Yanlış İlişkide Olmak En Büyük Yalnızlıktır
Her yıl olduğu gibi yine geldi Sevgililer Günü... Bu özel gün, sevdiği olanlar için farklı, yalnızlar için farklı anlamlar taşıyor. Ancak uzmanlar önemli bir gerçeğin altını çiziyor: Yalnız olmak başarısızlık değildir, yanlış bir ilişkide olmak ise daha büyük bir yalnızlıktır. Sırf biri olsun diye biriyle birlikte olmak, insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlıklardan biridir. Yalnızlık geçici olabilir, ancak yanlış ilişkinin verdiği zarar uzun süre devam eder.
Sevgililer Günü'nün Gerçek Anlamı
Şubat ayı geldiğinde herkesin içi bir tuhaf oluyor. Kimi heyecanlanıyor, kimi geriliyor, kimi de içten içe sinirleniyor. Çünkü Sevgililer Günü sadece aşkı değil, ilişkilerdeki eksikleri de ortaya çıkarıyor. Yanında biri varsa "Acaba yeterince seviliyor muyum?" sorusu beliriyor. Yanında kimse yoksa "Bende bir sorun mu var?" düşüncesi dolanıyor kafada. Oysa mesele ne yalnız olmak, ne de bir ilişki içinde olmak. Mesele nasıl sevdiğimizdir.
Sevgi Sanılan Yanılgılar
Bugün herkes sevdiğini söylüyor, ancak sevmenin ne olduğunu bilen az. Sevgi denince akla hemen hediyeler, sürprizler ve paylaşımlar geliyor. Bir günlüğüne çok ilgili, çok romantik, çok düşünceli oluyoruz, sonra eski halimize dönüyoruz. İşte sorun tam da burada başlıyor:
- Birini özlemek sevgi sanılıyor
- Onsuz yapamamak sevgi sanılıyor
- Kıskanmak sevgi sanılıyor
- Acı çekmek sevgi sanılıyor
Ancak çoğu zaman bunların adı sevgi değil, bağımlılık, alışkanlık veya korkudur.
Gerçek Sevginin Tanımı
Sevgi, "Beni bırakmasın" diye susmak değildir. Sevgi, "İdare edeyim" diye kendinden vazgeçmek değildir. Sevgi, "Böylesi de iyi" diye içindeki sesi susturmak hiç değildir. Sevgi, yanında kendin gibi olabildiğin yerdir. Sevgi, korkmadan konuşabildiğin, rahatça ifade edebildiğin yerdir.
İlişkilerde Zamanla Değişim
Başlangıçlar hep güzeldir. Herkes ilgili, herkes anlayışlı, herkes sabırlıdır. Kimse kimseyi kırmaz, kimse sesini yükseltmez. Ancak zaman geçtikçe maskeler düşer ve gerçek hayat araya girer. Yorgunluk, stres, maddi kaygılar, aileler ve geçmiş yaralar devreye girer. İşte o zaman şunu fark ederiz: Biz sevmeyi bilmiyoruz. Konuşmayı, dinlemeyi, kırmadan anlatmayı bilmiyoruz. Herkes haklı olmaya çalışırken, kimse anlamaya çalışmıyor.
Aşkı Canlı Tutmanın Yolları
Aşk kendi kendine sürmez, tıpkı bir çiçek gibi bakılmazsa solar. Sevgi nasıl artar? Sevgi büyütülen bir şeydir, ancak bağırarak, üzerine düşerek veya kontrol ederek değil. Sevgi küçük şeylerle artar:
- Gün içinde atılan samimi bir mesajla
- "Bugün nasılsın?" diye gerçekten sorarak
- Dinlerken telefonu bir kenara bırakarak
- "Haklı olabilirsin" diyebilme cesaretiyle
Sevgi, değer gördüğünü hissettiğin yerde çoğalır.
İlişkilerde En Büyük Hatalar
Aşkın sonunu kavgalar değil, konuşulmayanlar getirir. Aşk sürprizle değil, samimiyetle canlı kalır. Bir ilişkide aşkı öldüren şey kavga değil, içine atılan her cümledir. Zamanla bu cümleler mesafe olur. En büyük hatalardan biri de herkesin karşısındakini değiştirmeye çalışmasıdır. "Biraz daha ilgili olsa...", "Biraz daha romantik olsa..." gibi düşüncelerle liste uzayıp gider. Ancak kimse "Ben bu ilişkide nasılım?" sorusunu sormaz.
Kendini Tanımanın Önemi
Aşk arayanın değil, hazır olanın karşısına çıkar. Kendini tanımayan biri doğru kişiyi seçemez. Sınır koyamayan biri mutlu ilişki kuramaz. Yalnız kalamayan biri yanlış kişiye tutunur. Aşk önce insanın kendisiyle kurduğu ilişkide başlar. Kendinle kavgalıysan, ilişkide de kavga edersin. Kendini sevmiyorsan, sevildiğini de anlayamazsın.
Sevgililer Günü'ne Doğru Yaklaşım
Sevgililer Günü'ne ne anlam vermeliyiz? Bir günlüğüne iyi davranmak, romantik olmak veya telafi etmek değil. Sevgi insanı evinde hissettirir. Bu Sevgililer Günü'nde birine hediye almadan önce şunu düşünmek gerekir: "Ben bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?" Sevgililer Günü bize şunu hatırlatmalı: "Biz ne durumdayız?" Mutlu muyuz? Konuşabiliyor muyuz? Yan yana mıyız, yoksa sadece alışkanlık mı?
Sağlıklı İlişkinin Temelleri
Çoğumuz sevilmek istiyoruz ama sevilmeye hazır değiliz. Sevilmek istiyoruz ama sınır koymaktan korkuyoruz. Sevilmek istiyoruz ama "Beni böyle kabul et" demeye cesaret edemiyoruz. Sonra da yanlış ilişkilerin içinde "Neden yine olmadı?" diye sorup duruyoruz. Sürekli canını yakan şey aşk değildir. Seni küçülten şey sevgi değildir. Sürekli ağladığın yer ilişki değildir. Sevgi bağırmaz, korkutmaz, küçültmez. Sevgi rahatlatır, güçlendirir ve insanı evinde hissettirir.
Son Söz
Yalnız olanlar için de şunu söylemek gerekir: Yalnız olmak başarısızlık değildir. Yanlış bir ilişkide olmak daha büyük bir yalnızlıktır. Sırf biri olsun diye biriyle olmak, insanın kendine yaptığı en büyük haksızlıklardan biridir. Yalnızlık geçer, ancak yanlış ilişki insanın içini uzun süre boşaltır. Aşk bulunacak bir şey değil, oluşturulacak bir bağdır. Kendine dürüst olan, ne istediğini bilen, ne istemediğini söyleyebilen insanlar aşkı daha kolay yaşar.