Mars'ın geçmişinde suyun varlığına dair jeolojik kanıtlar, gezegenin tarih boyunca dondurucu soğukta olduğu teorisiyle çelişiyordu. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu gizemi çözmeye bir adım daha yaklaştı. Rice Üniversitesi'nden araştırmacı Eleanor Moreland liderliğindeki ekip, geliştirdikleri yeni bir iklim modeli sayesinde, Mars göllerinin nasıl onlarca yıl boyunca sıvı halde kalabildiğini açıkladı.
LakeM2ARS Modeli ve Buzun Yalıtım Gücü
LakeM2ARS adı verilen model, Mars'ın 3,6 milyar yıl önceki koşullarını simüle ediyor. Çalışmanın en çarpıcı bulgusu, göllerin hayatta kalması için gezegenin sanıldığı kadar sıcak olmasına gerek olmadığı. Anahtar faktör, göl yüzeyinde mevsimsel olarak oluşan ince ve geçici bir buz tabakası. Bu tabaka, bir battaniye gibi davranarak alttaki suyun ısısını korumuş ve buharlaşmayı yavaşlatmış.
Profesör Sylvia Dee'nin de ortak yazarı olduğu araştırma, Dünya iklim modellerini Mars'a uyarladı. Yapılan 64 farklı simülasyon, belirli atmosferik basınç koşullarında suyun 50 yıldan fazla bir süre boyunca stabil kalabildiğini gösterdi. Bu süre, mikrobiyal yaşamın oluşması için teorik olarak yeterli bir zaman dilimi olarak değerlendiriliyor.
Curiosity'nin Bulguları ile Uyum
Bu yeni teori, NASA'nın Curiosity keşif aracının Gale Krateri'nde tespit ettiği tortul katmanlar ve bozulmamış kıyı hatları gibi jeolojik kanıtlarla da mükemmel bir uyum içinde. Söz konusu yapılar, buzul hareketlerinin neden olacağı aşınma izlerini taşımıyor. İnce buz örtüsü modeli, bu göllerin neden buzul tarafından tahrip edilmeden korunabildiğini de açıklıyor.
Gelecekteki Yaşam Araştırmaları İçin Dönüm Noktası
Elde edilen bulgular, Mars'ın geçmişteki yaşanabilirliğini anlama çabalarında kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Araştırma, sıvı suyun varlığının gezegenin tamamen donmuş olduğu dönemlerde bile mümkün olabileceğini kanıtlayarak, gelecekteki yaşam izi araştırmaları için hedef bölgelerin belirlenmesine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bilim insanları, benzer ince buz yalıtım mekanizmalarının diğer buzul gezegenler ve uydular için de geçerli olabileceğini düşünüyor.
Çalışma, Mars'ın kadim göllerinin gizemine ışık tutarken, evrende yaşam arayışımızda daha önce düşünülmeyen ortamların da hesaba katılması gerektiğini vurguluyor.