkıntıya neden olabilecek düzeydedir" dedi.
Yıldırım, teleferik çalışmalarını üstlenenler, yerel yönetim ve milli parkların bu 8 endemik türü koruma altına alması gerektiğini vurgulayarak, "Tehlike altında olan bir bitki. 250 köke sahip olması ve sadece dağın zirvesinde bulunması, bir de insan tehdidinin bulunması, bitkinin her an neslinin tükenebileceğini gösteriyor. Küresel iklim krizi de yüksek dağdaki bu bitkilerin popülasyonları üzerinde çok ciddi etkiler gösteriyor. Zaten küresel ısınma tehdidi varken, teleferik nedeniyle habitatlarının bozulması bitkinin neslini tehlike altında bırakıyor" diye konuştu.
Mehmet Çelik'in Duyguları
Mehmet Çelik, bitkiyi ilk kez 2019'da gördüğünü ve uzun süre araştırdıktan sonra Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile yeni bir tür olarak literatüre kazandırdıklarını söyledi. Bitkiye eşine ithafen 'Saxifraga sumruae' adını verdiklerini belirten Çelik, "Bitki sarp kayalıkların çatlaklarında yetişiyor. Taşların kayaların arasında, sert bir yaprak yapısı var, üzerinde 5-6 cm yüksekliğinde çiçekler açıyor. Ulaşılması ve görülmesi zor ama görülmeye değer bir bitki" dedi.



