RTÜK Araştırması: Gençlerin %82'sinin Ailesinden Gizli Sosyal Medya Hesabı Var
RTÜK: Gençlerin %82'sinin Gizli Sosyal Medya Hesabı Var

RTÜK Araştırması Gençlerin Sosyal Medya Alışkanlıklarını Ortaya Koydu

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 2025 yılında gerçekleştirdiği kapsamlı bir araştırma ile Türkiye'deki gençlerin medya kullanım alışkanlıklarını mercek altına aldı. 26 ilde, 15-21 yaş aralığındaki 7 bin 511 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan çalışma, dijital çağın genç nesil üzerindeki etkilerini çarpıcı verilerle gözler önüne serdi.

Ailelerden Gizli Sosyal Medya Hesapları Yaygın

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, gençlerin sosyal medya kullanımındaki gizlilik eğilimi oldu. Gençlerin yüzde 82'sinin, ailelerinin bilmediği en az bir sosyal medya hesabına sahip olduğu tespit edildi. Bu durum, dijital platformlarda mahremiyet ve aile içi iletişim dinamikleri hakkında önemli soru işaretleri doğuruyor.

Günlük Medya Kullanım Süreleri Açıklandı

Gençlerin günlük medya tüketim alışkanlıkları incelendiğinde, sosyal medyanın açık ara önde olduğu görülüyor. Araştırmaya katılan gençler, günde ortalama 3,5 saat sosyal medya kullanırken, isteğe bağlı yayın platformlarında yaklaşık 1 saat, televizyonda 40 dakika ve radyoda ise 38 dakika zaman geçiriyor. Bu veriler, geleneksel medya araçlarının gençler arasındaki etkisinin hızla azaldığını gösteriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
Televizyon İzleme Süresinde Dramatik Düşüş

Geleneksel medya kullanımındaki düşüş, televizyon izleme sürelerinde belirgin şekilde kendini gösteriyor. 2018 yılında gençlerin günlük televizyon izleme süresi 2 saat 51 dakika iken, 2025'te bu süre 40 dakikaya kadar gerilemiş durumda. Buna karşılık, gençlerin yüzde 65'inin dijital yayın platformlarına abone olduğu ve bu platformları günde ortalama 1 saat kullandıkları kaydedildi.

Sosyal Medyada Yaş Sınırı Talebi Yüksek

Araştırma, gençlerin sosyal medya platformlarına yönelik düzenleme beklentilerini de ortaya koydu. Gençlerin yüzde 88,1'i sosyal medya için yaş sınırı olması gerektiğini ifade ederken, açık uçlu soruya verilen yanıtların ortalamasına göre önerilen yaş sınırı 16 olarak belirlendi. Bu talep, gençlerin dijital platformlardaki risklerin farkında olduğunu gösteriyor.

Sosyal Medyanın Olumsuz Etkileri ve Dijital Okuryazarlık

Sosyal medya kullanımının olumsuz etkilerine ilişkin soruya gençlerin yüzde 30'u "gerçek hayattan uzaklaşma" yanıtını verdi. Siber zorbalık ve şiddet ise yüzde 18,5 ile ikinci sırada yer aldı. Haber alma kaynakları incelendiğinde ise gençlerin yüzde 82,4'ünün haberleri sosyal medyadan takip ettiği görüldü.

Dijital okuryazarlık düzeyi ölçümünde ise gençlerin yüzde 57,2'sinin dijital okuryazarlık seviyesinin yüksek olduğu tespit edildi. Ancak, gençlerin yaklaşık yüzde 42-43'ünün dijital okuryazarlık seviyesinin orta veya düşük düzeyde olduğu verisi, bu alanda eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha vurguluyor.

Araştırma, gençlerin yüzde 90'ının en az bir kez sosyal medya kullandığını, yüzde 77'sinin televizyon izlediğini ve yüzde 65'inin dijital platformları takip ettiğini de ortaya koydu. Sosyal medya hesaplarının yüzde 25'inin tamamen herkese açık olması ise gizlilik ve güvenlik konularında endişeleri artırıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması