Yakıcı yaz sıcaklarında sıvı kaybı hastalıklara davetiye çıkarıyor
Yaz sıcaklarında sıvı kaybı hastalıklara yol açıyor

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından desteklenen Avrupa Ölüm İzleme Ağı (EuroMOMO) verilerine göre, 22-28 Haziran döneminde Avrupa ülkelerinde beklenen seviyeden 10 bin 651 fazla ölüm kaydedildi. Bu ölümlerin 9 binden fazlasını 65 yaş ve üzeri kişiler oluşturdu. Aşırı sıcaklar, ölüm oranlarındaki bu hızlı artışın başlıca nedeni olarak gösterildi.

Dehidrasyon ve hayati organlar üzerindeki etkisi

Sağlıklı Yaş Alma Hekimi Dr. Adnan Gürcan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, aşırı sıcakların vücudun ısı dengesini bozarak özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik rahatsızlığı olanlar için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu söyledi. Dr. Gürcan, bu dönemde en sık karşılaşılan durumun sıvı kaybı yani dehidrasyon olduğunu belirtti. Dehidrasyon, vücudun terleme yoluyla kaybettiği su ve mineralleri (elektrolitleri) yeterince geri alamaması durumudur. Belirtileri arasında aşırı halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve idrar çıkışında azalma yer alır. İleri derecedeki sıvı kayıpları böbrek yetmezliğine ve kalpte ritim bozukluklarına yol açabilir.

Sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması arasındaki fark

Dr. Gürcan, sıvı kaybı ve sıcak bitkinliğinin gölgede dinlenip bol sıvı alarak kontrol altına alınabileceğini, ancak sıcak çarpmasının doğrudan acil tıbbi müdahale gerektiren çok ciddi bir durum olduğunu vurguladı. Sıcak çarpmasının ilk alarm sinyalleri aşırı halsizlik, bitkinlik, kas krampları, baş dönmesi, sersemlik, şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma veya iştahsızlıktır. Bu belirtiler görüldüğünde hemen 112 Acil Servisi aranmalıdır. Vücut sıcaklığını düşürmek için koltuk altı, ense, göğüs ve kasık bölgelerine soğuk suyla ıslatılmış bezler veya beze sarılı buz torbaları konulmasını öneren Gürcan, "Varsa vantilatörle hava akımı sağlayın. Asla ağızdan sıvı veya yiyecek vermeyin. Akciğerlere kaçarak boğulmaya yol açabilir. Bu durumda ambulans gelene kadar kişiyi yan yatırarak, biz buna koma pozisyonu diyoruz, solunum yolunu açık tutun." dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Hassas gruplar ve sıvı tüketimi

Aşırı sıcaklar karşısında herkesin dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Gürcan, bazı grupların vücut ısı dengesini koruma yeteneğinin çok daha zayıf olduğunu söyledi. Bu hassas grup içinde 65 yaş ve üzeri olanlar, bebekler, çocuklar, hamileler, kronik hastalar, diyabet veya kalp hastalığı bulunan kişiler yer alıyor. Gürcan, yaz aylarında vücudun ısı dengesini korumak ve dehidrasyonu önlemek için su tüketiminin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Gün içine yayarak sık sık su içilmelidir. Ben hastalarıma 'İdrar rengini takip edin.' diyorum. En pratik dehidrasyon kontrolüdür. İdrar renginiz açık sarı veya şeffaf olmalıdır. Koyu sarı ise acilen su tüketiminizi artırmanız gerekir." dedi.

