Korkunun faturası 15 milyon! 'Gizli görevdesin' dolandırıcılığı
Korkunun faturası 15 milyon! 'Gizli görevdesin' dolandırıcılığı

66 yaşındaki Müge Törgay, akılalmaz bir dolandırıcılık vakasının kurbanı oldu. Kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 'gizli bir operasyonun parçası' olduğunu söyleyerek kadını üç hafta boyunca manipüle etti. Bu süreçte Törgay, altınlarını teslim etti, banka hesaplarını boşalttı ve hatta evini sattı. Toplam zarar 15 milyon liraya yaklaştı.

Sahte Polis Kimlikleri ve Drone İddiaları

Dolandırıcılar, sahte polis kimlikleri ve soruşturma evraklarıyla inandırıcılıklarını artırdı. Telefonla arayarak kendilerini polis olarak tanıttılar ve 'Kimlik bilgileriniz suç örgütlerinin elinde. Operasyon başladı. 17 kişiydik, artık sizinle birlikte 18. kişi olduk' dediler. Sürekli korku salarak 'İçtiğiniz suya kadar hakimiz, 7/24 takiptesiniz' gibi ifadelerle gerçeklik algısını hedef aldılar. Ayrıca '6 aydır takiptesiniz, evinizi drone ile izliyoruz' diyerek psikolojik baskıyı artırdılar.

Dış Dünyayla Bağlantı Kesildi

Dolandırıcılar, mağdurun dış dünyayla bağlantısını kesmek için eski telefonunu su dolu bir kaba koymasını istedi. Kadın, 'oğlum' diye kaydettiği sözde polise önce altınlarını teslim etti, ardından banka hesapları boşaltıldı. Son olarak yıllardır yaşadığı evi satmak zorunda kaldı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Banka Çalışanları Şüphelendi Ama Kadın İkna Olmadı

Banka çalışanları, yüksek miktardaki para transferlerinden şüphelenerek 'Kendisini hakim, savcı olarak tanıtan kişilere mi para gönderiyorsunuz?' diye sordu. Ancak Törgay, dolandırıcılar tarafından ezberletilen cümlelerle banka çalışanlarını reddetti. Çünkü kendisinin bir operasyonun parçası olduğuna inanıyordu.

Almanya'ya Gönderildi

Son perdede dolandırıcılar, sözde savcı ile konuşup operasyonu yurt dışına taşıdıklarını söyleyerek kadının Almanya'ya gitmesini istedi. Törgay bilet alıp kızının yanına gitti. İndiğinde telefonundaki tüm yazışmalar silinmişti ama yine de şüphelenmedi. Kızının 'Anne sen dolandırılmışsın' sözlerine 'Hayır, gizlilik sözleşmesi var' diyerek karşılık verdi. Oysa ortada ne polis ne de gizli bir operasyon vardı.

Mağdurun İfadeleri

Habertürk'e konuşan Müge Törgay, 'Çarpıntı başladı. Çok ürküttü. Üç haftalık bir operasyon dediler, gizlilik kararı vardı ve beni o korkuttu. O yüzden söylenen her şeye uymam gerektiğini düşündüm' dedi. Ayrıca dolandırıcıların parola belirlediğini, kendisine 'Müge' diye hitap edeceklerini, kendisinin de onlara 'Perihan' diyeceğini söyledi. Eski telefonlarını suya koydurduklarını, kasadan altınlarını alıp sözde MİT görevlisine teslim ettiğini anlattı. Almanya'da kızının uyarılarına rağmen ikna olmadığını, gerçek ortaya çıkınca büyük utanç duyduğunu ifade etti.

Hukukçulardan Uyarı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatırken, hukukçular kritik noktalara dikkat çekiyor. Mağdurun avukatı Mahcemal Seyhan, 'Hiçbir kamu görevlisi, hiçbir polis, hiçbir hakim-savcı sizleri arayarak kasadaki paranızı veya evinizdeki altını istemez. Herhangi bir soruşturma için sizleri aramazlar' uyarısında bulundu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması