İngiltere'nin güneybatı sahillerinde gerçekleşen sıradan bir plaj yürüyüşü, paleontoloji dünyasında çığır açan bir keşfe dönüştü. 2020 yılında, henüz 11 yaşındaki bir çocuğun Somerset'teki Blue Anchor sahilinde fark ettiği devasa bir taş parçası, aslında 202 milyon yıllık dev bir deniz canavarına ait çene kemiğiydi.
Çocuğun Keşfi Bilim Tarihini Yazdı
Olay, İngiltere'nin Somerset kontluğunda bulunan Blue Anchor plajında yaşandı. Küçük bir çocuğun yürüyüş sırasında dikkatini çeken olağandışı taş, uzmanlara ulaştırıldı. Yapılan ilk incelemeler, bunun sıradan bir kaya parçası olmadığını gösterdi. Bristol ve Manchester üniversitelerinden araştırmacıların detaylı analizleri, buluntunun şimdiye kadar kayıtlara geçen en büyük deniz sürüngenlerinden birine ait olduğunu ortaya koydu.
Fosil, Ichthyotitan severnensis adı verilen yepyeni bir dev iktiyozor türünün alt çene kemiğiydi. Kemik, tek başına iki metreden uzun bir boyuta sahipti. Bu olağanüstü keşif, daha önce 2016 yılında aynı bölgede, yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Lilstock'ta bulunan bir başka büyük çene parçasıyla büyük benzerlikler taşıyordu.
Mavi Balina ile Yarışan Bir Dev
PLOS ONE dergisinde yayımlanan bilimsel makaleye göre, bu devasa yaratığın toplam boyunun 20 ila 25 metre arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu ölçüler, onu günümüzün en büyük hayvanı olan mavi balina ile aynı ligde değerlendirilmesini sağlıyor. Araştırmacılar, kemik dokusu üzerinde yaptıkları incelemelerde, hayvanın çok hızlı büyüdüğünü ve öldüğü anda bile hala büyüme aşamasında olduğunu tespit etti.
Her iki fosil de, Triyas döneminin sonlarına, yaklaşık 202 milyon yıl öncesine tarihlenen Westbury Mudstone Formasyonu'ndan geliyor. Bu zaman dilimi, dünya tarihindeki en büyük kitlesel yok oluş olaylarından biri olan Triyas-Jura yok oluşunun hemen öncesine denk geliyor.
Yok Oluşun Eşiğindeki Son Devi Bulmak
Bilim insanları, bu keşfin önemini vurgularken, Ichthyotitan severnensis'in muhtemelen o büyük yok oluştan hemen önce yaşamış son dev deniz sürüngenlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Keşif, sadece boyutlarıyla değil, aynı zamanda Dünya'nın jeolojik tarihindeki bu kritik döneme ışık tutma potansiyeliyle de büyük önem taşıyor.
İngiltere'nin güneybatı kıyılarının, bu tür antik hazineler açısından ne kadar zengin olabileceğini gösteren bu olay, amatör bir merakın bilimsel bir buluşa nasıl dönüşebileceğinin de çarpıcı bir örneği. Küçük bir çocuğun plajdaki dikkati, milyonlarca yıl önce okyanuslarda hüküm sürmüş bir devin kayıtlarını insanlığa geri kazandırdı.