Türkiye sosyetesinde, eşlerini sürekli kontrol altında tutmak isteyen kadınlar arasında yeni bir trend başladı. Revna Sarıgül'ün, eşi Ömer Sarıgül tarafından aldatıldığı gerekçesiyle mahkemeye başvurup rekor bir tazminat talep etmesi, birçok sosyetik kadında aldatılma korkusunu tetikledi. Bu olayın ardından, bir dönem popüler olan özel dedektiflere olan talep yeniden patlama yaşadı.
Kadrolu Dedektifler Görev Başında
Telaşa kapılan sosyetik kadınlar, eşlerinin kendilerini aldatıp aldatmadığını öğrenmek için çareyi dedektif bürolarının kapısını çalmakta buldu. Ancak bu seferki durum geçici değil. Birçok kadın, artık kadrolu dedektifler tutmuş durumda. Bu dedektifler, kendilerini tutan kadının eşini 7 gün 24 saat takip ediyor. Takip edilen kişinin nereye gittiği, ne yiyip içtiği ve kimlerle görüştüğü tek tek not alınarak detaylı raporlar halinde müvekkile sunuluyor.
Yurtdışı Seyahatlerde Bile Takip
Dedektiflik hizmetlerinin en dikkat çeken yanı ise sınır tanımaması. Takip, eşler yurtdışına çıktığında da devam ediyor. Dedektifler, takip ettikleri kişiyle aynı uçağa biniyor, aynı otelde kalıyor ve seyahatin her anında gözlem yapmaya devam ediyor. Bu kapsamlı hizmet, doğal olarak oldukça yüksek bir maliyete sahip.
Aylık Maaş 15 Bin Doları Buluyor
Eşlerinin her anından haberdar olmak isteyen sosyetik kadınlar, kesenin ağzını açmış durumda. Edinilen bilgilere göre, bu özel ve sürekli dedektiflik hizmeti için aylık 10 bin ile 15 bin dolar arasında maaş ödeniyor. 17 Ocak 2026 tarihinde gündeme gelen bu gelişme, toplumun belirli bir kesiminde güven ve ilişki dinamiklerine dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Revna Sarıgül'ün yaşadığı sürecin tetiklediği bu "özel dedektif" modası, ilişkilerdeki güven bunalımının boyutlarını gözler önüne sererken, özel hayatın gizliliği ile kişisel kontrol ihtiyacı arasındaki ince çizgiyi de yeniden sorgulatıyor.