Birçok kişi çocukluk yıllarında yaz tatillerinin hiç bitmeyecekmiş gibi geldiğini, yetişkinlikte ise zamanın adeta su gibi akıp geçtiğini düşünüyor. Peki yıllar gerçekten daha mı hızlı geçiyor, yoksa değişen sadece zaman algımız mı? Bilim insanları bu soruya yanıt ararken, yeni bir araştırma yaş ilerledikçe zamanın neden farklı hissedildiğine ilişkin dikkat çekici bulgular ortaya koydu.
Beyin Taramalarıyla İncelendi
Communications Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, 18 ile 88 yaş arasında 577 kişinin beyin tarama sonuçları incelendi. Katılımcılar kısa bir video izlerken fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile beyin aktiviteleri kaydedildi. Video, izleyen kişilerde benzer beyin tepkileri oluşturması nedeniyle tercih edildi.
Yaşlandıkça Beyin Daha Az "Olay" Kaydediyor
Araştırmada bilim insanları, beynin bir andan diğerine geçerken oluşturduğu farklı "nöral durumları" tespit eden özel bir algoritma kullandı. Analiz sonuçları çarpıcıydı: Yaşlı bireylerin beyinleri daha az durum değişikliği yapıyor. Beyindeki her durum daha uzun sürüyor. Yani beyin yaşlandıkça daha az sayıda "ayrı olay" kaydediyor. Uzmanlara göre bu durum, zaman algımızı etkileyebilir. Çünkü beynimiz ne kadar çok yeni olay kaydederse, o süre gözümüzde o kadar uzunmuş gibi görünür. Daha az olay kaydedildiğinde ise zaman "uçup gidiyormuş" gibi hissedilir.
Neden Böyle Oluyor?
Araştırmacılar bu durumu "yaşa bağlı nöral ayrışma kaybı" ile açıklıyor. Yaşlandıkça beynin farklı bölgeleri arasındaki iş bölümü zayıflıyor; farklı uyaranlar için benzer beyin tepkileri oluşuyor. Bu da olaylar arasındaki ayrımı zorlaştırıyor.
"Zamanı Yavaşlatmak Mümkün"
Uzmanlara göre yaşla birlikte zaman hızlanmak zorunda değil. Araştırmanın yazarlarından bilim insanı Linda Geerligs, zamanı daha "dolu" hissetmenin mümkün olduğunu söylüyor: "Yeni şeyler öğrenmek, seyahat etmek ve yeni deneyimler yaşamak zaman algısını genişletiyor. En önemlisi ise insanın hayatını anlamlı kılan sosyal ilişkiler ve keyif veren aktiviteler."



