Türkiye'de yükseköğretim son 20 yılda Cumhuriyet tarihinin en büyük niceliksel büyümesini yaşadı. Ancak, Enstitü Sosyal'in hazırladığı son rapor bu büyümenin nitelik kazanması gerektiğini ortaya koydu.
Raporun Detayları
Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan, tarihi raporun detaylarını paylaştı. Rapora göre, mevcut sistem günümüz Türkiye'sinin ve küresel yükseköğretimin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
"Tek Merkezden Yönetim Artık Verimli Değil"
Türkiye'de 208 üniversite, 6 milyon 835 bin öğrenci ve 183 bin akademisyen bulunduğunu hatırlatan Dr. Armağan, bu devasa yapının tek bir yasal çerçeve ve katı merkezi usullerle yönetilmesinin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Küresel modeller incelendiğinde bu yöntemin verimlilik sağlamadığını ifade eden Armağan, niceliksel başarının optimizasyonla taçlandırılması gerektiğini kaydetti.
Lisans Eğitimi İçin "3 Yıl" Önerisi
Yükseköğretim sisteminin ortaöğretimle entegre biçimde dizayn edilmesi gerektiğini vurgulayan Armağan, şunları kaydetti:
"Şu anda öğrencilerimiz 240 kredilik bir sistemde 4 yıl boyunca lisans eğitimi alıyor. Pek çok bölümün programı, mükerrer ve fazladan derslerden arındırılarak bu kredinin 180'e indirilmesine ve eğitimin 3 yılda tamamlanmasına oldukça müsait. Bu adım hem öğrencilerimizin sosyalleşme ve sosyal girişimcilik gibi alanlara vakit ayırmasını sağlayacak hem de akademisyenlerimize çok şikayet ettikleri araştırma zamanını geri kazandıracaktır."
Enstitü Sosyal, "Türkiye'de Yükseköğretim Sisteminin Mevcut Durumu, Yapısal Sorunlar ve Politika Önerileri" başlıklı raporuyla, üniversitelerde nitelik odaklı bir dönüşümün başlaması gerektiğini vurguluyor.



