1920'li yılların Los Angeles'ında, en yaratıcı senaristlerin bile hayal etmekte zorlanacağı, gerçek ile kâbusun birbirine karıştığı bir trajedi yaşandı. 'Dolly' lakaplı Walburga Oesterreich, sadakatsizliği kelimenin tam anlamıyla 'bir üst seviyeye' taşıyarak, sevgilisini tam on yıl boyunca kocasının tam üzerinde, dar bir tavan arasında gizledi. Fred Oesterreich'in evinde bir 'gölge adamla' paylaştığı habersiz yıllar ve bu tuhaf saklambaç oyununun kanlı bir cinayetle noktalanan sonu, tarihin en karanlık ve hastalıklı aşk hikayelerinden biri olarak günümüzde de gizemini koruyor. Peki bu hikaye nasıl gelişti? İşte detaylar...
Gerçek Suç Dosyalarının En Sıradışı Hikayesi
Günümüzde 'gerçek suç' (true crime) dosyaları popülerliğini korurken, hiçbir hikaye Walburga 'Dolly' Oesterreich'in tavan arasında sakladığı sır kadar tuhaf olamaz. Los Angeles sosyetesinin 'Kraliçesi' olarak bilinen Dolly, sadece bir cinayet zanlısı değil, aynı zamanda neredeyse on yıl süren akılalmaz bir aldatma hikayesinin başrolüydü.
Her Şey Bir Dikiş Makinesiyle Başladı
Hikaye 1913 yılında Milwaukee'de başlıyor. Dolly, zengin bir tekstil fabrikası sahibi olan Fred Oesterreich ile evliydi. Ancak hayatı, bozulan dikiş makinesini tamir etmesi için eve çağırdığı 17 yaşındaki Otto Sanhuber ile tamamen değişti. Aralarındaki çekim o kadar güçlüydü ki, Dolly genç aşığını önce 'serseri üvey kardeşi' olarak tanıttı. Ancak komşuların dedikodularından korkunca, dehşete düşüren bir plan yaptı: Otto'yu evin tavan arasına yerleştirdi.
Bu tavan arası, Otto için bir hapishane ama aynı zamanda bir aşk yuvası oldu. Dolly, kocası evde yokken Otto ile buluşuyor, birlikte vakit geçiriyordu. Fred ise evinde bir 'misafir' olduğundan habersiz, normal hayatına devam ediyordu. Yıllar geçtikçe Otto, tavan arasında yaşamaya alıştı; Dolly'nin getirdiği yiyeceklerle besleniyor, kitaplar okuyor ve günlerini geçiriyordu.
Ancak bu sıra dışı düzen, 1922 yılında ailenin Los Angeles'a taşınmasıyla devam etti. Yeni evde de tavan arası Otto'nun yeni yuvası oldu. Dolly, kocasının iş seyahatlerinde Otto ile daha rahat buluşuyor, hatta bazen birlikte şehir dışına kaçamak yapıyorlardı. Fred ise karısının sadakatsizliğinden habersiz, onu çok seven bir koca olarak yaşamını sürdürüyordu.
Bu gizemli ilişki, 1929 yılında Fred'in evinde ölü bulunmasıyla sona erdi. Polis, Fred'in kafasından vurulduğunu tespit etti. İlk başta hırsızlık şüphesiyle soruşturma başlatıldı, ancak kısa sürede Dolly'nin sevgilisi Otto'nun varlığı ortaya çıktı. Otto, polise teslim oldu ve cinayeti itiraf etti. Savunmasında, Fred'i Dolly'yi korumak için öldürdüğünü söyledi.
Dolly ve Otto yargılandı, ancak Otto'nun akıl sağlığının yerinde olmadığı gerekçesiyle cezaevine gönderilmedi. Dolly ise delil yetersizliğinden serbest kaldı. Bu olay, o dönemde büyük yankı uyandırdı ve hala gerçek suç meraklıları tarafından konuşulmaya devam ediyor.



