Aile Eğitim Programı Tüm Türkiye'ye Yayılıyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık tarafından geliştirilen Modüler Aile Eğitim Programı'nın lansman toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Programın, ailenin korunması ve güçlendirilmesi vizyonu doğrultusunda tasarlandığını vurgulayan Bakan Göktaş, ebeveyn eğitiminin çocuklardaki duygusal ve davranışsal sorunları önemli ölçüde azalttığına dikkat çekti.
9.2 Milyon Kişiye Ulaşıldı
Bu kapsamda şu ana kadar 9.2 milyon kişiye ulaşıldığını bildiren Bakan Göktaş, programın içeriğini detaylandırdı. Eğitim programı, aşağıdaki alanlarda anne ve babalara kapsamlı rehberlik sunuyor:
- Kendini tanıma ve kişisel gelişim
- Çocuk gelişimi ve psikolojisi
- Çocuk yetiştirme tutumları ve yaklaşımları
- Aile içi iletişim teknikleri
- Dijital medya kullanımı ve güvenliği
- Okul hayatına uyum ve destek
- Kariyer planlama ve yönlendirme
- Olumlu ebeveynlik stratejileri
- Aile ve çocuk yılmazlığını artırma
- Risk farkındalığı ve önleme mekanizmaları
Pilot Çalışmalar Tamamlandı
2024 yılında 19 ilde pilot çalışmaları başarıyla tamamlanan program, bugüne kadar yaklaşık 30 bin anne ve babaya ulaştı. Bakan Göktaş, programın artık 81 ilin tamamına yaygınlaştırılacağını duyurdu. Eğitimler, genellikle 9 ila 12 hafta sürecek ve ebeveynlerin "yaşayarak öğrenmesi" prensibi üzerine kurulacak.
Sosyal Medya Düzenlemesi Meclis Gündeminde
Bakan Göktaş ayrıca, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesi konusunun, aileyi ve çocuğu koruyan kapsamlı politikanın bir parçası olarak TBMM gündemine taşınacağını açıkladı. Bu düzenleme, dijital çağda ailelerin karşılaştığı riskleri minimize etmeyi amaçlıyor.
Mahalle Bazlı Risk Tespiti Yapılacak
Konuşmasında sosyal risk haritalarına da değinen Bakan, suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet gibi kritik alanlarda mahalle bazlı detaylı risk tespiti çalışmalarının yapılacağını belirtti. Bu haritalar, önleyici sosyal hizmetlerin daha etkin planlanmasına olanak tanıyacak.
Modüler Aile Eğitim Programı, Türkiye genelinde aile bağlarını güçlendirmeyi ve toplumsal refahı artırmayı hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.