Yanlış uygulamalar ve doğru beslenme

Serinlemek amacıyla yapılan yaygın hatalardan birinin, sıcak basınca hemen buzdolabından çıkan çok soğuk suları veya buzlu içecekleri hızla tüketmek olduğunu belirten Gürcan, aşırı soğuk sıvıların aniden alınmasının boğazdaki damarların büzüşmesine, yerel bağışıklığın zayıflamasına, farenjit ve bademcik iltihabı gibi enfeksiyonların tetiklenmesine, mide kramplarına ve vagus sinirinin uyarılmasıyla ani kalp ritim bozukluklarına yol açabildiğini kaydetti. Su yerine soğuk alkol, aşırı şekerli soğuk çaylar, asitli içecekler veya yoğun kafeinli soğuk kahveler tüketmek de doğru değil. Duştan veya denizden döndükten sonra saçları kurutmadan doğrudan esintili bir alana veya klimanın karşısına geçmek de yanlış. Gürcan, "Sindirimi zor olan yağlı, ağır, aşırı baharatlı yemekler ve hamur işleri yerine vücut ısısını artırmayan sebze yemekleri, salatalar, meyveler ve yoğurt gibi hafif gıdalar tüketin. Yaz aylarında beslenme düzeninin temel amacı, vücudun sindirim yükünü hafifletmek, iç ısıyı dengede tutmak ve terlemeyle kaybedilen su ve mineralleri yerine koymaktır." bilgisini verdi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Sıcak, mevcut hastalıkları ağırlaştırabilir

Fizyoloji hekimi Dr. Nihan Gemici Elbir, aşırı sıcakların etkisiyle terleme sonucu kaybedilen sıvı ve elektrolitler yerine konmadığında böbrek fonksiyonlarının bozulabileceğini, tansiyonda düşüş olabileceğini, kalpte ritim bozukluklarının ortaya çıkabildiğini söyledi. Sıcak dalgalarında kalp krizi ve inme vakalarında belirgin artış görüldüğüne dikkati çeken Elbir, riskler ciddiye alındığında sıcağa bağlı ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirtti. Yaşlılarda susama hissinin azalması ve ter bezlerinin daha az etkin çalışması nedeniyle farkına varmadan ciddi sıvı kaybı yaşayabildiklerini vurgulayan Elbir, şöyle devam etti: "Yaşlıların kullandıkları ilaçlar da bu tabloyu ağırlaştırabilir. Çocuklarda vücut yüzeyinin kütleye oranının yüksek olması ve ısı düzenleme sistemlerinin henüz tam olgunlaşmaması nedeniyle vücut ısısı çok daha hızlı yükselir. Gebelerde artan kan hacmi ve metabolik yük nedeniyle sıcak, tansiyonun düşmesine, erken doğum riskinin artmasına ve ödemin belirginleşmesine yol açabilir. Kalp, böbrek, şeker ve solunum hastalığı olanlarda ise sıcak, mevcut hastalığın dengesini bozarak tabloyu ağırlaştırabilir. Bu nedenle sıcak dalgalarında bu grupların yakın takibi, sadece ailelerin değil hepimizin sorumluluğudur."

Klima ve vantilatör kullanımı ile uyku düzeni

Elbir, klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığının 22-24 derece olduğunu, iç ve dış ortam arasındaki farkın 8 dereceyi aşmamasına özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Aşırı sıcak dönemlerde, kapalı bir odada vantilatörün odayı tek başına serinletmediğini, bu durumda kapalı mekanın mutlaka havalandırılması gerektiğini belirtti. Sıcak havalarda uyku düzeni, tansiyon ve genel yaşam kalitesinin etkilendiğine işaret eden Elbir, "Uzayan sıcak dalgalarında toplumda sinirlilik, tahammülsüzlük, dikkat dağınıklığı ve kaygı belirtilerinde belirgin artış görüyoruz. Sıcağın ruh sağlığı üzerindeki bu etkisi çoğu zaman göz ardı ediliyor. Fizyolojik olarak da sıcakta damarlar genişlediği için tansiyon düşme eğilimindedir. Bu durum özellikle tansiyon ilacı kullananlarda baş dönmesi ve halsizliğe yol açabilir. Uyku için yatmadan önce ılık bir duş alınması, akşam yemeğinin hafif tutulması ve yatak odasının gündüz saatlerinde serin tutulması işe yarayan basit önlemlerdir." şeklinde konuştu.