Medine Akdemir'in Miras Mücadelesi ve Dolandırıcıların Tehdidi
Ankara'da yaşayan Medine Akdemir'in, babası Zeki Taşdemir'in vefatının ardından açtığı miras davası, yalnızca kişisel bir hukuk süreci olmanın ötesine geçerek toplumsal bir önem kazandı. Bu dava, "kız evlada sıfır miras" anlayışına karşı verilen emsal bir yargı kararıyla sonuçlandı ve yaklaşık 1 milyar liralık mal varlığının kız evlattan kaçırıldığı tespit edildi.
Kahramankazan Mahkemesi'nin Tarihi Kararı
Kahramankazan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın detaylarını inceledikten sonra tapu iptali ve tescil kararı verdi. Bu karar, miras hukukunda kadınların haklarını güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Mahkeme, mal varlığının hukuka aykırı şekilde elden çıkarıldığını belirterek, Akdemir'in lehine hüküm kurdu.
Dolandırıcıların Hedefindeki Mirasçı
Ancak bu emsal kararın kamuoyuna yansımasının hemen ardından, Medine Akdemir beklenmedik bir tehditle karşı karşıya kaldı. Kendisini polis, hâkim ve savcı olarak tanıtan çok sayıda kişi, telefonla arayarak çeşitli bahanelerle bilgi almaya ve güven kazanmaya çalıştı. Akdemir, gün içinde defalarca arandığını ve bu kişilerin davayı ve mahkeme sürecini bildiklerini iddia ederek kendisini yönlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.
Akdemir, artık yabancı hiçbir numarayı açmadığını ve bu durumdan ciddi şekilde tedirgin olduğunu belirtti. Dolandırıcılara karşı açık bir uyarıda bulunarak şunları söyledi: "Davam şu an istinaf aşamasında. Mahkeme kararı henüz kesinleşmedi. Ben bugüne kadar bu davadan tek kuruş para almadım. Buna rağmen sanki kesinleşmiş ve para alınmış gibi davranarak beni arıyorlar."
Miras Davalarında Artan Dolandırıcılık Riski
Bu olay, özellikle yüksek meblağlı miras davalarında dolandırıcılık faaliyetlerinin ne kadar yaygınlaştığını gözler önüne seriyor. Dolandırıcılar, mahkeme süreçlerini takip ederek hassas dönemdeki mirasçıları hedef alıyor ve onları kandırmaya çalışıyor. Medine Akdemir'in yaşadıkları, benzer durumdaki vatandaşlar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Uzmanlar, miras davalarında:
- Resmi kurumların asla telefonla ön bilgi istemeyeceğini,
- Kararların kesinleşmeden önce dikkatli olunması gerektiğini,
- Şüpheli durumlarda hemen kolluk kuvvetlerine başvurulmasını öneriyor.
Medine Akdemir'in mücadelesi, hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçerken, dolandırıcıların hedefi olması da bu tür davalarda güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.