Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile Küresel Rekabete Hazırlanıyor
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile Rekabete Hazırlanıyor

Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile Küresel Rekabete Hazırlanıyor

Türkiye, yapay zeka alanında önemli bir adım atarak yeni bir eylem planı hazırlıyor. Bu plan, ülkenin küresel yapay zeka rekabetindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. ABD, Çin ve pek çok Avrupa ülkesinin ardından Türkiye de bu alanda stratejik bir hamle yapıyor.

Yapay Zekanın Küresel Ekonomik Etkisi

Uluslararası raporlara göre, yapay zekanın küresel ekonomiye 2030 yılına kadar 15 trilyon doları aşan bir katkı sağlaması bekleniyor. Üretken yapay zeka uygulamalarının ise tek başına yıllık 2 ila 4 trilyon dolar arasında verimlilik potansiyeli oluşturabileceği hesaplanıyor. Bu devasa ekonomik fırsat, hükümetleri eylem planlarına yoğunlaşmaya itiyor.

Türkiye'nin Mevcut Stratejisi ve Eğitim Çabaları

Türkiye, 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi ile temel hedefler belirlemişti. Bu strateji döneminde, kamu ve özel sektörde binlerce uzmanın yapay zeka alanında eğitildiği belirtiliyor. Yeni fazda ise bu sayının katlanarak artması planlanıyor. Ayrıca, teknoloji girişim ekosisteminde yapay zeka odaklı startup sayısında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş yaşandığı da rakamlarla ortaya konuluyor.

Yeni Eylem Planının Kapsamı ve Hedefleri

Hazırlıkları süren yeni eylem planı, daha somut ve uygulamaya dönük bir çerçeve sunacak. Planın odaklandığı başlıklar şunları içeriyor:

  • Üretken yapay zeka ve büyük dil modellerinin geliştirilmesi
  • Yerli veri altyapısı ve yüksek işlem kapasitesi yatırımlarının artırılması
  • Kamu hizmetlerinde yapay zeka entegrasyonunun yaygınlaştırılması
  • Sanayide verimlilik ve katma değer artışının sağlanması
  • Nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve eğitim programlarının genişletilmesi

Bu plan ile Türkiye'nin, küresel yapay zeka pastasından daha yüksek bir pay alabilmesi ve uluslararası çalışmaları yakalayabilmesi amaçlanıyor. Planın yakında açıklanması bekleniyor ve bu, Türkiye'nin teknoloji alanındaki iddiasını pekiştirecek önemli bir adım olarak görülüyor.