Yaz aylarında artan sıcaklıklar, varis ve venöz yetmezlik şikayetlerini belirgin şekilde artırabiliyor. Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Sözütok, vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla deri altındaki damarların genişlediğini, bunun toplardamarlardaki kapakçıkların tam kapanmasını zorlaştırarak kanın bacaklarda göllenmesine neden olduğunu söyledi. Bunun sonucunda özellikle akşam saatlerinde bacaklarda şişlik, ağırlık hissi, gerginlik, ağrı ve karıncalanma gibi yakınmalar belirginleşebiliyor. Uzun süre güneş altında kalmak, sıcak duş almak ya da sauna gibi yüksek sıcaklığa maruz kalınan ortamlar da bu şikayetleri artırabiliyor.
Venöz Yetmezlik ve Varis Arasındaki Fark
Venöz yetmezlik ile varisin sıkça karıştırıldığını belirten Doç. Dr. Sözütok, toplardamarlardaki kanın normalde kalbe doğru tek yönlü ilerlediğini, kapakçıkların kanın geri kaçmasını önleyerek dolaşımı sağladığını ifade etti. Kapakçıkların görevini yapamaz hale gelmesiyle kanın bacaklarda göllenmesine venöz yetmezlik adı verildiğini, varisin ise bu durumun sonucunda oluşan genişlemiş, kıvrımlı damarlar olduğunu açıkladı.
Sıcak Hava Şikayetleri Nasıl Artırıyor?
Doç. Dr. Sözütok, yaz aylarında sıcak havanın damarları genişlettiğini ve kapakçıkların çalışma düzenini olumsuz etkilediğini belirtti. Vücut sıcaklığını dengelemek için deri altındaki damarlar genişler; bu durum kapakçıkların tam kapanmasını zorlaştırarak kanın bacaklarda daha fazla göllenmesine yol açar. Akşam saatlerinde bacaklarda şişlik, ağırlık hissi, gerginlik, ağrı ve karıncalanma gibi belirtiler belirginleşebilir. Uzun süre güneş altında kalmak, sıcak duş veya sauna gibi yüksek sıcaklığa maruz kalınan ortamlar da şikayetleri artırabilir.
Şişlik ve Ağrı Her Zaman Yorgunluk Belirtisi Değildir
Bacaklarda gün içinde artan ve dinlenmeyle azalan şişlik ile ağrıların toplardamar yetmezliğinin habercisi olabileceğini kaydeden Doç. Dr. Sözütok, özellikle gün sonunda ayakkabıların dar gelmesi, çorap izlerinin belirginleşmesi, baldırlarda dolgunluk hissi, yanma, gece krampları ve kaşıntı gibi belirtilerin toplardamar hastalıklarını düşündürebileceğini söyledi. Hastalık ilerlediğinde ayak bileği çevresinde cilt renginde koyulaşma, ciltte sertleşme ve iyileşmeyen yaralar görülebilir. Ani gelişen şiddetli ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı ise daha acil bir duruma işaret edebileceğinden vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
Varis Sadece Estetik Bir Sorun Değildir
Toplumda varisin çoğu zaman kozmetik bir problem olarak görüldüğünü belirten Doç. Dr. Sözütok, her varisin aynı özellikte olmadığını söyledi. İnce örümcek ağı şeklindeki yüzeyel damarlar daha çok estetik kaygı oluşturabilirken, altta toplardamar yetmezliği bulunuyorsa durumun yalnızca görüntü bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bacaklarda şişlik, ağrı, cilt renginde değişiklik veya uzun süredir devam eden yakınmalar varsa damar sistemi mutlaka değerlendirilmelidir. Erken tanı, ileride gelişebilecek daha ciddi sorunların önüne geçilmesini sağlayabilir.
Risk Faktörleri ve Korunma Yolları
Venöz yetmezlik gelişiminde genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Sözütok, ailesinde varis bulunan kişilerde riskin daha yüksek olduğunu, kadınlarda hormonal nedenlerle hastalığın daha sık görülebildiğini söyledi. Hamilelik geçirenler, ileri yaş grubundaki bireyler, fazla kilolu kişiler ile uzun süre ayakta ya da masa başında çalışanlarda da risk artmaktadır. Uzun süre hareketsiz kalmak damar dolaşımını olumsuz etkiler; baldır kasları ikinci bir kalp gibi çalışarak kanın yukarı pompalanmasına yardımcı olur. Bu nedenle masa başında çalışanlar veya uzun yolculuk yapan kişiler belirli aralıklarla hareket etmelidir.
Yaz Aktiviteleri ve Varis Çorabı Kullanımı
Yaz aylarında yüzme ve suda yürüyüş gibi aktiviteler baldır kaslarını çalıştırarak toplardamar dolaşımını desteklerken, uzun süre güneş altında hareketsiz kalmak, sıcak kum üzerinde beklemek veya sauna gibi yüksek sıcaklığa maruz kalmak şikayetleri artırabilir. Doç. Dr. Sözütok, varis çorabının yalnızca kış aylarında değil yaz döneminde de önemli olduğunu belirterek, sıcak havalarda bacaklarda kan göllenmesi daha fazla olabileceği için varis çorabı kullanımının önem kazandığını ifade etti. Günümüzde yaz aylarına uygun, ince ve nefes alabilen modeller bulunuyor; özellikle uzun süre ayakta kalınacak günlerde veya uzun yolculuklarda düzenli kullanılması fayda sağlayabilir.
Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri
Varis tedavisinde teknolojinin önemli gelişmeler sağladığını belirten Doç. Dr. Sinan Sözütok, günümüzde birçok hastanın açık ameliyata ihtiyaç duymadan tedavi edilebildiğini söyledi. Endovenöz lazer, radyofrekans, köpük tedavisi, tıbbi yapıştırıcı uygulamaları ve mikroskleroterapi gibi girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde işlemler lokal anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Hastalar çoğu zaman aynı gün ayağa kalkabiliyor ve günlük yaşamlarına kısa sürede dönebiliyor. Ancak hangi yöntemin uygulanacağına mutlaka hastanın damar yapısı ve hastalığın derecesi değerlendirilerek karar verilmelidir.



