Gülistan Doku soruşturmasında dönemin jandarma komutanının verdiği ifadeye SABAH ulaştı. Tunceli Munzur Üniversitesi'nde çocuk gelişimi bölümünde okuyan 21 yaşındaki Gülistan Doku, 6 yıl önce ortadan kayboldu. Yapılan aramalarda izine rastlanmayan Doku'nun, 6 yıl sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından başlatılan soruşturmada cinayete kurban gittiği belirlendi. Henüz cansız bedenine rastlanmayan genç kızın soruşturmasında, dönemin valisi ve oğlunun da aralarında olduğu 13 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.
Sim Kartın Gönderilmesi ve Makam Odasındaki Görüşme
Gülistan'ın sim kartı, vali Tuncay Sonel tarafından Ankara'da eski polis memuru Gökhan Ertok'a gönderilmişti. Dönemin jandarma komutanı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, sim kartla ilgili olarak valinin makam odasında bulunduğu anı anlattı. Jandarma komutanı, "Gökhan Ertok ismini ben ilk kez son dönemdeki bu dosya kapsamında tutuklanınca öğrendim. Vali beyle görev yaptığımız dönemde vali beyin Ankara'da bilişimle uğraşan tanıdığı polis memurları olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Yine sim kartı inceletmek için Ankara'daki bilişimci çocuklara gönderdiği şeklinde beyanda bulunduğunu da hatırlıyorum. Ancak bu kartın vali Tuncay Sonel tarafından alındığı sırada ben de valinin makam odasındaydım. Bu esnada odada emniyet müdürü, ben ve vali bey vardık diye hatırlıyorum. Başka kişiler de olabilir ancak hatırladığım bu şekildedir. Vali bey odadayken Gülistan'ın ailesinin kendisine sim kartını verdiğini beyan etti." dedi.
Savcıya Bilgi Verilmesi Gerektiği Hatırlatıldı
Jandarma komutanı, emniyet müdürü ile birlikte valiye bu durumdan Cumhuriyet Başsavcısının haberdar olması gerektiğini söylediklerini belirtti. İfadesinde, "Emniyet müdürü ile ben de kendisine (vali) bu durumdan Cumhuriyet Başsavcısının haberdar olması, bilgisi olması gerektiğini beyan ettik. Vali bey de bize kendisinin başsavcıya bilgi vereceğini söyledi. Soruşturma sorumluluğu da Jandarmada olmadığı için bu konuyu ben irdelemedim. Daha sonraki süreçte gelişmelerden bana bilgi de vermediler. Esasen sim kartın incelenme prosedürünün nasıl olması gerektiğini, bunu savcılık talimatı ile yapılabileceğini vali bey de bilir, ben de bilirim, emniyet müdürü de bilir. O konuşma esnasında valiye bunu sadece hatırlattık. Yine vali bey bu sim kartı Ankara'ya, bu işten anlayan polislere göndereceğini söyledi. İsim vermedi." ifadelerini kullandı.
Sim Kartın Geliş Şekli Hatırlanmıyor
Jandarma komutanı, sim kartın valinin eline nasıl geçtiğini hatırlamadığını söyledi. İfadesinin devamında, "Sim kartın valinin eline geçtiği anı hatırlamıyorum. Biz otururken ailesi mi gelip vermişti, yoksa kapının dışında mı vali alıp odaya girmişti ya da başka bir şekilde mi sim karta ulaştı bunu hatırlamıyorum. Sadece o güne dair hatırladığım, yukarıda da beyan ettiğim gibi, biz odada iken vali beyin sim kart konusunu açması üzerine aramızda geçen belirttiğim konuşmalardır. Yine bu konuşmanın geçtiği günü tam hatırlamıyorum. Gülistan'ın kaybolmasından çok süre geçmeden diye ifade edebilirim. O gün ben muhtemelen başka bir iş ya da konu için valinin yanındaydım diye hatırlıyorum. Bu konuşma anlarına tesadüf ettim. Vali bizden sonra başsavcıyı aradı mı bilgilendirdi mi bilmiyorum." dedi.



