2026 yılında yayımlanan ve 3 kıtadan yaklaşık 1.6 milyon kişinin dahil edildiği, 9 farklı çalışmanın birleştirilerek analiz edildiği geniş kapsamlı bir meta-analiz, beslenme alışkanlıkları ile kanser riski arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı. 16 yıla kadar takip süresi bulunan çalışmada, kırmızı ve işlenmiş et tüketmeyen bireyler (vejetaryenler, pesketaryanlar, veganlar ve poloteryanlar) ile bu etleri tüketen gruplar karşılaştırıldı.
Araştırmanın Bulguları
Araştırma sonuçlarına göre, kırmızı ve işlenmiş et tüketmeyen gruplarda bazı kanser türlerinde daha düşük risk oranları bildirildi. Vejetaryenlerde pankreas kanseri, multipl miyelom, böbrek kanseri, prostat kanseri ve menopoz sonrası meme kanseri riski azalırken, yemek borusu kanseri ihtimalinin arttığı görüldü. Bu durum, vejetaryenlerin kırmızı et/işlenmiş et tüketenlere göre bazı kanserlere daha az yakalanabileceğini ancak yemek borusu gibi bazı kanserlerin artabileceğini gösteriyor.
Hayvan kaynaklı protein olarak sadece balığı tercih eden pesketaryanların böbrek kanseri, menopoz sonrası meme kanseri, kolorektal kanser ve sigara ile ilişkili akciğer kanserinde daha az risk taşıdığı dikkat çekti. Vegan beslenen gruplarda ise kırmızı/işlenmiş et tüketenlere göre hiçbir kanser sıklığında azalma görülmezken, aksine kolorektal kanserlerde artış tespit edildi.
Uzman Görüşü
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Merdan Fayda, çalışmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Bu tür geniş ölçekli çalışmalar önemli veriler sunsa da sonuçların yalnızca et tüketimi üzerinden yorumlanması kolay değildir. İşlenmiş etlerde (sosis, sucuk, salam vs.) kullanılan kanserojen olduğu kesin olan ürünlerin (ör: nitritler yüksek ısıda nitrozaminlere dönüşüp kanserojen olur) tüketiminden kaçınılmalı ya da azaltılmalıdır."
Prof. Dr. Fayda, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kanser ölümlerinin yaklaşık yarısının değiştirilebilir faktörlerle engellenebileceğini vurgulayarak, sigara, alkol, elektronik sigara, bazı virüsler (hepatit B, hepatit C, HPV), aşırı kilo veya obezite, meyve ve sebzelerden fakir diyetler, fiziksel aktivite azlığı, güneş ışığı ve solaryum maruziyeti gibi faktörlerin kansere neden olduğunu belirtti. Ayrıca son yıllarda aşırı işlenmiş gıdalar (UPF) ile beslenmenin kansere sebebiyet verme ve kanserli hastaların nüks ihtimalini artırma ile ilişkisi gösterildi.
Önemli Uyarılar
Prof. Dr. Fayda, sadece kırmızı eti diyetten çıkarmanın yeterli olmadığını, tüm bu faktörlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. "Bir kimse vejetaryen olabilir ancak sürekli patates kızartması ya da UPF'leri içeren sağlıksız bir beslenme seçimleri yapıyor olabilir. Yine vegan beslenmenin kırmızı/işlenmiş ete göre herhangi bir kanseri azaltmaması hatta kolorektal kanserleri artırır görünmesi, vegan olabilmek için UPF içeren ürünlerin tüketimi ya da kalsiyumdan fakir diyet ile açıklanabilir."
Sonuç olarak, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılması bazı durumlarda kanseri azaltma anlamında fayda sağlayabilir, ancak genel yaşam tarzı ve diğer risk faktörleri de göz önünde bulundurulmalıdır.



