Konya'da böcek ilacıyla ölen Berke için istenen cezaya aileden tepki
Konya'da böcek ilacıyla ölen Berke'ye istenen cezaya tepki

Konya'nın Selçuklu ilçesinde bir evde tahtakurusuna karşı yapılan ilaçlama, komşu dairede yaşayan 7 yaşındaki Berke Can Akca'nın hayatını kaybetmesine neden oldu. Olayla ilgili soruşturma tamamlanırken, 4 şüpheli hakkında 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Acılı aile, istenen cezanın yetersiz olduğunu belirterek şüphelilerin 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme' suçundan yargılanmasını talep ediyor.

Olayın Geçmişi

Olay, Konya'nın Selçuklu ilçesi Bedir Mahallesi'nde meydana geldi. Mustafa B.'ye ait alt kattaki dairede tahtakurusu sorunu nedeniyle önce ev sakinleri tarafından çeşitli ilaçlar kullanıldı, ardından ilaçlama firması çalışanı Yasin A. tarafından yeniden ilaçlama yapıldı. İlaçlama sonrası üst katta yaşayan Aycan Akca ve oğlu Berke Can Akca, mide bulantısı, kusma ve nefes darlığı şikayetleriyle üç kez hastaneye başvurdu. Küçük Berke, günlerce süren rahatsızlığın ardından hayatını kaybederken, anne Aycan Akca dokuz gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra hayati tehlikeyi atlattı.

İddianamede Çarpıcı Detaylar

Hazırlanan iddianameye göre, Mustafa B. evdeki böcek sorunu nedeniyle torunu Ramazan B.'den yardım istedi. Ramazan B., ilaçlama firmasında tanıdığı olan Yasin A. ile iletişime geçti. Mustafa B.'nin oğlu Seyit Ali B. ve Ramazan B.'nin anlaşması üzerine Yasin A. eve gelerek inceleme yaptı ve ertesi gün ilaçlama işlemini gerçekleştirdi. Ancak iddianameye göre, ilaçlama sonrası bina sakinlerine gerekli uyarılar yapılmadı ve herhangi bir bilgilendirme formu imzalatılmadı. Kullanılan ilaç ise insan sağlığı açısından tehlikeli olan alüminyum ve çinko içerikli bir tarım ilacıydı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İstenen Ceza ve Ailenin Tepkisi

Yasin A., Mustafa B., Seyit Ali B. ve ilaçlama firması yetkilisi Mustafa B. hakkında 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Acılı anne Aycan Akca ve baba Cemal Akca, olayın ihmal değil bilinçli bir hata olduğunu savundu. Cemal Akca, yaşanan süreci şöyle anlattı: 'İlk etapta ev sakinleri sorunu kendi imkanlarıyla çözmeye çalışmış, dışarıdan temin ettikleri ilaçları kullanmışlar. Evdeki halıları eşyaları çıkarınca eşim ne oldu diye sormuş. Havalandırmak için çıkardık demişler. Yasin A. gelince tekrardan ilaçlama yapılmış. Normalde çok düşük miktarda kullanılması gereken ilaçtan 5 litrelik suya 55 miligram koyulmuş.'

Eşinin sağ gözünde görme kaybı oluştuğunu ve kalbiyle ilgili sorunların sürdüğünü belirten Akca, 'Psikolojimiz çok kötü durumda. Biz bunu taksirli ölüm olarak kabul etmiyoruz, kasıtlı ölüm olarak değerlendirilmesini istiyoruz. 7 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Bu ceza asla içimizi soğutmaz. Gerekirse adliyenin kapısında yatarım, mücadelemden vazgeçmem. O 7 yılı verirlerse bizi ikinci kez öldürmüş olurlar' dedi.

Hastane Müdahalesi ve Bilirkişi Raporu

Anne Aycan Akca, ilk başta kendilerine gıda zehirlenmesi teşhisi konulduğunu belirterek, hastanede yeterli müdahale yapılmadığını iddia etti. Aycan Akca, 'Bize farklı bir şey yediniz mi diye sordular. Ben de gıda tükettiğimizi söyledim. Bunun üzerine hemen gıda zehirlenmesi diye kayıt açıldı. Beni tekerlekli sandalyeye alıp kısa bir mesafede götürdüler, ancak daha sonra çalışan mesaisinin bittiğini söyleyip hastaneden ayrıldı ve biz ortada kaldık. Çocuğum beni sandalyeyle doktora götürdü. Bu süreçte bize yeterli müdahale yapılmadı' şeklinde konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ailenin avukatı Kerem Çoban ise, ilaçlama sonrası aileye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığına dikkat çekerek, 'Bilirkişi raporunda, kullanılan ilacın belirtilen dozunun yaklaşık 10 katı oranında uygulandığı tespit edilmiştir. AFAD ekiplerinin yaptığı ölçümlerde ise olayın yaşandığı dairede hidrojen siyanür değerinin 49.9 ppm olduğu belirlenmiştir. Bu değer, cihazın ölçebildiği en yüksek seviyedir. Bu da olayın sıradan bir ihmal olmadığını, son derece ağır kimyasal bir risk içerdiğini göstermektedir. İlaçlamadan sonra evin kapı ve pencereleri kapatılmış, binada yaşayan kişilere yeterli ve açık bir bilgilendirme yapılmamış, yazılı bir uyarı formu imzalatılmamış ve çevre sakinlerinin kimyasal riske maruz kalmasını önleyecek koruyucu tedbirler alınmamıştır. Dosyadaki tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, burada basit bir dikkat eksikliğinden söz edilemeyeceği, olayın bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır' ifadelerini kullandı.