Bilal Erdoğan: Yapay Zekâ Değil, İnsanlığı Yitirmek Asıl Tehlike
Bilal Erdoğan: İnsanlığı Yitirmek Asıl Tehlike

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Türk Basım ve Yayıncılar Meslek Birliği (TBYM) tarafından organize edilen 11. İstanbul Publishing Fellowship'in açılış programında önemli bir konuşma gerçekleştirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) desteğiyle düzenlenen etkinlikte, teknolojik gelişmelerin insanlık üzerindeki etkilerine dair düşüncelerini paylaştı.

Yayıncılara Teşekkür ve İnsani Değerlerin Önemi

Bilal Erdoğan, konuşmasına yayıncılara teşekkür ederek başladı. "Bütün yayıncılara teknolojinin geliştiği, insanın değiştiği bu zamanlarda, insanı insan yapan değerleri yaşatmaya büyük katkı sağladıkları, bu ruhu korumaya çalıştıkları için teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Bu sözler, dijital çağda geleneksel değerlerin sürdürülmesinin ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Distopik Senaryolar ve Gerçek Tehlike

Erdoğan, günümüzde sıklıkla tartışılan yapay zekâ konusuna değinirken, distopik filmlerdeki senaryolara atıfta bulundu. "Distopik filmlerde insanlığın sonunun geldiği, bütün hâkimiyetin robotlara geçtiği gibi senaryoları izliyoruz" diyerek, bu tür kurguların toplumda yarattığı endişelere dikkat çekti. Ancak, asıl kaygısının farklı bir noktada olduğunu belirtti.

"Yapay zekânın bu kadar konuşulduğu bir zamanda ben daha sahici bir kaygıyı taşıyorum. İnsanın insanlığını, belli duygularını, sevgisini yitirmesi asıl büyük tehlike" şeklinde konuşan Erdoğan, teknolojik ilerlemelerin insani özellikleri aşındırması riskine işaret etti. Bu ifadeler, yapay zekânın potansiyel tehlikelerinden ziyade, insanların duygusal ve ahlaki kapasitelerini koruma gerekliliğini öne çıkarıyor.

Dikkat ve Tedbir Çağrısı

Son olarak, Bilal Erdoğan, toplumu daha dikkatli olmaya çağırdı. "Sanırım asıl buna karşı dikkatli, tedbirli olmamızı gerektiren zamanlardan geçiyoruz" diyerek, insanlık değerlerinin korunması için kolektif bir çaba gerektiğini vurguladı. Bu mesaj, özellikle eğitim, kültür ve medya sektörlerinde faaliyet gösterenler için bir uyarı niteliği taşıyor.

Etkinlik, yayıncılık sektöründeki paydaşları bir araya getirerek, teknoloji ve insanlık arasındaki dengenin nasıl sağlanacağına dair önemli tartışmalara zemin hazırladı. Bilal Erdoğan'ın konuşması, bu bağlamda, sadece yapay zekâya odaklanmak yerine, insani değerlerin sürdürülebilirliğini merkeze alan bir perspektif sunuyor.