Duş Alsanız da Geçmiyorsa Dikkat! Suçlu Ter Değil, Yedikleriniz Olabilir
Duş Alsanız da Geçmiyorsa Dikkat! Suçlu Ter Değil, Yedikleriniz

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan terleme ve beraberinde gelen kötü koku şikayetleri sıkça gündeme geliyor. Ancak uzmanlar, bu durumun her zaman hijyen eksikliğinden kaynaklanmadığını belirtiyor. Duş alınmasına rağmen geçmeyen kokuların arkasında çoğu zaman beslenme alışkanlıkları yatıyor. Özellikle bazı yiyecekler, ter yoluyla vücuttan atılarak kalıcı kokuya neden olabiliyor.

Uzmanından Terleme ve Koku Uyarısı

Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz aylarında artan terleme şikayetleriyle başvuran hastalarda en sık dile getirilen sorunun kötü koku olduğunu ifade etti. Terlemenin tıp literatüründe hiperhidroz olarak bilindiğini belirten Yücel, bu durumu iki ana gruba ayırdıklarını söyledi.

Sekonder ve Primer Hiperhidroz

Dr. Yücel, ilk grubun sekonder hiperhidroz olduğunu, yani altta yatan bir sebebin bulunduğu durumları kapsadığını açıkladı. Bu sebepler arasında tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyecekler yer alıyor. Bu tür terlemeler genellikle bölgesel değil, tüm vücutta görülüyor. Altta yatan nedenin tedavi edilmesiyle yaygın terlemelerin kontrol altına alınabileceğini vurguladı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İkinci grubun ise primer hiperhidroz olduğunu belirten Yücel, bu grupta herhangi bir altta yatan sebep bulunamadığını ve genellikle bölgesel terlemelerin söz konusu olduğunu söyledi. Koltuk altı, el, ayak, alın ve yüz bölgesindeki terlemelerin bu gruba girdiğini ifade etti.

Bölgesel Terlemelerde Tedavi Seçenekleri

Primer hiperhidroz tedavisinde çeşitli yöntemler kullanıldığını anlatan Yücel, hafif ve orta şiddetli vakalarda alüminyum klorür içeren krem ve losyonların tercih edildiğini söyledi. Bu ürünlerin ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azalttığını belirtti.

Daha ileri düzeyde iyontoforez yönteminin kullanıldığını ifade eden Yücel, bu tedavide hastanın terleyen bölgesinin su dolu bir küvete alındığını ve düşük dozda elektrik akımı verilerek ter bezlerine giden sinirlerin geçici olarak bloke edildiğini söyledi. Bu yöntemin özellikle hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda fayda sağladığını belirtti.

Orta ve ağır şiddetli vakalarda ise botulinum toksin (botoks) uygulamalarının yaygın olarak kullanıldığını vurgulayan Yücel, bu uygulamanın koltuk altı, yüz, alın, el ve ayak bölgesindeki terlemelerde etkili olduğunu ifade etti. Botoksun ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini baskılayarak 4 ila 7 ay arasında etkili olduğunu, bu nedenle yılda iki veya üç kez uygulandığını söyledi.

Diğer yöntemlerden yanıt alınamayan durumlarda ise sempatektomi adı verilen cerrahi müdahalenin devreye girdiğini belirten Yücel, bu operasyonda ter bezlerine giden sinirin kesilip klipslenerek kalıcı olarak durdurulduğunu ifade etti. Bu işlemin göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlandığını ve sadece diğer tedavilerden fayda sağlanamayan ağır vakalarda uygulandığını söyledi.

Kötü Koku ve Beslenme İlişkisi

Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinden birinin kötü koku olduğunu belirten Yücel, ter salgısının azaltılmasıyla koku şikayetinin de kendiliğinden azaldığını ifade etti. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında, ter kokusunun hastanın yedikleriyle yakından ilişkili olduğunu vurguladı. Acı baharatlar, soğan ve sarımsak gibi yiyeceklerin ter kokusunda daha uzun süre çözünen koku molekülleri yaydığını söyleyen Yücel, hastalarına bu tür gıdalardan uzak durmalarını önerdiklerini belirtti. Terleme şikayetinin azalmasına odaklanıldığında, kokunun da ikincil olarak azaldığını gözlemlediklerini ekledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması